"Siz Hangi Ağızla Dua Ettiniz?"

Ahmet Demirbaş

Tarih:2013-10-13 / Hit:6887

Ebül-Hasan Harkânî hazretleri, insanları Hak yoluna dâvet eden, onlara doğru yolu gösterip, hakîkî saâdete kavuşturan ve kendilerine “Silsile-i aliyye” denilen büyük âlim ve velîlerdendir. Kendisinden ilim öğrenmek için, dünyanın her yerinden gençler geliyordu. Altı aylık yoldan gelen talebeleri bile vardı. Onlara senede bir kere izin veriyordu mübarek. Memleketlerine gitsin, anasını babasını ziyâret etsinler, diye...

İşte yine böyle bir izin zamânı gelmiş, kâfile hâlinde 20-30 talebesini yolcu ediyordu. Onlara buyurdu ki:

-Dağlardan ormanlardan geçerken eşkıyâlar size baskın yaparsa, “Yâ Ebel-Hasen” diyerek beni hatırlayın!

 

Kafile yola çıkıyor. Hakîkaten giderken gece eşkıyâlar bunlara hücum ediyor. Her şeylerini alıyorlar ellerinden... Sabahleyin bakıyorlar ki, hiçbirinde ne hayvan kalmış, ne eşya!..

 

Fakat o da ne! İçlerinden birisine hiçbir şey olmamış! Hayvanı da duruyor, eşyaları da! Demişler ki:

-Yâhu arkadaş, gece olanlardan haberin yok mu senin?

 

-Vallâ, bir çığlık duydum, baskına uğradığımızı anladım. Hocamız bize “Eşkıyâlar gelince ‘Yâ Ebel-Hasen!’ deyin” demişti. Ben de “Yetiş yâ Ebel-Hasen!” dedim, onlar beni hiç görmedi bile!..

 

Evet, arkadaşları haydutları görünce, hocalarının dediğini unutmuşlardı. “Allah’ım! Bizi kurtar, yâ Rabbî! bizi kurtar” demişler, Allahü teâlâya yalvarmışlardı. Ancak “Yâ Ebel-Hasen” diyen kurtulmuştu. Yâ Allah, Yâ Rabbî diyen soyulmuştu...

Bu hâlde tabii ki memlekete gidilmezdi. Hemen dergâha dönmüşlerdi... Hocaları Ebel-Hasen’e hadiseyi anlatmışlar ve;

-Efendim, biz “Yâ Allah!” dedik, “Yâ Rabbî!” dedik, soyulduk. Bu arkadaşımız, “Yâ Ebel-Hasen!” dedi kurtuldu. Bunun sebebi nedir? diye sordular. Hocaları da bu durumu şöyle izah etti onlara:

-Ey talebelerim! Siz, “yâ Allah!” diyerek, hangi ağızla yalvardınız? Yalan söyleyen ağızla! Dedikodu yapan, gıybet yapan ağızla! Haram yiyen ağızla!.. Haram yiyen ağızla, haram çıkan ağızla yapılan duâ kabul olur mu hiç!.. Ebel-Hasen haram yemez, haram söylemez, gıybet etmez, dedikodu yapmaz, haram çıkmaz ağzından. Arkadaşınız için yaptığım duayı Allahü teala kabul etti ve onu eşkıyadan korudu. İşte bu işin sebeb-i hikmeti budur!..

 

 

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

Cihan Padişahını Titreten Mektup

Devlet adamlarının istişare edebilecekleri âlimlerin olması ve onların da hiç çekinmeden doğruları söylemeleri ne büyük bir nimettir... İmam-ı Rabbani hazretleri bu...

Vermeyince Mabud Neylesin Sultan Mahmut

Osmanlı padişahları bazen tebdil-i kıyafetle yani kılık değiştirerek halkın arasında dolaşırlardı. İkinci Mahmud Han da bir gün böyle tebdil-i kıyafetle Saray'dan a...

Fatih Sultan Mehmet'i Talebeliğe Kabul Etmeyen Hocası

İstanbul’un manevî fatihi kabul edilen Akşemseddîn hazretleri, büyük âlim, üstâd, hekim ve velî bir zattır. Evliyânın büyüklerinden Şihâbüddîn-i Sühreverdî hazretle...
Tüm Yazıları