Osmanlılarda İlk Feminist Kadın

Osmanlılarda İlk Feminist Kadın

Tarih:2017-10-22 / Hit:565

Mary Mills Pat­rick, fe­mi­nizm ha­re­ke­ti­ni Ame­ri­ka’dan Os­man­lı’ya ta­şı­yan ilk ka­dın... İs­tan­bul’da bi­sik­let­le ve pe­çe­siz ola­rak so­ka­ğa çı­kan ilk ka­dın­ da bu­dur. Onun bu dav­ra­nı­şı, Hı­ris­ti­yan azın­lık­la­ra men­sup kız öğ­ren­ci­ler ta­ra­fın­dan bi­le bü­yük tep­kiy­le kar­şı­lan­mış­tır.

Pat­rick, İr­lan­da’dan Ame­ri­ka’ya göç et­miş bir ai­le­nin kı­zıy­dı. Üni­ver­si­te eği­ti­mi­ni Ame­ri­ka’da yap­tı. İs­viç­re’nin Bern Üni­ver­si­te­sin­de es­ki Yu­nan fel­se­fe­si üze­ri­ne dok­to­ra eği­ti­mi al­dı. Fran­sız­ca, Al­man­ca, Er­me­ni­ce, Yu­nan­ca ve Türk­çe bi­li­yor­du. O, iyi ye­tiş­ti­ril­miş bir mis­yo­ner­di. Tür­ki­ye’ye gel­di. Er­zu­rum’da gö­rev yap­tı.

Pat­rick, 1876’­da he­nüz 26 yaşında Üs­kü­dar’da fa­ali­yet gös­te­ren İs­tan­bul Kız Ko­le­ji’nde fel­se­fe ho­ca­lı­ğı­na, 1890’da mü­di­re­li­ğe baş­la­yan Pat­rick, 1924 yı­lı­nda gö­re­vi­ni Kathryn Ne­vell Adams’a dev­re­de­rek Ame­ri­ka’ya git­ti. Bu ko­le­jin ilk me­zun­la­rı ara­sın­da şu isim­ler var­dı: Ha­li­de Edip Adı­var, Zey­nep Ne­cef Uğur­lu (Ak­ra), Nil­gün Cer­ra­hoğ­lu, Ley­la Umar, Prof. Dr. Nur Ay­te­kin Ser­ter (İs­tan­bul Üni­ver­si­te­si Rek­tör Yar­dım­cı­sı), Dr. Nev­ma Atay Ma­danoğ­lu. Pat­rick, “Vu­run Kah­pe­ye” ro­ma­nı­nın ya­za­rı Ha­li­de Edip Adı­var’ı çok et­ki­le­di. On­dan “Seç­kin me­zu­nu­muz gel­di, pe­çe­si­ni kal­dır­dı ve biz­den gör­dü­ğü eği­tim­le il­gi­li ko­nuş­tu.” di­ye söz edi­yor.

Bu ko­lej 7.3.1922’de, mer­ke­zi New York’ta bu­lu­nan Ya­kın Do­ğu Kol­eji Birl­iği­ne ka­tıl­dı. Bir­lik ilk ön­ce İs­tan­bul Ro­bert Ko­le­ji ve Bey­rut Üni­ver­si­te­sin­den mey­da­na ge­li­yor­du. Da­ha son­ra İz­mir Ulus­la­ra­ra­sı Ko­le­ji, Ati­na Ko­le­ji ve Sof­ya’da­ki Ame­ri­kan Ko­le­ji de bir­li­ğe da­hil ol­du. Mary Mills Pat­rick anı­la­rın­da di­yor ki: “Ka­dın­la­rın pe­çe­si üze­ri­ne mü­ca­de­le­ler özel­lik­le sa­va­şın ilk yı­lın­da dik­kat çe­ki­ciy­di. Es­ki gün­ler­de hiç­bir Türk ka­dı­nı­ so­kak­ta pe­çe­siz gö­rül­mez­di. Sa­va­şın ilk yılla­rın­da pe­çe­ler kay­bol­du, etek­ler kı­sal­dı ve ar­tık ka­dın­lar her tür­lü iler­le­me ve eği­ti­me ha­zır­dı...”

Pat­rick, 1890’lı yıl­la­rda ko­le­jin; Türk­ler, Bul­gar­lar, Rum­lar, Er­me­ni­ler, Ar­na­vut­lar, Fran­sız­lar, İn­gi­liz­ler ve Ame­ri­ka­lı­lar­dan olu­şan öğ­ren­ci sa­yı­sı­nın önem­li bir ar­tış gös­ter­di­ği­ni söy­le­mek­te­dir.

Ta­rih ve Dü­şün­ce Sa­yı: 2001/4

YORUM YAZ




Son Eklenen Yazılar

Kıbrıs'ın Manevi Sultanı Hala Sultan

Kıbrıs’ın Müslümanlar için maddi olduğu kadar manevi yönden de büyük bir önemi vardır. Peygamber Efendimiz’in Hala Sultan denilen Ümmü Hiram ile bir konuşması ve de...

Mütevazi Kahraman Yörük Ali Efe

Yörük Ali, 1896 yılında, Aydın ili Sultanhisar ilçesi Kavaklı köyünde doğar. Babası (Sarıtekeli aşiretinden İbrahim oğlu Abdi) arkadaşını korumak için katıldığı bir...

Asrımızın Yesevîsi Seyyid Ahmet Arvasi

Yirmi dokuz yıl evvel, yine bu gece... "Noel"cilerin sokağa döküldüğü demler... Dışarıdan sarhoş naraları ve oynak müzik sesleri gelmektedir. Hoca acı acı...