İmamı Azam Hazretlerinin Huzurundaki Menderes'den Gelecek Nesillere Müjde

İmamı Azam Hazretlerinin Huzurundaki Menderes'den Gelecek Nesillere Müjde

Tarih:2019-02-10 / Hit:1302

1950-1960 yılları arasında Menderes Hükümetinde Sanayi Bakanı olan Sebati Ataman anlatıyor:
Bir Irak ziyaretinde Bağdat’ta İmâm-ı Âzam hazretlerinin türbesini ziyaret eden merhum Adnan Menderes, türbenin yanında bir süre mürakebeye dalar. Menderes, kendisini derin düşünceye daldıran şeyi şöyle açıklar:
Duâlarımızı okuduk, ayrılacağız. Adnan Bey kımıldamıyor. Öylece kaldı, âdeta murakabeye daldı. Nihayet silkinip kendine geldi. Dışarı çıkarken yanına yaklaştım ve sordum:
"Beyefendi, bir murakabeye daldınız, merak ettim, o esnada ne düşündünüz?”
Kolumdan tutup bir kenara çekti ve şu cevabı verdi:
“Sebati! Bu mezarını ziyaret ettiğimiz şahsiyet, burada ve yakın şarkta, bizim memleketimiz de dâhil bütün İslâm ülkelerinde ebedî olabilecek bir nizam kurmuştur. Osmanlı İmparatorluğu yıkıldıktan sonra bu nizam da yıkılmış, darmadağın olmuştur. Şimdiki İslâm ülkelerinin vaziyetini görüyorsun. Bu nizamın başka esaslar dâhilinde yeniden kurulması, sulh ve sükûnun avdet etmesi lâzımdır. Biz de buraya bunun için geldik.”
Menderes’in sözlerini dinlerken, gözüm yaşlar içinde kalmıştı. Bana “Ağlıyor musun?” diye sordu ve sözlerini sürdürdü: “Ağlama, bu olacak, muhakkak olacak. Biz görmeyeceğiz ama torunlarımız muhakkak görecek.”
Sebati Ataman ekliyor: “Menderes çok büyük adamdı.”

Libya'daTurgut Reis'in türbesinde Fatiha okurken çekilmiş bir fotoğraf (15 Şubat 1957)

YORUM YAZ




Son Eklenen Yazılar

Bu Müzede Osmanlı'nın İlk Akçesi Basılıyor

Osmangazi Belediyesi’nin yaptırdığı Panorama 1326 Fetih Müzesi’ne yeni bölüm eklendi. Alışveriş standından 5 TL’ye bakır para alan ziyaretçiler, çekiçle Osmanlı’nın...

Kudüs'teki son Osmanlı askeri Onbaşı Hasan

Osmanlı Devleti'nin yıkılmasına rağmen Kudüs'ü terk etmeyerek 1982 yılındaki vefatına kadar Mescid-i Aksa'daki nöbetini sürdüren Osmanlı askeri Iğdırlı Onbaşı Hasan...

YOLDA KİTAP YAZAN ALİM

Hazreti Fatih’in ilgisine ve iltifatına mazhar olan sadece İstanbul alimleri değildi. Taşralı bilginlerden bazıları da bu büyük hükümdarın cazibe alanına girmişlerd...