Şefaat Ya Resullulah

Şefaat Ya Resullulah

Tarih:2017-11-02 / Hit:1016

Ev­li­yâ Çe­le­bi’nin ai­le­si Kü­tah­ya’dan ge­lip İs­tan­bul’da Un­ka­pa­nı’na yer­leş­ti ve Ev­li­yâ Çe­le­bi bu­ra­da 1611 yı­lın­da doğ­du. 1682’de Mı­sır’dan dö­ner­ken yol­da ya­hut İs­tan­bul’da öl­dü­ğü sa­nı­lı­yor. Ba­ba­sı sa­ray­da ku­yum­cu­ba­şıy­dı. Bir sü­re med­re­se­de oku­du. Kur’ân-ı kerîmi ez­ber­le­ye­rek ha­fız ol­du. En­de­run’a alın­dı. Da­yı­sı Me­lek Ah­med Pa­şa­nın ara­cı­lı­ğıyle Sul­tan IV. Mu­rad Hâ­nın hiz­me­ti­ne gir­di.

Ev­li­yâ Çe­le­bi’nin ge­zi­ye kar­şı duy­du­ğu il­gi, ço­cuk­ken ba­ba­sın­dan, ya­kın­la­rın­dan din­le­di­ği hi­kâ­ye ve ma­sal­lar­dan kay­nak­la­nır. Bir ge­ce rü­yâ­sın­da Pey­gam­ber efen­di­mi­zi gö­rüp, “Şe­fa­at Yâ Re­sû­lal­lah” di­ye­cek yer­de şa­şı­rıp “Se­ya­hat Yâ Re­sû­lal­lah” de­di­ği­ni, bu­nun üze­ri­ne Pey­gam­be­ri­mi­zin ona gez­me, uzak ül­ke­le­ri gör­me im­kâ­nı ver­di­ği­ni ya­zar. Bu rü­yâ üze­ri­ne 1635’te, ön­ce İs­tan­bul’u do­laş­ma­ya, gör­dük­le­ri­ni, duy­duk­la­rı­nı yaz­ma­ya baş­la­dı.

1640’da Bur­sa, İz­mit ve Trab­zon’a, 1645’te Kı­rım’a Ba­ha­dır Gi­ray’ın ya­nı­na git­ti. Dev­let bü­yük­le­riy­le yol­cu­luk­la­ra çık­tı, bâzı sa­vaş­la­ra ka­tıl­dı. 1645’te Yan­ya’nın alı­nı­şın­da gö­rev­li idi. 1646’da Er­zu­rum Bey­ler­be­yi’nin mu­ha­si­bi ol­du. 1648’de Mus­ta­fa Pa­şa ile Şam’a git­ti. 1651’den son­ra Ru­me­li, 1667-1670 ara­sın­da Avus­tur­ya, Ar­na­vut­luk, Te­sel­ya, Kan­di­ye, Gü­mül­ci­ne ve Se­la­nik’i gez­di. Top­lam ge­zi sü­re­si 50 yı­l ka­dar­dır.

Se­ya­hat­na­me­si 6 000 say­fa olup 10 cilt hâ­lin­de yaz­ıl­mış­tır. 1. cilt­te İs­tan­bul, di­ğer­le­rin­de de Ana­do­lu, Trak­ya, Yu­na­nis­tan, Ar­na­vut­luk, Bul­ga­ris­tan, Ro­man­ya, Yu­gos­lav­ya, Ege ve Ak­de­niz ada­la­rı, Kı­rım, Bağ­dat, Mu­sul, Su­ri­ye, Fi­lis­tin, Mı­sır, Mek­ke, Me­di­ne, Kaf­kas­ya, Ma­ca­ris­tan, İran, Azer­bay­can, Su­dan, Ha­be­şis­tan, Rus­ya, Le­his­tan, Avus­tur­ya, Al­man­ya, Hol­lan­da, Da­ni­mar­ka, İs­veç ül­ke­le­ri yer al­dı.

Gez­di­ği yer­ler­de gör­dük­le­ri­ni, duy­duk­la­rın­dan baş­ka, on­la­ra ken­di yo­rum­la­rı­nı ve dü­şün­ce­le­ri­ni de kat­mış­tır. Dil ola­rak gün­lük ko­nuş­ma di­li­ne ya­kın, ko­lay söy­le­nip ya­zı­lan bir dil be­nim­se­di. Bu dil akı­cı, sü­rük­le­yi­ci, yer yer de eğ­len­ce­li ve alay­cı­dır. Se­ya­hat­na­me’de; hi­kâ­ye, tür­kü, halk şi­iri, de­yim, ma­sal, mâni, halk oyun­la­rı, gi­yim-ku­şam, dü­ğün, der­nek, eğ­len­ce, inanç, in­san iliş­ki­le­ri, kom­şu­luk, top­lum ha­ya­tı, sa­nat... ko­nu­la­rı önem­li bir yer tutar. Ay­rıca, o çev­renin ev­lerin­den, câmi, mes­cit, çeş­me, han, saray, konak, hamam, kilise, manas­tır, kule, kale, sur, yol, hav­ra gibi değişik yapıların­dan ve buraların çev­resi, havası ve suyun­dan söz eder. İn­san­ların yaşayış­ları, dav­ranış­ları, çalış­maları, süs­leri, takıları ve çal­gılarına kadar ay­rın­tıya da geniş yer verir...


Son Eklenen Yazılar

Mısır'daki Türk Mirası 1140 Yıldır Ayakta

Türklerin Mısır’a bıraktığı en önemli kültürel miraslardan biri olan cami, Abbasi ve özellikle Samarra geleneğinin izlerini taşıyor. Rivayete göre hikâyesi ...

14. Asırdan Kalma Filiboz Mescidi Gün Yüzüne Çıkıyor

Osmangazi Belediyesi, Bursa kuşatması sırasında Türklere yardım eden ve daha sonra Müslüman olup, Osmanlı’da yöneticilik yapan Bizanslı Philippos’un (Filiboz) oğlu ...

Ona "Kurtboğan Veli" derler!..

Şeyh Hamza, Fatih Sultan Mehmed Han'ın hocası Akşemseddin hazretlerinin babasıdır. Vefatından sonra yaşanan bir hadise sebebiyle "Kurtboğan Velî" olar...