Şefaat Ya Resullulah

Şefaat Ya Resullulah

Tarih:2017-11-02 / Hit:788

Ev­li­yâ Çe­le­bi’nin ai­le­si Kü­tah­ya’dan ge­lip İs­tan­bul’da Un­ka­pa­nı’na yer­leş­ti ve Ev­li­yâ Çe­le­bi bu­ra­da 1611 yı­lın­da doğ­du. 1682’de Mı­sır’dan dö­ner­ken yol­da ya­hut İs­tan­bul’da öl­dü­ğü sa­nı­lı­yor. Ba­ba­sı sa­ray­da ku­yum­cu­ba­şıy­dı. Bir sü­re med­re­se­de oku­du. Kur’ân-ı kerîmi ez­ber­le­ye­rek ha­fız ol­du. En­de­run’a alın­dı. Da­yı­sı Me­lek Ah­med Pa­şa­nın ara­cı­lı­ğıyle Sul­tan IV. Mu­rad Hâ­nın hiz­me­ti­ne gir­di.

Ev­li­yâ Çe­le­bi’nin ge­zi­ye kar­şı duy­du­ğu il­gi, ço­cuk­ken ba­ba­sın­dan, ya­kın­la­rın­dan din­le­di­ği hi­kâ­ye ve ma­sal­lar­dan kay­nak­la­nır. Bir ge­ce rü­yâ­sın­da Pey­gam­ber efen­di­mi­zi gö­rüp, “Şe­fa­at Yâ Re­sû­lal­lah” di­ye­cek yer­de şa­şı­rıp “Se­ya­hat Yâ Re­sû­lal­lah” de­di­ği­ni, bu­nun üze­ri­ne Pey­gam­be­ri­mi­zin ona gez­me, uzak ül­ke­le­ri gör­me im­kâ­nı ver­di­ği­ni ya­zar. Bu rü­yâ üze­ri­ne 1635’te, ön­ce İs­tan­bul’u do­laş­ma­ya, gör­dük­le­ri­ni, duy­duk­la­rı­nı yaz­ma­ya baş­la­dı.

1640’da Bur­sa, İz­mit ve Trab­zon’a, 1645’te Kı­rım’a Ba­ha­dır Gi­ray’ın ya­nı­na git­ti. Dev­let bü­yük­le­riy­le yol­cu­luk­la­ra çık­tı, bâzı sa­vaş­la­ra ka­tıl­dı. 1645’te Yan­ya’nın alı­nı­şın­da gö­rev­li idi. 1646’da Er­zu­rum Bey­ler­be­yi’nin mu­ha­si­bi ol­du. 1648’de Mus­ta­fa Pa­şa ile Şam’a git­ti. 1651’den son­ra Ru­me­li, 1667-1670 ara­sın­da Avus­tur­ya, Ar­na­vut­luk, Te­sel­ya, Kan­di­ye, Gü­mül­ci­ne ve Se­la­nik’i gez­di. Top­lam ge­zi sü­re­si 50 yı­l ka­dar­dır.

Se­ya­hat­na­me­si 6 000 say­fa olup 10 cilt hâ­lin­de yaz­ıl­mış­tır. 1. cilt­te İs­tan­bul, di­ğer­le­rin­de de Ana­do­lu, Trak­ya, Yu­na­nis­tan, Ar­na­vut­luk, Bul­ga­ris­tan, Ro­man­ya, Yu­gos­lav­ya, Ege ve Ak­de­niz ada­la­rı, Kı­rım, Bağ­dat, Mu­sul, Su­ri­ye, Fi­lis­tin, Mı­sır, Mek­ke, Me­di­ne, Kaf­kas­ya, Ma­ca­ris­tan, İran, Azer­bay­can, Su­dan, Ha­be­şis­tan, Rus­ya, Le­his­tan, Avus­tur­ya, Al­man­ya, Hol­lan­da, Da­ni­mar­ka, İs­veç ül­ke­le­ri yer al­dı.

Gez­di­ği yer­ler­de gör­dük­le­ri­ni, duy­duk­la­rın­dan baş­ka, on­la­ra ken­di yo­rum­la­rı­nı ve dü­şün­ce­le­ri­ni de kat­mış­tır. Dil ola­rak gün­lük ko­nuş­ma di­li­ne ya­kın, ko­lay söy­le­nip ya­zı­lan bir dil be­nim­se­di. Bu dil akı­cı, sü­rük­le­yi­ci, yer yer de eğ­len­ce­li ve alay­cı­dır. Se­ya­hat­na­me’de; hi­kâ­ye, tür­kü, halk şi­iri, de­yim, ma­sal, mâni, halk oyun­la­rı, gi­yim-ku­şam, dü­ğün, der­nek, eğ­len­ce, inanç, in­san iliş­ki­le­ri, kom­şu­luk, top­lum ha­ya­tı, sa­nat... ko­nu­la­rı önem­li bir yer tutar. Ay­rıca, o çev­renin ev­lerin­den, câmi, mes­cit, çeş­me, han, saray, konak, hamam, kilise, manas­tır, kule, kale, sur, yol, hav­ra gibi değişik yapıların­dan ve buraların çev­resi, havası ve suyun­dan söz eder. İn­san­ların yaşayış­ları, dav­ranış­ları, çalış­maları, süs­leri, takıları ve çal­gılarına kadar ay­rın­tıya da geniş yer verir...


Son Eklenen Yazılar

Kıbrıs'ın Manevi Sultanı Hala Sultan

Kıbrıs’ın Müslümanlar için maddi olduğu kadar manevi yönden de büyük bir önemi vardır. Peygamber Efendimiz’in Hala Sultan denilen Ümmü Hiram ile bir konuşması ve de...

Mütevazi Kahraman Yörük Ali Efe

Yörük Ali, 1896 yılında, Aydın ili Sultanhisar ilçesi Kavaklı köyünde doğar. Babası (Sarıtekeli aşiretinden İbrahim oğlu Abdi) arkadaşını korumak için katıldığı bir...

Asrımızın Yesevîsi Seyyid Ahmet Arvasi

Yirmi dokuz yıl evvel, yine bu gece... "Noel"cilerin sokağa döküldüğü demler... Dışarıdan sarhoş naraları ve oynak müzik sesleri gelmektedir. Hoca acı acı...