Nedenler ve Nasıllarla Son Savaş

Nedenler ve Nasıllarla Son Savaş

Tarih:2020-12-27 / Hit:445

Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılış süreci ile ilgili olarak kabul edilen görüş İmparatorluğun II. Viyana Kuşatması’nda aldığı ezici bir yenilgi ile başlayan ve bir süreç halinde “Ezeli Düşman” ya da “Türk Tehlikesi” olarak algılanan Osmanlı imajının zamanla “Hasta Adam” olarak adlandırılması ve imparatorluklar çağı son bulurken başladığı coğrafyaya hapsolmasıyla sonlandığı şeklindedir. Tam bu noktada Osmanlıların 1914-1918 arasında gerçekleşen I. Dünya Savaşı’na girmelerinin altında yatan psikolojik etken Anadolu coğrafyasında kapalı kalmak mı yoksa bu coğrafya da bile tutunamayacağı bir duruma düşme ikilemi arasında kalmalarıdır.

Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasındaki en temel etkenler içerisinde yaşamış olduğu ekonomik, siyasi, askeri ve iktisadi sonuçlardır. Ancak Batılı Güçler olarak anılan emperyalist devletler karşısında girdiği mücadeleler de bir o kadar devletin ömrünü belirleyen etkenlerden birisi olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşı’nda savaştığı cepheler, içerisinde bulunduğu ittifak bloğu ve savaş sonrasındaki işgaller ile tarih sahnesinden silinişi herkesçe bilinen süreçlerdir. Bu ay Timaş yayınlarının katkılarıyla okuyucularıyla buluşan ve tarihçi Necmettin Alkan’ın yoğun çalışmaları ve analizlerine dayanan “İmparatorluğun Son Savaşı” isimli eser Osmanlı İmparatorluğu’nun büyük savaş öncesi yaptığı ittifak görüşmeleri, izledikleri diplomatik süreçler ve savaşa neden girdiğimiz gibi bilinmesi gereken çok önemli noktalara temas etmektedir. Başta emperyal güçlerin Osmanlı coğrafyası üzerindeki stratejik planları ve bu stratejilerin arka planı daha sonra Osmanlıların yürüttükleri çok aktörlü ve çok yönlü diplomasi hareketi ve savaş sonrası yapılan karşılaştırılmalı analizler ile dönemi tüm yönleriyle değerlendirmek isteyenlere müthiş bir fırsat sunmaktadır.

Rusya’nın Genel Siyaseti:

Osmanlı Devleti’nin kuzey sınırdaşı olan Rusya siyasi ve emperyalist arzularını Osmanlı coğrafyası üzerinden kurgulamıştır. Herkesin de bildiği gibi yüzyıllardır değişmeyen “sıcak denizlere inme” fikrinin önünde bir bariyer gibi bulunan Osmanlı Devleti Rusya için her zaman bir sorun teşkil etmekteydi. Rusya öncelikle çok milletli bir yapıya sahip Osmanlı Devleti’ni her milletin kendine ait bir devleti olması gerektiği bilinciyle ve dünyada etkili olan milliyetçilik akımıyla Osmanlı tebaasında bulunan vatandaşlarının isyanlara teşvik etmiş ya da doğrudan siyasi ve askeri yardımlarda bulunmuştur.

1804 Sırp İsyanı, 1821-1830 Mora İsyanı, 1876 Bulgar İsyanı ve 1890’lı yıllardaki Makedonya olaylarında Rusya birincil aktör olarak masada ve bağımsızlık için isyan eden milletlere verilen desteklerde her seferinde ön sıralarda yer almıştır. Rusya artık bu siyasetini bir adım daha öteye götürerek boğazların kontrolünü ve Akdeniz’e açılan kapıyı da eline geçirmek istiyordu.

İngiltere- Fransa ve Almanya’nın Ortak Konusu:

“Osmanlı Toprakları”

İngiltere ve Fransa, Rusya gibi doğrudan toprak işgali ve askeri müdahaleler yerine ekonomik-sömürge ve jeostratejik menfaatler ile Osmanlı topraklarına bakıyorlardı. Rusya’nın doğrudan işgal girişimleri ve boğazları tehdit etmeleri üzerine İngiltere ve Fransa Osmanlı Devleti’ne siyasi ve askeri anlamda destek olmuşlardır. Ancak Osmanlıların yaşadıkları iç isyanlar sırasında veya stratejik noktaları ellerine geçirme imkânı bulduklarında Osmanlı topraklarına doğrudan müdahale etmişlerdir. Örneğin: Fransa 1881 yılında Tunus’u işgal ederken, İngiltere ise 1878 yılında Kıbrıs’ı 1882 yılında da Mısır’ı kontrolü altına almıştır.

Bu dönemde özellikle petrol gibi yeni bir enerji kaynağının bulunması ve devletler için oynayacağı rolün anlaşılması ile gözler bu yeni kaynağın olduğu coğrafyaya yani Osmanlı Devleti sınırlarına çevrildi. İngiltere için bu yeni enerji kaynağı olan petrolün önemini o dönem Donanma Bakanı olan Winston Churchill “20. Yüzyılın petrol yüzyılı olacağını ve petrole sahip olmanın İngiltere’ye rakipleri üzerinde stratejik ve ekonomik avantaj sağlayacağını” bu sözleri oldukça açık bir şekilde anlatıyordu.

İngiltere –Fransa ve Rusya’nın emperyalist eylemlerini biraz da olsa geriden takip eden ancak artık pastadan pay isteme zamanı gelen Almanya ise özellikle Anadolu ve Irak üzerinden Basra’ya inmeye çalışıyordu. Almanlar Osmanlı Devleti’ne karşı ne Rusya gibi askeri müdahalelerde ne de İngiltere ve Fransa gibi siyasi ve askeri müdahaleler ile Osmanlılara yaklaşmış Almanlar avantajlı işbirliği ve karşılıklı menfaati sağlayan projelerle yaklaşmış Osmanlı coğrafyası üzerinde yayılımlarını bu şekilde sağlamıştır. Özellikle II. Abdülhamid döneminde gelişen ilişkiler ile Osmanlı-Alman işbirliği sağlamlaşarak sürmüştür.

Yukarıda görüldüğü üzere Osmanlı Devleti’nin “Hasta Adam” olarak nitelendirilmesi, özellikle Balkan Savaşı’nda yaşadığı ciddi mağlubiyet ve coğrafyanın gerek konumu gerek yer altı ve yer üstü zenginlikleriyle birlikte emperyalistler için coğrafi ve iktisadi anlamda sömürgeleştirmeye elverişli bir konumda bulunmaktadır. Tüm bu kıskaç içinde hem eski günlerine özlem duyan hem de yeni toprak kayıpları yaşayarak imparatorluğun sonunun gelmesinden endişelen Osmanlılar devleti ayakta tutacak tüm ittifak ve fikirlere açık hale gelmiştir.

Osmanlı Devleti’nin son dönemiyle ilgili çeşitli konularda kitapları bulunan Necmettin Alkan’ın Osmanlıların Birinci Dünya Savaşı’na neden ve nasıl girdiklerini, emperyalist güçlerin hangi amaçlarla Osmanlı Devleti’ni parçalamak istediklerini ve Osmanlıların son ana kadar nasıl bir strateji yürüttükleri gibi birçok konuya çok yönlü cevaplar ile açıkladığı “İmparatorluğun Son Savaşı” isimli eseri Timaş Yayınlarının katkılarıyla okuyucuları ile buluştu. Bizlere bu eseri kazandıran başta Necmettin Alkan hocamıza ve Timaş ailesine teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Samet Şahin

YORUM YAZ




Son Eklenen Yazılar

Çıkar Ağzından Baklayı

Eskiden Derviş Mehmed adında çok küfürbaz bir zat varmış. Şeyhi kendine devamlı nasihat verdiği hatta azarladığı hålde bir türlü bu kötü huydan vaz geçiremiyormuş. ...

Bursa Mevlevihanesi’nin son yapısında kazı bitti, imalat başladı

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından rekonstrüksiyon çalışmaları devam eden 4 asırlık Bursa Mevlevihanesi’nin son yapısı olan Haremlik Selamlık binasının olduğu a...

Tarih - Mekan ve Zaman

Tarih kitapları ana malzeme olarak olayları, olayların geçtiği mekânı ve zamanı okuyucularına aktararak konunun okuyucuların zihninde tam olarak canlanmasını amaçla...