Trabzon’un Sürmene ilçesinde, zamanın ruhuna meydan okuyan bir el sanatı ustası yaşıyor. 81 yaşındaki Hasan Sancak, tam 65 yıldır ağaca fısıldıyor, ona ses veriyor. Hiç kimseden eğitim almadan, bir "usta" eli değmeden çıktığı bu yolculukta, bugün 400’den fazla kemençe üretmiş bir duayen.
![]()
"Benim Ustam Sabır, Yeteneğim İse Allah Vergisi"
Hasan Usta’nın hikayesi, ilkokul yıllarında eline aldığı bir parça ahşapla başladı. Ailesinde bu sanatı yapan kimse yoktu; o, kendi yolunu kendi çizdi. Asıl mesleği kunduracılık olsa da gönlündeki kemençe aşkı hiç sönmedi. Gündüzleri ayakkabı tamir etti, geceleri ise efsanevi kemençe üstadı Bahattin Çamurali’nin elindeki enstrümanları izleyerek kendi tasarımlarını geliştirdi.
"Bir ustam olmadı, bu yüzden yaptığım kemençeler kimseninkine benzemez. İyi mi, kötü mü? Ona ben değil, teline dokunan üstatlar karar verir."
![]()
Geleneksel İşçilikle Dünya Üçüncülüğüne
Hasan Sancak’ı farklı kılan, günümüzde çoğu kişinin makineleştiği bu sanatı hala tamamen el yordamıyla sürdürmesi. Elektriğin olmadığı günlerde, köy evinde başlattığı bu tutku, onu 2005 yılında Yunanistan’da düzenlenen uluslararası bir yarışmaya taşıdı. 55 Yunan usta arasında tek Türk olarak katıldığı yarışmada dünya üçüncülüğü elde ederek başarısını tescilledi.
![]()
Kalitenin Dört Sırrı
Hasan Usta’ya göre mükemmel bir kemençenin formülü dört temel unsurda saklı:
Ağacın Seçimi: Doğru gövde.
Kapak: Sesin kalbi.
İşçilik: Sabırla işlenen detaylar.
Teller: Doğru tınıyı vermek
400 Kemençe, Tek Bir Hatıra Defteri
2000’li yıllardan beri tuttuğu özel hatıra defteri, Hasan Usta’nın en büyük hazinesi. Yaptığı her kemençenin sahibini, fotoğraflarıyla birlikte bu defterde yaşatıyor. Tam 400 kişinin hikayesi, Sürmene’deki bu küçük dükkânda, talaş kokuları arasında saklı.
Hasan Sancak, bugün 81 yaşında olmasına rağmen hala ilk günkü heyecanla tezgâhının başında. Çalmayı bilmese de yaptığı her kemençenin sesinde kendi ruhunu duymaya devam ediyor.
Haberin Videosu
Yorumlar (0)