Yozgat’ın doğusunda, tarihi İpek Yolu’nun kalbinde yer alan Saraykent ilçesi, sadece bugünüyle değil, binlerce yıllık gizemli geçmişiyle de ziyaretçilerini büyülemeye devam ediyor. İlçenin en dikkat çekici noktalarından biri olan Yılan Boynu Tepesi, Tunç Çağı’ndan Roma’ya uzanan kültürel mirasıyla adeta bir açık hava müzesini andırıyor.
Medeniyetlerin Kesişme Noktası
Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırlarında, ilçe merkezinin hemen kuzeyinde yükselen bu devasa kaya kütlesi, yaklaşık 250 metrelik bir yerleşim alanına sahip. Yapılan yüzey araştırmaları, tepenin sadece bir manzara noktası olmadığını; Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma Dönemi boyunca stratejik bir yerleşim ve savunma merkezi olarak kullanıldığını kanıtlıyor. Toprak yüzeyinde bulunan seramik parçaları, binlerce yıl önce burada süregelen canlı yaşamın izlerini günümüze taşıyor.
![]()
"Eskiler Tepe Başlarında Yaşıyordu"
Bölgenin tarihine ışık tutan ilçe sakinlerinden yazar Tahsin Doğan, Yılan Boynu Tepesi’nin yerel halk için önemini şu sözlerle anlatıyor:
"Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar zamanla tepenin eteklerine inmiş. 1530’lu yılların kayıtlarında burası 'Yılanlı Hüyük' olarak geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası aileler buradaki verimli ekinlik arazilere yerleşerek bugünkü yerleşim düzenini oluşturmuş."
![]()
Doğa ve Tarih Bir Arada
Dik yamaçları sayesinde antik çağlarda aşılması zor bir kale görevi gören Yılan Boynu Tepesi, günümüzde ise doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için eşsiz bir durak noktası. Zirveye çıkanları karşılayan panoramik Saraykent manzarası, tarihin derinliklerinden gelen mistik atmosferle birleşerek unutulmaz bir deneyim sunuyor.
Siz de tarihin izini sürmek ve Anadolu’nun bu köklü mirasını yakından görmek isterseniz, Yozgat seyahatinize Yılan Boynu Tepesi’ni mutlaka eklemelisiniz.
Haberin Videosu
Yorumlar (2)
Saraykent de tarihi kaplıca var. Ama tanıtım yok. Ormanlık bir alanda çok güzel bir yerde.
Yeraltı şehri olduğu için yerleşim alanı olduğu için yılanların rahatlıkla girip çıktığı için
Yılanların da orada sık görüldüğü için adını yılanmış ete koymuşlar