Payitahtın üzerine gece karanlığı bir kâbus gibi çökmüş, İstanbul’un dar sokakları derin bir sükûta gömülmüştü. Ancak bu...
Beyazıt Kulesi: İstanbul’un Yangın Gözcüsü ve Zamanın Renkli Şahidi
Tarih: 2026-01-10 / Görüntülenme: 510
İstanbul’un yedi tepesinden birinde, Beyazıt Meydanı’nın vakur bekçisi olarak yükselen bu kule, asırlar boyu şehrin hem muhafızı hem de habercisi olmuştur. Osmanlı’nın "Tulumbacıları" ve Cumhuriyet’in itfaiyecileri için bir gözlem noktası olan bu abide, ateşle imtihan edilen İstanbul’un sessiz şahididir. "Ağa! Bir Çocuğun Oldu"
Eski İstanbul’da kule nöbetçilerinin (köşklülerin) dudaklarından dökülen bu nida, aslında bir felaketin zarifçe perdelenmiş haliydi. Yangın görüldüğünde kule amirine verilen bu müjde görünümlü haberin kendine has bir lügati vardı:
Oğlan Doğdu: Yangın İstanbul sur içindeyse bu isimle anılırdı.
Kız Doğdu: Yangın Anadolu Yakası, Beyoğlu veya Boğaz’ın Rumeli cihetindeyse "kız" haberi verilirdi.
Bu şifreli diyalogdan sonra İcadiye Kulesi’ne maytaplarla işaret çakılır, yedi pare top atışıyla koca şehir alevlerden haberdar edilirdi. Kuleye asılan sepetler ve fenerler, sönene dek o dehşet anının nişanesi olarak havada asılı kalırdı. 1962 yılında, Büyükada’daki bir yangını sokağına kadar teşhis eden o keskin gözler, teknolojinin henüz ulaşamadığı bir ferasetin son temsilcileriydi.
![]()
Gökyüzünün Rengini Yeryüzüne İndiren Işıklar
Zaman ilerleyip telsizler ve sirenler yangın sepetlerinin yerini alsa da kule küsmemiş, 1995 yılına kadar İstanbullulara gökyüzünün dilini öğretmeye devam etmiştir. Akşam olduğunda kule hangi renge bürünürse, ertesi günün hikâyesi o renkle yazılırdı:
Boğaz’ın ve Haliç’in Yol Göstericisi
Kule, sadece göğü değil, denizi de seyrederdi. Sabaha karşı saat 04.00 ile 06.00 arasında, Galata ve Unkapanı köprülerinin sessizliğini yine o bozardı. Yeşil ışık yandığında Haliç’in gemileri Marmara’ya süzülür; tek kırmızı yandığında ise Marmara’nın devleri Haliç’e yönelirdi. Eğer kulede çift kırmızı yanıyorsa, bu "köprüler kapalı, geçit yok" demekti.
Bugün Beyazıt Kulesi, geçmişin o zarif geleneklerini modern ışıklarıyla yaşatmaya devam ediyor. Meydandan geçerken başınızı yukarı kaldırın; zira kule size sadece havayı değil, koca bir tarihin hatırasını fısıldıyor olacaktır.
Özel olarak tasarlanan bir sistem ile İstanbul Üniversitesi, Beyazıt Yangın Kulesi ışıkları hava durumuna göre otomatik olarak yanıyor. MAVİ yandığı zaman, havanın ertesi gün açık
YEŞİL yandığı zaman, havanın ertesi gün yağmurlu
KIRMIZI yandığı zaman ise havanın ertesi gün karlı
İstanbul’un simgeleri arasında yer alan Beyazıt yangın kulesi yıllarca tulumbacılar ve itfaiyeciler tarafından gözlem yeri olarak kullanıldı. İstanbul’un büyümesi, teknolojinin gelişmesiyle birlikte kule, renkli lambalar takılarak hava durumunu bildirme amaçlı kullanılmaya başlandı.
YORUM YAZ
Son Eklenen Yazılar
Tarihin takvimi bugün hüzün ve haşmetin iç içe geçtiği bir yaprağı aralıyor: 16 Ocak 1595. Osmanlı mülkünün on ikinci su...
Osmanlı İmparatorluğu’nun yalnızca siyasi kudretinin değil, hayat standardının da zirveye ulaştığı Kanûnî Sultan Süleyma...
Annemiz tüm ekmek tayinini eşit olarak üçe böler ve biz onu günde iki kez yerdik. Yenilebilecek her şey yiyecek olarak k...
Mâlum Kıbrıs 1570 yılında feth olunur. Hani Sokullu: Siz donanmamızı yakmakla sakalımızı tıraş ettiniz ama biz Kıbrıs’ı...
Bir Şekerle Yirmi Bardak Çay: Anadolu’nun İktisat ve Kültür Mirası Kıtlama Kıtlama tekniğinin, şekerden tasarruf etmek...
