Payitahtın üzerine gece karanlığı bir kâbus gibi çökmüş, İstanbul’un dar sokakları derin bir sükûta gömülmüştü. Ancak bu...
8 Metrekarede Yarım Asırlık Direniş: Akreple Yelkovanın Son Ustalarından
Tarih: 2026-01-11 / Görüntülenme: 384
Gaziantep'in dar sokaklarından birinde, 8 metrekarelik devasa bir dünya gizli. Nurettin Büyükkörükçü, tam 50 yıldır akreple yelkovanın bitmek bilmeyen kovalamacasına, büyütecinin arkasından eşlik ediyor. İşte yarım asırlık bir emeğin, sabrın ve teknolojiye karşı direnen zanaatın hikayesi:
Zamana Ayar Veren Yarım Asır: Gaziantep’in Son Saat Ustalarından Nurettin Büyükkörükçü
Gaziantep’in Şahinbey ilçesinde, zamanın ruhunu küçük bir dükkana sığdıran bir usta yaşıyor. 1976 yılında dayısının yanında çırak olarak başladığı yolculuğuna, bugün 68 yaşında bir "Zaman Tamircisi" olarak devam eden Nurettin Büyükkörükçü, 8 metrekarelik atölyesinde tarihin nabzını tutuyor.
![]()
Çıraklıktan Ustalığa Bir Ömür
Henüz ilkokul sıralarındayken saatlerin karmaşık mekanizmasına merak salan Büyükkörükçü, 1985 yılında askerden döndükten sonra kendi dükkanını açtı. O günden bu yana, özellikle antika saatlerin tozlu çarklarını temizliyor, kırık yaylarını onarıyor ve durmuş olan zamanı yeniden canlandırıyor. Onun için saatçilik sadece bir iş değil; sabır, sevgi ve sükunet gerektiren bir yaşam biçimi.
![]()
"Tik Tak" Sesleri Arasında Kaybolan Bir Sanat
Nurettin Usta, mesleğinin altın çağlarını özlemle anıyor. "1990'lı yıllarda bu işin bir ağırlığı, bir cazibesi vardı," diyen usta, teknolojinin ve cep telefonlarının yaygınlaşmasıyla birlikte zanaatın geri planda kalmasından dertli. Eskiden her evin baş köşesinde duran duvar saatlerinin veya babadan oğula geçen köstekli saatlerin yerini bugün dijital ekranlar almış durumda.
![]()
Son demlerini Yaşayan Miras: "Gençler Sabredemiyor"
Büyükkörükçü’nün en büyük üzüntüsü ise bu ince sanatı devredecek bir çırak bulamamak. Saat tamirciliğinin "nazik ve tahammül isteyen" bir iş olduğunu vurgulayan usta, günümüz gençlerinin bu sabrı göstermediğini belirtiyor: "Bu meslek sayesinde evlendik, çocuklarımızı büyüttük. Ama şimdiki gençler bu işlere kafa yormuyor. Bizler bu mesleğin son temsilcileriyiz."
Gaziantep'in bu küçük dükkanında, Nurettin Usta’nın ellerinde hayat bulan her saat, aslında unutulmaya yüz tutmuş bir kültürün son çırpınışlarını temsil ediyor. O, her sabah dükkanının kepengini açtığında sadece bir iş yerini değil, koca bir tarihi yeniden kurmaya devam ediyor.
Haberin videosu
YORUM YAZ
Son Eklenen Yazılar
Tarihin takvimi bugün hüzün ve haşmetin iç içe geçtiği bir yaprağı aralıyor: 16 Ocak 1595. Osmanlı mülkünün on ikinci su...
Osmanlı İmparatorluğu’nun yalnızca siyasi kudretinin değil, hayat standardının da zirveye ulaştığı Kanûnî Sultan Süleyma...
Annemiz tüm ekmek tayinini eşit olarak üçe böler ve biz onu günde iki kez yerdik. Yenilebilecek her şey yiyecek olarak k...
Mâlum Kıbrıs 1570 yılında feth olunur. Hani Sokullu: Siz donanmamızı yakmakla sakalımızı tıraş ettiniz ama biz Kıbrıs’ı...
Bir Şekerle Yirmi Bardak Çay: Anadolu’nun İktisat ve Kültür Mirası Kıtlama Kıtlama tekniğinin, şekerden tasarruf etmek...
