Bozkırın Soğuğunda Bir Gönül Isıtıcısı: Ahi Helvası

13 Ocak 2026
2 dakika okuma
0 yorum
Bozkırın Soğuğunda Bir Gönül Isıtıcısı: Ahi Helvası

Kırşehir semalarını kaplayan kar bulutları dondurucu nefesini hissettirirken, şehrin mutfaklarından yükselen kavrulmuş un ve mis gibi tereyağı kokusu, Ahi Evran’ın bereket sofrasını müjdeler.

Şef Fatih Ok, bu geleneği yaşatan bir elçi gibi, soğuklar kapıyı çaldığında menüsünün en başına bu kadim lezzeti yerleştiriyor.

"Ahi helvası, bizim için sadece bir ikram değil; bir gönül alma vesilesidir," diyen Şef Ok, kazanın başında kavurduğu her bir kaşıkta aslında dostluğu ve yardımlaşmayı pişiriyor.

Vatandaşların dilinde ise bu helva, zemherinin keskin ayazına karşı çekilen bir zırh gibi.

Kırşehirliler, bir lokma helvada hem atalarının mirasını hem de içlerini ısıtan o samimiyeti buluyor.

Ayşe Şentürk ve Servet Keskinkılıç gibi bölge halkı için bu tatlı, kışın en sadık yoldaşıyken; dışarıdan gelen misafirler için ise keşfedilmeyi bekleyen bir hazine niteliğinde.

Sefa Tuna’nın da ifade ettiği üzere, Ahi helvası tadıyla damaklara, hikayesiyle kalplere dokunuyor.

Ahilik Geleneğinde Helva:

Ahilikte paylaşılan her lokma, "Eline, diline, beline sahip ol" düsturunun bir parçasıdır.

Helvanın sabırla kavrulması, ustalığa giden yolun; halka dağıtılması ise cömertliğin ve kardeşliğin sembolüdür.

Kırşehir’de bugünlerde tencereler sadece karın doyurmak için değil, Anadolu’nun o eşsiz kültürel dokusunu korumak ve paylaşmak için kaynıyor.

Ahi helvası, her lokmasında bin yıllık bir terbiyeyi ve sıcaklığı taşıyarak, modern dünyanın telaşında bizlere "dur ve bir kardeşinin lokmasına ortak ol" demeye devam ediyor.

Sizce bir yemeği sadece doyurucu bir öğün olmaktan çıkarıp onu bin yıllık bir mirasa dönüştüren asıl sır nedir: İçindeki malzeme mi, yoksa ardındaki hikaye ve paylaşma duygusu mu? Değerli görüşlerinizi yorumlarda bizimle paylaşmayı unutmayın!

Haberin Videosu

Yorumlar (0)

Yorum Yaz
0/1000 karakter
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!