Youtube Video

Sakarya’nın Siperleri Ayakta, Belpınar Çaresiz: “Ölülerimizi Gömecek Yerimiz Yok”

Sakarya’nın Siperleri Ayakta, Belpınar Çaresiz: “Ölülerimizi Gömecek Yerimiz Yok”

Tarih: 2026-01-20 / Görüntülenme: 274

1920’li yıllarda Yunan ordusunun ilerleyişini durdurmak için kazılan ve o dönem bir insan boyundan daha derin olan taş siperler, bugün hâlâ Belpınar dağlarını bir çizgi gibi çevrelemeye devam ediyor. Mahalle sakinlerinden Celalettin Özer, büyüklerinden dinlediği o günleri şöyle anlatıyor: "Yunan ordusu köyümüze kadar gelmiş; ordumuz Polatlı hattına çekilince buralarda mevziler kurulmuş. Zamanla içi dolsa da o siperler hâlâ orada, tarihin canlı birer şahidi gibi duruyor."

Ancak bu tarihi doku, mahallenin bugünkü yaşamını adeta dondurmuş vaziyette. Bölgenin birinci derece sit alanı ilan edilmesi, her türlü yapılaşmayı ve müdahaleyi imkansız kılıyor.

"Ölülerimizi Gömecek Yerimiz Kalmadı"

Mahallelinin en büyük çilesi ise ebedi istirahatgahları olan mezarlıklar. Mevcut mezarlığın dolma noktasına gelmesi, Belpınar sakinlerini kara kara düşündürüyor. Sit alanı statüsü nedeniyle:

Çivi Bile Çakılamıyor: Mezarlığa temel bir ihtiyaç olan su hattı bile çekilemiyor; vatandaşlar su ihtiyaçlarını uzak çeşmelerden karşılıyor.

Genişleme Yasak: Mahalleli kendi imkanlarıyla mezarlığın arkasını tel örgülerle çevirip yeni bir defin alanı hazırlasa da, sit alanı engeli nedeniyle bu alanın kullanılmasına izin verilmiyor.

Vakıf Çıkmazı: Köy arazilerinin büyük çoğunluğunun Osmanlı döneminden kalma vakıf arazisi olması, mülkiyet ve kullanım sorunlarını daha da karmaşık hale getiriyor.

Yaşayan Tarih mi, Yaşayan Mağduriyet mi?

Yaz aylarında nüfusu 50 haneye kadar çıkan mahallede halk, ecdadının yazdığı tarihe saygı duyulmasını isterken, bir yandan da modern dünyanın ve bürokrasinin getirdiği bu çıkmazın çözülmesini bekliyor. Mezarlıklar dolduğunda cenazelerini nereye defnedeceklerini bilmeyen Belpınar sakinleri, yetkililerden tarihi dokuyu bozmadan bir çözüm üretilmesini talep ediyor.

Sizce tarihi dokuyu korumakla, bir halkın en temel ihtiyacı olan defin hakkı arasındaki bu ince çizgi nasıl dengelenmeli?

Haberin Videosu

YORUM YAZ



Güvenlik Kodu Yenile

Son Eklenen Yazılar