Bursa’nın sanayi bölgesinde bir geri dönüşüm tesisinde kaderine terk edilmiş hâlde duran
Göklerin Kraliçesi Bursa’da
1969 yılında ilk uçuşunu gerçekleştiren ve “Jumbo Jet” olarak anılan Boeing 747 modeli, uzun yıllar kıtalararası seyahatin sembolü oldu. Çift katlı kambur gövdesiyle sivil havacılığın en ikonik tasarımlarından biri olan uçak, dünya genelinde milyonlarca yolcuyu taşıdı. Türkiye’de de uzun yıllar çeşitli havayolu şirketlerinin filosunda yer alan bu model, havacılık tarihinin önemli kilometre taşlarından biri kabul ediliyor.
Bugün ise Bursa’daki bir geri dönüşüm tesisinde dört parçaya ayrılmış hâlde bulunan 22 tonluk bu dev uçak, bambaşka bir hikâyeye ev sahipliği yapıyor.
Restoran Hayali Yarım Kaldı
Söz konusu uçak, 2017 yılında
Daha sonra Ertan Çoğrul tarafından yaklaşık 80 bin liraya satın alınan uçak, 7 tırla parçalar hâlinde taşınarak geri dönüşüm tesisine getirildi. O dönemde alüminyum fiyatının kilogram başına 3,5 lira civarında olduğu belirtilirken, bugün yalnızca hurda değeri yaklaşık 2,5 milyon lirayı buluyor.
Endüstriyel Miras mı, Tematik Mekân mı?
Dev gövdesiyle bulunduğu alanda adeta açık hava müzesi görüntüsü veren hurda Boeing 747, hem yoldan geçen vatandaşların hem de bölgede eğitim uçuşu yapan pilotların ilgisini çekiyor. Çevredeki pilotların uçağı havadan fark edip merakla tesis sahibine ulaştığı ifade ediliyor.
Her ne kadar sahibi “Rus uçağı diyorlar” şeklinde bir söylentiden bahsetse de, modelin Amerikan üretimi olduğu biliniyor. 20. yüzyılın küresel havacılık rekabetinin sembollerinden biri olan Boeing 747, Soğuk Savaş döneminden küreselleşme çağına uzanan sürecin de sessiz tanıklarından biri olarak kabul ediliyor.
![]()
Tarihin Gövdesi Yeniden Canlanabilir mi?
Bugün 2,5 milyon lira bedelle yeni sahibini bekleyen uçak; restoran, kafe, havacılık temalı müze ya da kültürel bir etkinlik alanına dönüştürülme potansiyeline sahip. Dünya genelinde emekliye ayrılmış uçakların tematik mekânlara dönüştürüldüğü örnekler bulunuyor. Bu açıdan bakıldığında Bursa’daki Boeing 747, yalnızca bir hurda metal yığını değil; modern çağın endüstriyel miras unsurlarından biri olarak değerlendirilebilir.
Bir dönem göklerde binlerce kilometre yol kat eden “Göklerin Kraliçesi”, şimdi Bursa’da yeni bir kimlik arıyor. Tarih boyunca insanlığın ufkunu genişleten havacılık serüveninin simgelerinden biri olan bu dev gövde, belki de yeniden hayat bulacağı günü bekliyor.
![]()
Yorumlar (0)