Sancaklardaki Mushaflar

06 Mart 2026
2 dakika okuma
0 yorum
Sancaklardaki Mushaflar

Osmanlı’nın Savaş Meydanlarındaki Manevi Kalkanı: Sancak Mushafları Sergisi

Osmanlı askeri geleneğinde sancağın yere düşmemesi sadece bir askeri disiplin değil, aynı zamanda derin bir dini hürmetin ifadesiydi. Saltanat sancaklarının alem kısmında yer alan ve Sancak Mushafları olarak bilinen Kur’ân-ı Kerimler, ordunun sefere giderken taşıdığı en kıymetli manevi emanetlerdi. Uzun süredir hafızalardan silinmeye yüz tutan bu köklü gelenek, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TÜYEK) tarafından düzenlenen özel bir sergiyle yeniden gün yüzüne çıkıyor.

Sekiz Asırlık Bir Miras Beyazıt’ta Buluştu

Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi’nde kapılarını açan sergi, Osmanlı’nın hem karadaki sancaklarında hem de donanma gemilerinin en üst direklerinde yer alan Mushafları ilk kez bir araya getiriyor. Sergide öne çıkan detaylar şunlar:

Tarihi Derinlik: Sergilenen eserler sekiz asırlık bir dönemi kapsıyor. En eski Mushaf 1294 yılına tarihlenirken, koleksiyon 1800’lü yıllara kadar uzanan 38 nadide eseri barındırıyor.

İnce İşçilik: Küratör Gizem Erdem’in mikroskobik incelemelerine göre, bu Mushaflar küçük ebatlarına rağmen en ince kamış kalemlerle, büyük bir ustalıkla ve okunabilir şekilde kaleme alınmış.

Sanatsal Değer: Sadece dini birer obje değil, aynı zamanda kitap sanatları, hat ve tezhip açısından da dönemlerinin zirve örneklerini teşkil ediyorlar.

"Milletimizin Kur’ân’a Bağlılığının Şahidi"

TÜYEK Başkanı Dr. Coşkun Yılmaz, serginin amacını "asırların şahitliğini, kültürümüzü ve milletimizin Kur’ân-ı Kerim’e olan sarsılmaz bağlılığını yeniden canlandırmak" olarak özetliyor. Ramazan ayının manevi iklimine de katkı sunması beklenen bu anlamlı sergi, Haziran ayının sonuna kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.

Not: Bu haber, Türkiye gazetesinden Murat Öztekin’in çalışmasından derlenmiştir.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz
0/1000 karakter
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!