MENKIBE - SAKIN KIZMAYIN
Bir gün bir kabile reisi Peygamberimizi ziyarete gelir. Ayrılırken de: "Efendim, bana bir nasihat verin!" der. Peygamber Efendimiz buyuruyorlar ki: "Sakın kızmayın!"
Kabile reisi, bu kısa nasihate şaşırır. Köyünün yolunu tutar. Köyüne gelince ne görsün. Köydekiler silahlanıyorlar. Onlara telâşla sorar: "Hayrola ne oldu?"
"Komşu kabilenin hayvanlarından birkaç tanesini bizim gençler çalmışlar. Onların da silahlanıp buraya geleceklerini düşündük. Müdafaa için silahlanıyoruz."
"Vay, demek bize hücuma karar vermişler ha." Deyip kabile reisi de silahlanır. Tam o anda aklına Peygamberimizin nasihati gelir.
Hemen tevbe edip silahı çıkarıp, köylülere der ki: "Ben şimdi karşı kabileye gidip görüşme yapacağım. Engel olmak isteseler de verdiğimiz karar karardır."
Karşı köye yaklaşınca, diğer kabilenin adamları onu reislerinin yanına götürürler. Onların reisine selam verip der ki: "Bizim gençler sizin hayvanlarınıza zarar vermişler. Biz haksızız. Bütün zararı ben tazmin edeceğim. Sakın bu yüzden kan akmamalı."
O reis âlicenaplık karşısında memnun olup der ki: "O zaman ben de bütün zararı bağışladım." Böylece kan akmadan aralarında sulh olur.
GÖRGÜ - ÇOCUKLARDA ŞIMARIKLIK
Çocuklarda kibirlilik, şımarıklık, hırçınlık ve ukalâlık gibi kötü alışkanlıklar; yanlış yetişmesinden, her istediğinin yapılmasından ve âilesinin yanlış tutumundan ileri gelir. Böyle çocuklar, kendilerini herkesten üstün görürler, her şeyi en iyi bildiklerini zannederler.
Bunlar, okul ve çevresinde geçimsiz ve sevimsiz olurlar. Çok bilmişlik tavrı, arkadaşları arasında yalnız kalmasına sebep olur. Bu kötü huylardan vazgeçirebilmek için, ona önce iyi bir arkadaş bulunur. Ayrıca, babanın zenginliği, şöhreti, meziyetlerinin övünülecek bir şey olmadığı, esas beğenilen ve hoşa giden şeyin iyi ahlâk ve terbiye olduğu telkin edilir.
Yorumlar (0)