Gaziantep’in Son Kilim Ustası Yaşar Erbil: 80 Yıllık Geleneksel Dokuma Sanatı

31 Mart 2026
3 dakika okuma
0 yorum
Gaziantep’in Son Kilim Ustası Yaşar Erbil: 80 Yıllık Geleneksel Dokuma Sanatı

Bazen bir ömür, tek bir ilmeğin peşinde geçer. Gaziantep’in o buram buram tarih kokan Şehreküstü Konakları’na yolunuz düşerse, daracık bir dükkandan gelen ritmik "tık tık" seslerini duyarsınız. İşte o ses, 88 yaşındaki Yaşar Erbil’in, yani Antep kiliminin yaşayan son efsanesinin kalbinin sesidir.

Dile Kolay, Tam 80 Yıl!

Yaşar Amca henüz 8 yaşında bir çocukken, babasının yanında masara sararak başlamış bu yolculuğa. İlkokul 5’ten mezun olunca da "Asıl okulum burası," demiş ve o gün bugündür tahta tezgahın başından ayrılmamış. Şimdilerde 6 metrekarelik küçücük dükkanında, devasa bir kültürü sırtında taşıyor. Dile kolay; 1945’ten beri, tam 80 yıldır elleri iplerle, gözleri desenlerle meşgul.

"Eskiden 10 Bin Tezgah Vardı..."

Yaşar Usta ile eski günleri konuşursanız, gözleri uzaklara dalıyor. "Eskiden bu mahallelerin ana geçim kaynağı buydu, Gaziantep’in en büyük sanayisi kilimdi," diye anlatıyor. 1960’lı yıllarda makineler gelip de el emeğinin yerini almaya başlayınca, binlerce tezgah birer birer susmuş. Ama Yaşar Amca inat etmiş. Bir ara başka işlere niyetlense de gönlü hep o babadan kalma tahta tezgahta kalmış. 1995’te "Burası benim hayatım," diyerek yeniden dönmüş tezgahının başına.

"Gaziantep’te kilim dokuyan bir ben kaldım." > Bu cümle, hem bir gurur tablosu hem de iç burkan bir gerçek. Yaşar Erbil, koca bir şehrin dokuma kültürünü tek başına ayakta tutmaya çalışıyor.

Dünyanın Dört Bir Yanına İlmek İlmek Emek

Sanmayın ki bu küçük dükkan sadece mahalleliye hizmet ediyor. Yaşar Usta’nın o nasırlı ellerinden çıkan, her biri ayrı bir hikaye anlatan kilimler, sınırları çoktan aşmış durumda. Hem yurt içinden hem de yurt dışından bu geleneksel sanatı bilenler, Yaşar Amca’nın kapısını aşındırıyor. Sabahın ilk ışıklarıyla dükkanını açan usta, ilk günkü heyecanıyla oturuyor tezgahına. Kendi tasarladığı desenleri, babasından öğrendiği o kadim yöntemlerle nakış nakış işliyor.

Pes Etmek Mi? Asla!

İlerlemiş yaşına, yorulan gözlerine rağmen Yaşar Erbil’in lugatında "emeklilik" diye bir kelime yok. "Sağlığım el verdiği müddetçe dokumaya devam edeceğim," diyor. O, sadece bir kilim dokumuyor aslında; Gaziantep’in tarihini, kültürünü ve bir ustanın onurlu direnişini geleceğe taşıyor.

Yolunuz Gaziantep’e düşerse, Suyabatmaz Mahallesi’ne mutlaka uğrayın. Yaşar Amca’nın bir çayını için ve o asırlık tezgahın çıkardığı huzurlu sesi dinleyin. Çünkü o ses, bir geleneğin son nefesi değil, yaşayan en canlı kanıtı.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz
0/1000 karakter
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!