Karadeniz’in Zeugması’nda 1500 Yıllık Sır: Antik Mutfaktan Çıkan Bıçak Seti
Karabük’ün Eskipazar ilçesinde yer alan ve “Karadeniz’in Zeugması” olarak anılan Hadrianopolis Antik Kenti, bir kez daha tarihin derinliklerinden gelen çarpıcı bir keşifle gündemde. Geç Roma ve Erken Bizans dönemine tarihlenen dört parçalık bıçak seti, antik yaşamın izlerini gün yüzüne çıkarırken, bölgenin ekonomik ve sosyal yapısına dair önemli ipuçları sunuyor.
250 Parçadan Yeniden Doğan Tarih
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında sürdürülen kazılarda, “Hamamlı Yapı Kompleksi”nin mutfak bölümünde ortaya çıkarılan bıçaklar, ilk bulunduğunda oldukça kötü durumdaydı. Yaklaşık 250 parçaya ayrılmış halde bulunan eserler, titiz laboratuvar çalışmaları sonucunda bir araya getirilerek özgün formlarına kavuşturuldu. Bu süreç, arkeolojinin sabır ve bilimle nasıl geçmişi yeniden inşa ettiğinin etkileyici bir örneği oldu.
Antik Mutfaktan Hayvancılığa Uzanan İzler
Aynı alanda ve bir arada bulunan bıçaklar, sıradan mutfak aletlerinden çok daha fazlasını anlatıyor. Uzmanlara göre bu set, bölgede yaşayan insanların hayvancılıkla uğraştığını güçlü biçimde ortaya koyuyor. Zaten daha önceki bulgular da Hadrianopolis’in özellikle Geç Roma ve Erken Bizans dönemlerinde önemli bir hayvancılık merkezi olduğunu göstermişti. Yeni keşif, bu bilgiyi daha da sağlamlaştırıyor.
Bir Taş, Bin Yıllık Gelenek: Kösele Taşı
Bıçak setinin yanında bulunan bileme taşı ise keşfi daha da değerli kılıyor. “Kösele taşı” olarak bilinen ve Osmanlı döneminde kesici aletlerin bilenmesinde kullanılan bu özel taşın, aslında çok daha eski dönemlerde de kullanıldığı ortaya çıktı. Bu bulgu, Eskipazar’ın zanaat geleneğinin köklerinin sandığımızdan çok daha derinlere uzandığını gözler önüne seriyor.
![]()
1500 Yıldır Değişmeyen Yaşam
Yapılan stratigrafik incelemeler, bıçak setinin MS 5-6. yüzyıllara ait olduğunu gösteriyor. Bu da bölgede hayvancılık faaliyetlerinin yaklaşık 1500 yıldır kesintisiz devam ettiğini kanıtlıyor. Hadrianopolis’te ortaya çıkarılan bu küçük ama anlamlı buluntu, aslında Anadolu’nun süreklilik gösteren yaşam kültürünün güçlü bir sembolü olarak dikkat çekiyor.
Geçmişin mutfağından günümüze ulaşan bu bıçaklar, yalnızca birer alet değil; aynı zamanda binlerce yıllık emeğin, üretimin ve yaşam biçiminin sessiz tanıkları olarak tarihe ışık tutuyor.
Yorumlar (0)