İSTANBUL – Osmanlı padişahı Sultan II. Abdülhamid Han’ın kendi elleriyle yaptığı ceviz ağacından kitaplık, günümüzde Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi’nde, Osmanlı’nın bilgiye ve eğitime verdiği önemin yaşayan bir nişanesi olarak korunuyor. 142 yıl önce kurulan ve bugün 42 bin 500 eseri bünyesinde barındıran kütüphane, sadece bir arşiv değil, aynı zamanda köklü bir eğitim mirasının merkezi konumunda.
Padişahın El Emeği: "Abdülhamid Han Dolabı"
Hat ve marangozluk sanatına olan tutkusuyla tanınan Sultan II. Abdülhamid Han’ın, Yıldız Sarayı’ndaki atölyesinde büyük bir özenle ürettiği ceviz ağacından kitaplık, bugün kütüphanenin sergi salonunda ziyaretçilerini karşılıyor. Dönemin estetik anlayışını yansıtan zarif işçiliği, orijinal kilit sistemi ve el yapımı döküm camları ile dikkat çeken eser, "Abdülhamid Han Dolabı" olarak anılıyor. Bu özel eser, yüzyılı aşkın süredir kitapların güvenle muhafaza edilmesine katkı sağlarken, Osmanlı sultanlarının sanata ve ilme olan doğrudan ilgisini somutlaştırıyor.
![]()
Bir Eğitim Reformunun Eseri: Kütüphane-i Umumi-i Osmani
1884 yılında "Kütüphane-i Umumi-i Osmani" (Osmanlı Milli Kütüphanesi) adıyla hizmete açılan kurum, Sultan Abdülhamid’in başlattığı eğitim seferberliğinin temel taşlarından biri oldu. Dönemin Darülfünun, Hukuk Mektebi ve Tıbbiye-i Şahane gibi önemli eğitim kurumlarının ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanan kütüphane, kısa sürede Avrupa ve İslam dünyasından getirilen nadide eserlerle zenginleşti.
Kütüphane Müdürü Salih Şahin, kütüphanenin kuruluş sürecine dair şu bilgileri paylaştı:
"Sultan II. Abdülhamid Han, kütüphanenin kuruluşunun her aşamasında maddi ve manevi desteğini esirgememiştir. Bugün kütüphanemizde; ulemadan devlet adamlarına ve hanım sultanlara kadar 500 civarında farklı şahsiyetin kişisel kitap koleksiyonları mevcuttur."
![]()
1133 Yıllık Tarihe Yolculuk
Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi, barındırdığı eserlerin yaş ortalamasıyla da dünya çapında bir öneme sahip. Kütüphanenin en değerli parçalarından biri, M.S. 893 yılında Ebü'l-Ameysel el-A'râbî tarafından parşömen üzerine kaleme alınan Kitabu'l-Me'sûr fi'l-Lüga adlı eserdir. Arapça dilbilgisinin bilinen en eski ve kıymetli örneklerinden biri olan bu 1133 yıllık el yazması, kütüphanenin hazinelerinden yalnızca biridir.
![]()
Geleceğe Güvenle Taşınan Miras
Kütüphanedeki yazma eserler, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı bünyesindeki "Kitap Şifahanesi"nde uzman restoratörler tarafından özenle korunuyor. Modern iklimlendirme sistemleri ve profesyonel koruma yöntemleriyle eserlerin günümüze ulaştırıldığı kütüphane, fiziksel varlığının yanı sıra dijitalleşme çalışmalarıyla da geniş kitlelere ulaşıyor.
Kurumun bünyesindeki yaklaşık 640 bin yazma ve nadir eserin tamamına, Türkiye Yazma Eserler Kurumu portalı üzerinden dijital olarak erişilebiliyor.
Tarihi dokusu ve zengin koleksiyonuyla İstanbul’un kalbinde bir ilim merkezi olan kütüphane; akademisyenlerden öğrencilere, araştırmacılardan kitapseverlere kadar her kesimden ziyaretçisini bekliyor.
Yorumlar (0)