İSTANBUL – Osmanlı payitahtının kalbi Fatih’te, tarihin tozlu sayfaları arasında kalan bir miras daha gün yüzüne çıkıyor. Sarayburnu siluetinin asırlık eksik halkası olan ve "İstanbul’da ilk ezanın yükseldiği yer" olarak rivayet edilen Bostancılar Tabhanesi Mescidi, Fatih Belediyesi’nin titiz çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılıyor.
"Beytullah’a En Yakın Nokta"
Projenin mimarlarından Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, ihyası süren yapının manevi ve tarihi derinliğine dikkat çekti. Şehir tarihçilerinin tanımlamalarına atıfta bulunan Turan, mescidin önemini şu sözlerle vurguladı:
"Şehir tarihçileri tarafından deniz kıyısında ve Beytullah’a en yakın noktada olması sebebiyle İstanbul'da ilk ezanın yükseldiği ibadethane olarak tarif edilen Bostancılar Tabhanesi Mescidi'ni, hayırsever hemşehrilerimizin destekleriyle yeniden inşa ediyoruz. Koruma Kurulu kararları ve Bilim Kurulu rehberliğinde yürüttüğümüz bu çalışma ile bu kutlu mekanı etrafındaki meşrutasıyla birlikte inşallah yeniden şehre kazandıracağız."
![]()
Kanuni Döneminden Bugüne: Yedekçiler Mescidi
16. yüzyılda, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Topkapı Sarayı surlarının hemen dışındaki Değirmen Kapı mevkiinde inşa edilen yapı, sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda bir sosyal kompleks özelliği taşıyordu. Saray bostancılarının ibadet mekanı olmasının yanı sıra karantina ve tedavi merkezi (tabhane) olarak da hizmet veren mescit, halk arasında denizcilik kültürüyle özdeşleşerek "Yedekçiler Mescidi" adıyla hafızalara kazındı.
19. yüzyılda tıp öğrencilerine, 20. yüzyıl başlarında ise bölgedeki liman çalışanlarına ev sahipliği yapan yapı, 1940’lı yıllarda minaresinin yıkılmasıyla sessizliğe bürünmüş; 1950’li yıllardaki kıyı düzenlemeleri sırasında ise tamamen ortadan kaldırılmıştı.
![]()
Bilim Kurulu Rehberliğinde Hassas Restorasyon
Fatih Belediyesi denetiminde yürütülen ihya projesi, sadece fiziksel bir inşa süreci değil, bir "kent belleği" operasyonu olarak nitelendiriliyor. Eski gravürler, haritalar ve fotoğraflar titizlikle incelenerek; yapının dikdörtgen planlı formu, kırma çatılı mimarisi ve kagir duvar örgüsü aslına sadık kalınarak projelendirildi.
Sarayburnu’nun tarihi kimliğini tamamlayacak olan bu çalışma, İstanbul’un çok katmanlı kültürel mirasını ve kıyı yaşamını yeniden canlandırmayı hedefliyor. Çalışmalar tamamlandığında, İstanbul’un fethinden bugüne uzanan manevi bir zincirin halkası, onlarca yıl sonra yeniden yerine takılmış olacak.
![]()
![]()
Yorumlar (0)