TİKA’dan Şam’daki Bilal-i Habeşi Türbesi’ne Anlamlı Destek
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), ortak tarihî, kültürel ve manevî mirasın korunmasına yönelik çalışmalarına önemli bir projeyi daha ekledi. TİKA’nın desteğiyle Şam’da bulunan Bilal-i Habeşi Türbesi’nin rehabilitasyon ve tadilat projesi tamamlandı.
İslam tarihinin önemli sembollerinden biri olan türbede gerçekleştirilen çalışmalarla, Hazreti Bilal-i Habeşi’nin manevî hatırasını yaşatan tarihî mekânın gelecek nesillere daha sağlıklı şekilde aktarılması hedeflendi. TİKA, bu anlamlı çalışmayla yalnızca bir tarihî yapının bakım ve onarımına değil, Türkiye ile bölge arasındaki köklü kültürel ve manevî bağların korunmasına da katkı sundu.
Tarihî ve Mimari Dokuya Uygun Rehabilitasyon
Proje kapsamında türbenin tarihî ve mimarî dokusuna uygun olarak iç ve dış cephelerde restorasyon ve rehabilitasyon çalışmaları gerçekleştirildi. Zaman içerisinde yıpranan tarihî taş yüzeyler ile türbe içerisindeki mermer mezar taşları hassasiyetle temizlendi. Yapının korunması açısından önem taşıyan çatı yalıtımı da yenilendi.
Türbeyi ziyaret edenlerin ve burada ibadet edenlerin daha huzurlu bir ortamda bulunabilmeleri amacıyla eski halılar yenileriyle değiştirildi. Bunun yanı sıra tarihî yapının dokusuna uygun iç ve dış aydınlatma sistemleri kuruldu. Zamanla yıpranan bölümlerde gerçekleştirilen çalışmalar sayesinde türbenin hem genel görünümü hem de kullanım koşulları iyileştirildi.
TİKA’nın Ortak Mirasın Korunmasına Katkısı
TİKA’nın gerçekleştirdiği bu çalışma, ortak tarihî ve manevî mirasın korunması bakımından takdire değer bir adım olarak öne çıkıyor. Kurum, farklı coğrafyalarda yürüttüğü restorasyon ve ihya çalışmalarıyla tarihî eserlerin yalnızca fizikî varlığını korumakla kalmıyor; bu eserlerin temsil ettiği kültürel hafızanın ve manevî değerlerin de gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlıyor.
Şam’daki Bilal-i Habeşi Türbesi’nde tamamlanan proje de bu anlayışın anlamlı örneklerinden biri oldu. Çalışma, iki coğrafya arasındaki köklü kültürel bağların güçlendirilmesine ve İslam tarihinin önemli şahsiyetlerinden biri olan Hazreti Bilal-i Habeşi’nin manevî mirasının yaşatılmasına hizmet ediyor.
Hazreti Bilal-i Habeşi Kimdir ?
Peygamber Efendimizin müezzini. Eshab-ı Kiram'ın meşhurlarından ve ilk Müslüman olanlardandır. İsmi, Bilal bin Rebah Habeşî, künyesi Ebu Abdullah'tır. Habeşistanlı bir aileye mensup olup, babasının ismi Rebah, annesinin ismi Hamame'dir. Mekke-i Mükerreme'de Benî Cumha kabilesine intisap etmişlerdir. Bilal-i Habeşî (m. 581) senesinde Mekke-i Mükerreme'de doğdu. 20 (m. 641)'de Şam'da vefat etti. Kabri Şam'da, Babüssagir'dedir.
Bilal-i Habeşî ilk iman edenlerden olup, müşriklere karşı Müslüman olduğunu açıkça bildiren yedi Sahabiden biridir. Müslüman olmadan önce Mekke-i Mükerreme'de müşriklerin ileri gelenlerinden Ümeyye bin Halef'in kölesi idi.
Hazreti Bilal-i Habeşî'nin sesi gür çok güzel ve pek tesirliydi. O, ezan okumaya başlayınca, herkes büyük bir aşk ve vecd içinde dinler, kendinden geçerdi. Ezan okurken herkesi ağlatırdı. Peygamberimizin vefatına kadar müezzinlik yapmıştır. Bilal-i Habeşî Medine'de bulunmadığı zaman Ebu Mahzure, o da bulunmazsa Abdullah bin Ümmü Mektum müezzinlik yapardı. Bilal-i Habeşî'nin müezzinlikten başka bir vazifesi daha vardı. O da bayram namazlarında “Anaze” denilen mızrağı taşırdı. Bu âsâyı Peygamberimiz namaza veya duaya durunca önüne dikerdi.
Hazreti Bilal-i Habeşî bizzat Peygamberimizden işiterek hadis-i şerif rivayet etmiştir. Rivayet ettiği bu hadis-i şeriflerden 44 tanesi Sahih-i Buharî'de ve Sahih-i Müslim'de ve dört Sünen kitabında yer almıştır.
Eshab-ı Kiram'dan Hazreti Ebu Bekr, Hazreti Ömer, Hazreti Ali, Abdullah bin Mes'ud, İbn-i Amr, Üsame bin Zeyd, Ka'b bin Ucre, Cabir bin Abdullah, Bera bin Azib ve diğer Eshab, ayrıca Tabiîn'in büyük hadis âlimleri Bilal-i Habeşî'den hadis-i şerif rivayet etmiştir. Ebu Ali Zâferânî, Hazreti Bilal'den rivayet edilen hadisleri derlemiştir. Bu derleme Müsnedü Bilal adıyla neşredilmiştir. Hazreti Bilal-i Habeşî'nin Peygamber Efendimizden bizzat işiterek rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bir kısmı şunlardır:
“(Ezan ve gözümün nuru olan namaz ile) bizi ferahlandır Ya Bilal.”
“Gece kıyamına (ibadetine) devam edin; zira bu, sizden önceki salihlerin ibadetidir. Çünkü, gece ibadeti, Allah'a yakınlık ve günahlara keffaret olup, insanın bedenini hastalıklardan korur ve günahlardan uzaklaştırır.”
Yorumlar (0)