Kars’ın Sarıçam ormanları arasında, 129 yıldır doğaya ve ihmale karşı direnen bir mühendislik harikası can çekişiyor. Ha...
Niyet Hayır,Akıbet Hayır
Tarih: 2013-11-15 / Görüntülenme: 10957
Timûr Hân, henüz Belh Emîri'dir... O günlerde, hocası Şeyh Şemseddîn Gilâl’le beraber; aynı zamanda babası Emîr Turagay'ın da hocası olan Seyyîd Emîr Külâl (Gilâl) hazretlerini ziyâret için yola çıktılar... Giderken, yanında bir koyun götürmekte olan bir adama rastladılar. O da kendileri gibi Emîr Külâl hazretlerini ziyârete gidiyordu. Beraberce, ikâmet ettiği köye vardılar. Fakat ne hikmettir ki, Emîr Külâl’in evini soracak hiçbir kimse bulamadılar. Onlar araştırırken, birden karşılarına bir zat çıkıverdi. "Buyurun gidelim" diyerek onları götürdü... Emîr Külâl hazretlerinin evine varınca, kendilerine yol göstermek için karşılarına çıkan ve eve getiren kimsenin o mübarek zatın kendisi olduğunu anladılar. Hemen ellerine sarılıp;
-Efendim bizi affediniz, dışarıda karşılaştığımızda sizi tanıyamadık, dediler.
Emîr Külâl hazretleri de onlara şöyle buyurdu:
-Garip ve kimsesiz bir Allah dostunu ziyâret niyetiyle yola çıkan kimse, yolunu şaşırmaz, hatâ etmez!..
Sohbet esnasında, yanlarında gelen kimse, koyunu bırakınca, hayvan kaçmaya başladı. Adam da peşinden koşarken, Emîr Külâl hazretleri;
-Kendini yorma, otur! Birazdan gelir, dedi. Sonra misâfirlerle cemâat olup namaz kıldılar... Namazdan sonra oturmuşlardı ki, kaçan koyun gelip, yanlarında bir yerde durdu. Bundan sonra Emîr Külâl hazretleri şöyle dedi:
-Ey Şeyh Şemseddîn! Bir kimse Allahü teâlâya yönelir, onun rızâsını ararsa, Allahü teâlâ, onun her işini böyle rast getirir. O, rızâsını arayan kuluna kâfidir...
Bu hâdiseyi görüp hayran olan Şeyh Şemseddîn ve Emîr Timûr, Emîr Külâl hazretlerine tam bir bağlılık ile bağlanıp, kendilerine himmet etmesini istediler. Emîr Külâl de, onları manevî evlâtlığa kabûl ettiğini söyleyip, teveccüh etti. Emîr Timûr’un yetiştirilmesini Şeyh Şemseddîn’e havale etti. O da Emîr Timûr’un yetişmesinde titizlik gösterip, ona daha çok ihtimâm gösterdi...
İşte Timûr Han'ın, hâlis niyeti, âlimlere, Allah adamlarına olan sevgisi, bağlılığı ve her işinde onlarla istişare etmesi; onu, büyük cihangir ve dünyânın en büyük hükümdârlarından yapmıştır...
Din büyükleri ne buyurmuşlar: Niyet hayır, âkıbet hayır...
YORUM YAZ
Son Eklenen Yazılar
Tokat’ın Niksar ilçesinde asırlara meydan okuyan 881 yıllık Niksar Ulu Cami, tarihi kimliğini koruyarak modern bir konfo...
UNESCO Dünya Kültürel ve Doğal Miras Listesi'nde yer alan, eşsiz peribacaları ve yeraltı şehirleriyle bilinen Kapadokya...
Tarihin tozlu sayfaları genellikle çatışmalarla anılsa da, bazen en sert çarpışmaların yaşandığı topraklar, en köklü dos...
Kastamonu’nun Daday ilçesinde, tarihin derinliklerinden gelen bir ses yankılanıyor. Aktaştekke köyü Meyre Mahallesi’nde...
Modern Türkiye’nin Doğum Sancısı: Georg Rosen’in Kaleminden Türkiye Tarihi Timaş Tarih etiketiyle okurla buluşan "Türki...
