Kars’ın Sarıçam ormanları arasında, 129 yıldır doğaya ve ihmale karşı direnen bir mühendislik harikası can çekişiyor. Ha...
Yeniçeriler Savaşa Nasıl Hazırlanırlar?
Tarih: 2015-06-30 / Görüntülenme: 12577
Özellikle kışla hayatında yeniçerilerin askeri talim ve terbiyesine çok dikkat edilirdi. İlk dönemlerde askeri talimler daha çok iyi kılıç kullanmaya ve hedefini bulan oklar atmaya yönelikti. Pençe ve pazu kuvvetinin en yüksek seviyeye çıkması öncelikli hedefti. Kılıç talimleri keçeden yapılmış mankenlere kılıç çalmakla olurdu. Yeniçeri dilaverlerinin kolu hiç durmadan biteviye bu mankenlere inerdi. Gözle takip edilemeyen müthiş darbeler birbirini takip ederdi.
Diğer taraftan kemankeş cengaverleri ok talimlerinde bulunurlardı. Oku tutan parmaklar otomatik silahlar gibi yayı germekte ve hiç durmadan üç yüz, dört yüz ok atabilmekte idiler. Yağlı mermerleri tokatlamak, sürat koşuları yapmak, mania, engel aşma talimleri ve bilhassa güreş sporu yeniçerilerin diğer güç ve kuvvet talimleri idi. Daha sonra bu talimlere tüfenk eklendi. Tüfenkle keskin nişancılar yetiştirildi.
Sarayda Enderun mektebine alınan çocukları mükemmel bir eğitim ve talim bekliyordu. Sarayda eğitim, okuma ve yazmanın yanı sıra görgü kurallarını öğrenme ve İslami ilimleri tahsille devam ediyordu. Üst sınıfa geçen gençler edebi Türkçe’nin yanında Arapça, Farsça ve Sırpça’yı da öğreniyorlardı. Ayrıca her türlü zorluğa tahammül edebilmek üzere mükemmel bir talimden geçiriliyorlardı. Dövüş hünerlerini öğreniyorlar, çeşitli hareketlerle vücutlarını sağlamlaştırıyorlar ve savaş sanatının temel bilgilerini ediniyorlardı.
Artık onlar padişaha itaatten, İslâm’a kuvvet vermekten başka bir şey düşünmezlerdi. Açlığa, susuzluğa, yorgunluğa ve her türlü çileye tahammül sahibiydiler. Dünyada, piyade birliklerinin ve düzenli orduların ilk örneği idiler.
Bir devşirme olup Yeniçeri ocağından yetişmiş dâhi Türk mimarı Koca Sinan manevi evladı Mustafa Sai Çelebi’ye yazdırdığı hal tercümesinde yeniçeri oluşundan büyük bir haz ve gurur duyarak şöyle bahsetmektedir:
Eriştik hizmeti Osmaniyana
Hususa Hüsrev-i sahib kırana
Olup yeniçeri çektim cefayı
Piyade eyledim nice gazayı
Padişahın kadimi çakeriyiz
Kal’a hıfz etmenin dahi eriyiz
Eskiden kuluyuz, yeniçeriyiz
Yanan od’a girer semenderiyiz.
Bilindiği gibi od ateştir, semender de pulad (çelik) vücudunu ateş yakmayan efsanevi mahluk.
Kaynak: Kayı I
YORUM YAZ
Son Eklenen Yazılar
Tokat’ın Niksar ilçesinde asırlara meydan okuyan 881 yıllık Niksar Ulu Cami, tarihi kimliğini koruyarak modern bir konfo...
UNESCO Dünya Kültürel ve Doğal Miras Listesi'nde yer alan, eşsiz peribacaları ve yeraltı şehirleriyle bilinen Kapadokya...
Tarihin tozlu sayfaları genellikle çatışmalarla anılsa da, bazen en sert çarpışmaların yaşandığı topraklar, en köklü dos...
Kastamonu’nun Daday ilçesinde, tarihin derinliklerinden gelen bir ses yankılanıyor. Aktaştekke köyü Meyre Mahallesi’nde...
Modern Türkiye’nin Doğum Sancısı: Georg Rosen’in Kaleminden Türkiye Tarihi Timaş Tarih etiketiyle okurla buluşan "Türki...
