Kars’ın Sarıçam ormanları arasında, 129 yıldır doğaya ve ihmale karşı direnen bir mühendislik harikası can çekişiyor. Ha...
Abdulhamid'e Kızıl Sultan Lakabını Bakın Kim Taktı
Tarih: 2017-02-25 / Görüntülenme: 33711
Sultan ll. Abdülhamid Han tahta çıktığında devlet en buhranlı günlerini yaşıyordu... İki yıl içinde gelişen feci olaylarda padişahın sorumluluğu yok denecek kadar azdı. Çünkü bu sırada Osmanlı dış siyasetine yön veren devlet adamları yabancı diplomatların tesirinden çıkamıyorlardı. Devletin yüksek menfaatlerini bir kenara iterek yabancı devletlerin çıkarlarına alet olmuşlardı. Bu yanlış tutum dolayısıyla devletin dış itibarı sarsılmış, devlet adamlarımız hakaret derecesine varan muameleye maruz kalmışlardı...
"Bu efendilere söyleyiniz!"
Yine bir gün, İstanbul'daki Ermeni patırtısından sonra Sultan II. Abdülhamid Han'ı ziyarete gelen Avrupa devletlerinin elçileri, azametli tavırlarla Sultanı adeta sorguya çekmeye kalkışmışlardı. Elçilerle görüşmek için yemekten kalkan Padişah, Ermeni meselesinin konuşulmak istendiğini görünce elçileri sarayın salonlarından birine götürdü... Burada yığınlarla duran, hepsi Ermeni komitacılarından toplanmış silah ve cephaneyi gösterdi ve tercümana talimat verdi:
-Bu efendilere söyleyiniz ki, Rusya tebaası Ermeniler, tebaa-yı şahanem olan Müslümanlara bu silahlarla tecavüz etmişlerdir. Bunların fabrikası memalik-i şahanemizde yoktur!.. Sonra sefirleri ikinci bir odaya götüren padişah, burada istif edilmiş bir yığın sopayı gösterdi ve: -Kendilerine şunu da anlatınız ki, tebaam da bu sopalarla kendilerini müdafaa etmişlerdir. Bu değnekler bizim ormanlarımızdan tedarik edilmiştir... Fransız yazarın iftirası! Sultan II. Abdülhamid Han işte böyle bir Sultandı. Anadolu'yu Ermenistan olarak görmek isteyen Fransız yazar Albert Vandal, bu Türk Hakanına "Le Sultan Rouge=Kızıl Sultan" diyerek iftiralar yağdırdı. Ne yazık ki bu sıfat, Osmanlı ülkesindeki İslamiyet ve Türklük düşmanları tarafından da aynen kullanıldı. Hatta günümüzde dahi bazı gafiller bu iftiraları eserlerine koyarak genç nesilleri aldatmaktadırlar...
BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
-
Bilinen in gerçeği varsa bilinir durum dadır aksi ispat edilene kadar değişgen midir hayır eşittir yaşanmışı döndürülemez
mustafa alper
26.02.2019 00:00
YORUM YAZ
Son Eklenen Yazılar
Tokat’ın Niksar ilçesinde asırlara meydan okuyan 881 yıllık Niksar Ulu Cami, tarihi kimliğini koruyarak modern bir konfo...
UNESCO Dünya Kültürel ve Doğal Miras Listesi'nde yer alan, eşsiz peribacaları ve yeraltı şehirleriyle bilinen Kapadokya...
Tarihin tozlu sayfaları genellikle çatışmalarla anılsa da, bazen en sert çarpışmaların yaşandığı topraklar, en köklü dos...
Kastamonu’nun Daday ilçesinde, tarihin derinliklerinden gelen bir ses yankılanıyor. Aktaştekke köyü Meyre Mahallesi’nde...
Modern Türkiye’nin Doğum Sancısı: Georg Rosen’in Kaleminden Türkiye Tarihi Timaş Tarih etiketiyle okurla buluşan "Türki...
