Youtube Video

Ebüssuûd Efendi Sineklere Nasıl Hitap Etti ?

Ebüssuûd Efendi Sineklere Nasıl Hitap Etti ?

Tarih: 2026-01-08 / Görüntülenme: 269

Edirne müftüsü Mehmed Fevzi Efendi (ö. 1900) Dârülhadis Medresesi'nde yaşadığı geçen bir olay şöyle anlatır: 1264/1847 yılında 21 yaşında daha sonra beş sene müftülük ve akabinde iki sene kadılık yapmak mahrûse-i Edirne-i dâru'l-meymenede ilim masalbelerine ilim öğretmekle meşgul iken Dârülhadis isimli medresede kendi talebelerim arasında Sûfi Hoca nâmında yaşlı ve sâlih bir zat vardı. Kendisini çok severdim. Bezen özellikle onun kaldığı hücresine gidip kendisiyle sohbet ederdim.

Bir gün yanıma medrese talebelerinden birkaç kişi gelip sohbet ederken yeri gelince bana hitap ederek Hocaefendi şu karşıdaki hücrenin içine sinek girmez dediler. Ben de hikmetinden sual eyledim ve bana şu şekilde cevap verdiler. Bu hücre bir zamanlar Ebüssuûd Efendi (ö. 1574) merhumun hücresiymiş. Ebüssuûd Efendi, ilim ve fazilet sahibi olduğu ve dine hizmet ettiği zamanın padişahı bir gün onu ziyaret eder. Hücresinde karşılıklı oturur ve sohbet ederler. Vakit yaz mevsimine denk geldiğinden hücrenin içinde çok fazla sinek uçuştuğunu gören padişah Ebüssuûd Efendi'ye hitap ederek, "Hocaefendi hücrenizde sinek pek çoktur" buyurmuşlar. Ebüssuûd Efendi dahi "Hünkarım, eğer rahatsız olduysanız tamamı dışarıya çıksın, bir daha da geri gelmesinler" demiş.

Bunun üzerine padişah "Gerçekten böyle olursa çok güzel olur” buyurmuşlar. Ebüssuûd Efendi sineklere hitap ederek "Ey mahluklar! Hâdi Allah zülcelal hazretlerinin izniyle buradan çıkıp gidin ve bir daha da geri dönmeyin" der demez o anda sineklerin tamamı hemen dışarıya uçup bir daha geri dönmemişler. Bundan dolayı hâlâ bu hücrede sinek görülmez ve bulunmaz dediler.

Mehmed Fevzi Efendi, bu olay evliyanın kerameti olarak yorumlar ve Ebüs-suûd Efendi'nin kerametinin Hazreti Peygamber'e bağlılığıyla ve onun yolundan gitmesiyle açıklar. Edirne Dârülhadisi'nde sinek girmen bir medrese hücresinin bulunduğu ve bu odanın Ebüssuûd Efendi'nin kaldığı yer olduğunu belirtilmesi, özellikle şehirde dinî hayatındaki menkıbevi olayların canlılığını ve bu türden hadiselerin nesilden nesile aktarıldığını göstermektedir.

Hiç şüphesiz, Edirne Dârülhadisi'nin hücrelerinde konaklayan yüzlerce talebebin başından geçen benzer nice olay medresenin yıkımıyla tarihe karışmıştır ve bu gibi anekdotlar, belki de Edirne Selimiye Yazma Eser Kütüphanesi'nin bünyesindeki koleksiyonda saklı yazmaların arasında araştırmacılar tarafından keşfedilmeyi beklemektedir.

Prof.Dr. Abdullah Taha İmamoğulu , Edirne Derin Tarih 2026 s.116

YORUM YAZ



Güvenlik Kodu Yenile

Son Eklenen Yazılar