İstanbul Boğazı’nın serin sularında bugün her gün binlerce aracın taşındığı o devasa feribotların atasını tanıyor musunuz? Teknolojinin henüz emeklediği 19. yüzyılda, bir imparatorluğun vizyonuyla doğan ve denizcilik tarihini sonsuza dek değiştiren bir efsaneden bahsediyoruz: Suhulet.
![]()
Bir İhtiyaçtan Doğan Mühendislik Harikası
1850’li yılların İstanbul’unda karşıdan karşıya geçmek, özellikle ağır yükler ve askeri mühimmatlar için tam bir çileydi. Şirket-i Hayriye’nin efsanevi müdürü Hüseyin Hâki Efendi, bu soruna kökten bir çözüm bulmak için kolları sıvadı. İskender Efendi ve Hasköy Tersanesi’nin usta mimarı Mehmed Usta ile bir araya gelerek, o güne dek dünyada eşi benzeri görülmemiş bir deniz taşıtı hayal ettiler: Hem yolcu hem de araç taşıyabilen bir vapur.
![]()
Suhulet’in Teknik Künyesi
Londra’daki tersanelerde inşa edilen ve Adriyatik’in hırçın dalgalarını aşarak İstanbul’a ulaşan bu öncü vapur, teknik özellikleriyle döneminin çok ötesindeydi:
Boyutlar: 45,7 metre uzunluk, 8,5 metre genişlik. Güç: 450 beygir gücünde tek silindirli buhar makinesi. Hız: Saatte 7 mil. Tasarım: Yandan çarklı ve ahşap gövdeli. En ilginç özelliği ise önü ve arkasının ayırt edilememesiydi; hangi yöne gidiyorsa orası "ön" kabul ediliyordu.
Kayıkçı Direnişinden "Gazi" Ünvanına
Suhulet’in 1870 yılında Üsküdar-Kabataş arasında başlayan seferleri kolay olmadı. Geçim kapılarının kapanacağından korkan Boğaz kayıkçıları, vapurun önünü keserek bu teknolojik devrime direndi. Ancak Suhulet durmadı. Sadece sivil taşımacılıkta değil, vatan savunmasında da en ön saftaydı. Kurtuluş Savaşı boyunca ağır top arabalarını ve mühimmatları stratejik noktalara taşıyarak ordumuza büyük hizmetler verdi. Bu kahramanlıkları ona denizcilik tarihimizdeki en onurlu lakabı kazandırdı: “Gazi Suhulet”.
Biliyor muydunuz? Suhulet kelimesi "kolaylık ve sakinlik" anlamına gelir. İstanbul halkı için Boğaz’ı geçmeyi gerçekten de bir "suhulet" haline getirmiştir.
![]()
Bir Devrin Sonu: 91 Yıllık Sadakat
1871’de "iki kıyıyı bağlayan" anlamına gelen kardeşi Sahilbent ile omuz omuza veren Suhulet, tam 58 yıl boyunca orijinal haliyle hizmet verdi. 1950’li yıllarda motoru dizelleştirilse de, teknolojiye yenik düşerek 1958 yılında emekli edildi. 1961 yılında sökülmek üzere veda ettiğinde, arkasında modern deniz taşımacılığının temel taşlarını bırakmıştı. Bugün Boğaz hattında seyahat ederken, aslında 150 yıl önce bir Osmanlı mühendisinin çizdiği o ilk planın mirası üzerinde yüzüyoruz.
Yorumlar (0)