Youtube Video

Osmanlı Polonya'nın taksimini tanımadı

Osmanlı Polonya'nın taksimini tanımadı

Tarih: 2026-01-13 / Görüntülenme: 18

Osmanlı başkentine Polonya'nın taksimi haberi ulaşmıştı, ama devlet, başkente henüz gelen yeni Polonya elçisini, Frantiszek Piotr Potocki'yi aynı gün elçi olarak tanıyıp padişahın huzuruna kabul etmekte tereddüt etmedi. Elçi Divan-ı Hümayun'a ve Padişah huzuruna çıktıktan sonra hemen ülkesine geri döndü (Cevdet Tarihi).

Polonya'nın bölüşülmesi ve ortadan kalkması Osmanlı Devleti'nin hiç arzu etmediği bir olaydı ve bu taksimi hiçbir zaman tanımadı. Osmanlı sarayının protokolünde namevcud olan Polonya elçisinin her zaman bir yeri vardı. Güya çavuşbaşının törenlerde üç defa "Lehistan elçisi..." diye seslenip sonra "henüz yoldadır..." diye bildirimde bulunması bu dönemle ilgili politikayı yansıtan bir söylentidir. Bu dönemden beri, Polonya'nın bağımsızlığı için mücadele eden bütün Polonya yurtseverlerinin son iltica yeri Türklerin imparatorluğu olmuştur.

Polonya'nın özgürlük mücadelesinin yoğunlaştığı 19'uncu yüzyıl, Polonya-Türk ilişkilerinin de doruk noktasını teşkil eden bir dönemdir. Osmanlı İmparatorluğu Polonyalı yurtsever ulusçuların bir iltica noktasıydı ve bu müteşekkir insanlar ikinci vatanlarının modernleşme alanındaki çabalarına da candan katılıyor, önemli hizmetlerde bulunuyorlardı. Eğer Osmanlı İmparatorluğu'nun 19'uncu yüzyıl ortalarındaki zor durumunu göz önüne alırsak, bu devletin Polonyalı ve Macar mültecilerin hayat hakkını Rusya ve Avusturya'ya karşı savunmak konusundaki cesurâne politikasını kelimelerle tasvir etmek güçleşmektedir.

Osmanlı Devleti sadece mültecilerin haklarını savunmakla kalmamış, aynı zamanda 1831 Polonya İhtilali'nden sonra, sürgünde kurulan bir hükümet sayılabilecek "Polonya Milli Komitesi"ni de tanımış ve komitenin İstanbul'daki temsilcisine adeta bir elçi gibi muamelede bulunmuştur. Bu konuda, değerli arşiv uzmanlarımızdan Nigar Anafarta'nın yayınladığı, Polonya ve Osmanlı ilişkilerini ele alanı ve Topkapı Sarayı'ndaki bu konudaki belgelerin koleksiyonunu ihtiva eden eser bir fikir verir. Buna göre Babiáli Polonya Milli Komitesi ile destekleyici bir ilişki içindedir.

Burası ilginçtir. Osmanlı'nın böylece desteklediği ulusal bağımsızlık oluşumlarını kurumlaştırarak, mensuplarını bünyesinde bulundurup kontrol ettiği açıktır. Nitekim bir banka yönetim hizmetiyle Doktor Victor Jacobson yahut Doktor Lichtheim gibi Siyonist hareketin temsilcileri de İstanbul'da bulunmuşlardı ve devlet bunları Siyonist hareketin temsilcileri olarak görür, bilir ve tanırdı. Aynı şekilde bilhassa ayaklanmadan sonra İstanbul'da bir Polonya Milli Komitesi de faaliyetini yürüttü." Polonya'daki Rus çarlık egemenliğini zımni bir biçimde de tanımama, dinî konularda da görülüyordu, Polonya'daki Müslümanların müftüsünü Çar'ın tayin ve tasdik ettiği biliniyor. Ancak Osmanlı Hükümdarı, ısrarla Müslümanların eğitimi ve önder gençlerin İstanbul'da okumasına dikkat etmiştir.

Kuruluş Cumhuriyet’e Giden Yol, s.70 , İlber Ortaylı, Kronik Kitap

YORUM YAZ



Güvenlik Kodu Yenile

Son Eklenen Yazılar

Bilgelik Evi: Beytülhikme
Bilgelik Evi: Beytülhikme

Bilgelik Evi: Beytülhikme Çekirdeğini Abbasi halifesi Mansur döneminde Bağdat'taki sarayda bulunan kütüphaneden alan Be...