Kars’ın Sarıçam ormanları arasında, 129 yıldır doğaya ve ihmale karşı direnen bir mühendislik harikası can çekişiyor. Ha...
Sarıkamış’ın Ahşap Şaheseri Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya
Tarih: 2026-02-20 / Görüntülenme: 287
Kars’ın Sarıçam ormanları arasında, 129 yıldır doğaya ve ihmale karşı direnen bir mühendislik harikası can çekişiyor. Halk arasında yanlış bir isimlendirmeyle "Katerina Köşkü" olarak bilinen, ancak aslen Rus Çarı II. Nikola tarafından inşa ettirilen Çar’ın Av Köşkü, bakımsızlık nedeniyle tarih sahnesinden silinme tehlikesiyle karşı karşıya.
![]()
Çivisiz Mimari: Kırlangıçkuyruğu Tekniği
1896 yılında inşa edilen bu eşsiz yapı, mimari zekasıyla döneminin çok ötesinde bir işçilik sergiliyor. Köşkün en büyüleyici özelliği, yapımında tek bir çivi dahi kullanılmamış olmasıdır. Yekpare ağaçların birbirine geçirilmesiyle uygulanan "kırlangıçkuyruğu" tekniği, binanın bir asırdan fazla süredir ayakta kalmasını sağlayan temel unsur. İki ayrı yapıdan oluşan bu ahşap şaheser, sadece dış mimarisiyle değil, içindeki teknolojik detaylarla da dikkat çekiyor:
Isıtma Sistemi (Peç): Beton kolonların içinden geçen özel bir ısıtma kanalı sistemi sayesinde, Sarıkamış’ın dondurucu soğuklarında bile ısı tüm binaya eşit şekilde dağıtılıyor. Doğal Dekor: Geçmişte Yeşilçam filmlerine doğal plato olan köşk, estetik dokusuyla sinema tarihine de tanıklık etti.
![]()
Tarihi Yanılgı: Katerina Değil, Aleksi İçin Yapıldı
Yıllardır süregelen yaygın bir hata, köşkün ismine dairdir. Yapılan araştırmalar ve tarihi kaynaklar, bu görkemli yapının Çariçe Katerina için değil, Çar’ın hasta oğlu Aleksi için bir rehabilitasyon merkezi ve ailenin av köşkü olarak tasarlandığını kanıtlıyor. Asalet ve hüznün kesiştiği bu nokta, bugün ne yazık ki duvarlarındaki yazılar ve kırık pencereleriyle bir "hayalet binayı" andırıyor.
![]()
"Bu Hazine Turizme Kazandırılmalı"
Ziyaretçiler ve tarih meraklıları, köşkün mevcut durumundan duydukları üzüntüyü dile getiriyor. İstanbul’dan bölgeyi ziyarete gelen Serhad Suçsuz, yapının Kars turizmi için paha biçilemez bir değer olduğunu vurgulayarak şu çağrıda bulundu: "Burada devasa bir hazine yatıyor. Bu eser burada yok olup gitmemeli; Ruslardan kalan bu önemli miras acilen koruma altına alınmalı ve turizme kazandırılmalı." Yetkililerin harekete geçmemesi durumunda, Sarıçam ormanlarının bu eşsiz mücevheri kısa süre sonra sadece eski fotoğraflarda bir anı olarak kalacak.
YORUM YAZ
Son Eklenen Yazılar
Tokat’ın Niksar ilçesinde asırlara meydan okuyan 881 yıllık Niksar Ulu Cami, tarihi kimliğini koruyarak modern bir konfo...
UNESCO Dünya Kültürel ve Doğal Miras Listesi'nde yer alan, eşsiz peribacaları ve yeraltı şehirleriyle bilinen Kapadokya...
Tarihin tozlu sayfaları genellikle çatışmalarla anılsa da, bazen en sert çarpışmaların yaşandığı topraklar, en köklü dos...
Kastamonu’nun Daday ilçesinde, tarihin derinliklerinden gelen bir ses yankılanıyor. Aktaştekke köyü Meyre Mahallesi’nde...
Modern Türkiye’nin Doğum Sancısı: Georg Rosen’in Kaleminden Türkiye Tarihi Timaş Tarih etiketiyle okurla buluşan "Türki...
