Osmanlı İmparatorluğu’nun 42. Şeyhülislamı olan Minkârîzade Yahya Efendi, hem ilmi derinliği hem de devletin en zorlu diplomatik ve askeri süreçlerinde takındığı vakur tavrıyla tarihe geçmiş bir şahsiyettir. 1609 (H. 1018) yılında İstanbul’da doğan Yahya Efendi, köklü bir ulema ailesine mensuptur.
İlmi Kariyeri ve Yükselişi
Mekke kadısı Minkârîzade Ömer Efendi’nin oğlu olan Yahya Efendi, ilk eğitimini babasından aldıktan sonra dönemin büyük alimi Şeyhülislam Abdürrahim Efendi’nin rahlesinden geçti. Müderrislik yaparak başladığı kariyerinde, fazileti ve hukuk bilgisiyle kısa sürede dikkat çekti.
Mekke ve Mısır Kadılıkları: 1647’de Mekke, ardından üç kez Mısır kadılığı görevlerinde bulundu. Mekke’de görev yaparken Süleymaniye Medresesi’nde verdiği Beydavî Tefsiri dersleri, Şemseddin Babilî gibi devrin dev alimleri tarafından hayranlıkla takip edildi.
Şeyhülislamlık Makamı: İstanbul kadılığı ve Rumeli kazaskerliği görevlerinin ardından 1662 yılında Şeyhülislamlık makamına yükseldi.
Tarihi Bir Sahne: Venedik Elçisi ile Müzakere
Yahya Efendi’nin devlet adamlığı, 21 yıl süren Girit Savaşı döneminde Venedik elçisiyle yapılan görüşmelerde tecelli etmiştir. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın Kandiye Kalesi’ni teslim etmeyen elçiye verdiği sert cevabın ardından; elçinin Papa ve Fransa Kralı 14. Louis’den (Güneş Kral) çekindiklerini beyan etmesi üzerine Yahya Efendi şu tarihi sözü söylemiştir:
"Demek odur ki Venedik cumhuru, Papa ve Françeskolara dayanmaktadır! Devlet-i Aliyye ise ancak Cenab-ı Hakk’a güvenir."
Bağdat Fethi ve Manevi Liderliği
Yahya Efendi, 86 yaşında olmasına rağmen Sultan IV. Murad ile birlikte Bağdat Seferi’ne katılarak ordunun maneviyatını en ön saflarda tutmuştur. 24 Aralık 1638 seher vaktinde Bağdat’ın fethine şahitlik etmiş, fetihten sonraki ilk Cuma namazında hutbeyi bizzat kendisi irad etmiştir.
Vefatı ve Mirası
1677 (H. 1088) yılında İstanbul’da vefat eden Yahya Efendi, vasiyeti üzerine Üsküdar’ın Açık Türbe semtine defnedilmiştir. Vefatına "Menzil-i Minkârîzade Cennet-i Me'va ola" mısrası tarih düşürülmüştür. Oğlu tarafından babasının kabri yanına inşa ettirilen medrese, onun ilim geleneğini yaşatmıştır.
Başlıca Eserleri
Fetava-yı Minkarîzade: Dönemin hukuk ve sosyal hayatına ışık tutan fetvalarının toplandığı eser.
Risale fî kavlihi teala Millete ebiküm İbrahim: Dini ve fıkhi bir risale.
Haşiye ale’l-Adabi’l-Adudiyye: Mantık ve edep üzerine önemli bir haşiye.
El-İttiba fî mes’eleti’l-istima: Tasavvufi ve hukuki bir inceleme.
![]()
Minkārîzâde Yahyâ Efendi’nin el-İttibâʿ fî mesʾeleti’l-istimâʾ adlı eserinin ilk iki sayfası (Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 2834/17)
Yorumlar (0)