Selçuklu’dan Günümüze Tıp Mirası: Çankırı Müzesi’ndeki Yılanlı Sembol
Anadolu Selçuklu döneminin tıp ve eczacılık kültürünü en yalın haliyle günümüze taşıyan "kadehe sarılı yılan" figürü, Çankırı Müzesi’nin en nadide eserleri arasında yer alıyor. Tarihi Taş Mescit, yani orijinal adıyla Cemaleddin Ferruh Darüşşifası’ndan günümüze ulaşan bu eşsiz kabartma, modern tıp ve eczacılığın dünyaca kabul edilen sembolünün Anadolu topraklarındaki köklü geçmişini simgeliyor.
Eczacılığın Temeli ve Şifa Sembolü
1235 yılında inşa edilen darüşşifada işlenen bu heykelde yer alan yılan figürü şifayı ve kendini yenilemeyi temsil ederken, kadeh ise hazırlanan ilaçların veya şifalı suların sunumunu simgeliyor. Sağlık tarihi açısından paha biçilemez bir değer taşıyan bu eser, Selçuklu mimarisinin ve bilim anlayışının estetikle birleştiği en somut örneklerden biri olarak kabul ediliyor.
Tıp Dünyasının Çankırı’daki Buluşma Noktası
Çankırı İl Kültür ve Turizm Müdürü Muharrem Ovacıklı, eserin orijinal halinin müzenin etnografya bölümünde sergilendiğini belirterek, objenin özellikle tıp dünyasından büyük ilgi gördüğünü vurguluyor. Ovacıklı, eczacılığın temeli olarak kabul edilen bu figürün, hem yerli hem de yabancı turistlerin müzede en çok ziyaret ettiği ve hakkında bilgi aldığı objelerin başında geldiğini ifade ediyor.
![]()
Tarihi Taş Mescit’ten Müze Vitrinine
Geçmişte bir şifahane olarak hizmet veren Taş Mescit’in duvarlarını süsleyen bu sembol, günümüzde müze ortamında koruma altında tutuluyor. Tıp tarihine ışık tutan bu heykel, Anadolu’nun tıp bilimindeki öncü rolünü hatırlatırken, ziyaretçilerine Selçuklu döneminin derinliklerine uzanan mistik bir şifa yolculuğu sunuyor.
Yorumlar (0)