Kayıp Sanılan Yunus Emre Divanı Berlin’de Ortaya Çıktı

03 Mayıs 2026
4 dakika okuma
0 yorum
Kayıp Sanılan Yunus Emre Divanı Berlin’de Ortaya Çıktı

Almanya’nın başkenti Berlin, Türk tasavvuf tarihine ışık tutan son derece önemli bir kültürel etkinliğe ev sahipliği yaptı. Berlin Yunus Emre Enstitüsü ile Berlin Devlet Kütüphanesi iş birliğinde düzenlenen özel programda, Türk düşünce ve tasavvuf dünyasının en büyük isimlerinden Yunus Emre’ye ait el yazması eserler ilk kez kamuoyuna tanıtıldı.

Yaklaşık Bir Asırdır Kayıp Sanılan Raif Yelkenci Nüshası İlk Defa Sergilendi

Yunus Emre Divanı’nın yaklaşık 100 yıldır kayıp olduğu düşünülen Raif Yelkenci nüshası ile Ritter nüshası, Berlin Devlet Kütüphanesi’nde korunan orijinal halleriyle sergilendi. Bu tarihi keşif, akademi dünyası ve kültür çevrelerinde büyük heyecan uyandırdı. Programa Türkiye’nin Berlin Başkonsolosu İlker Okan Şanlı, akademisyenler, edebiyatçılar ve çok sayıda davetli katıldı.

Berlin Devlet Kütüphanesi’nin Doğu Yazmaları Koleksiyonu Avrupa’nın En Önemlileri Arasında

Berlin Devlet Kütüphanesi Müdür Yardımcısı Reinhard Altenhöner, açılış konuşmasında kütüphanenin Doğu yazmaları koleksiyonunun büyüklüğüne dikkat çekti. Altenhöner, kütüphanede yaklaşık 43 bin Doğu yazması bulunduğunu, bunların arasında Osmanlı Türkçesi, Arapça ve Farsça eserlerin önemli bir yer tuttuğunu belirtti. Sergilenen Raif Yelkenci nüshasının ise yazma eser tüccarı Oskar Rescher aracılığıyla koleksiyona kazandırıldığını ifade etti.

“Yunus Emre Evrenselliğini Köklerinden Alıyor”

Yunus Emre Enstitüsü Almanya Koordinatörü Zeliha Eliaçık, Yunus Emre’nin yalnızca evrensel mesajlarıyla değil, kendi kültürel ve manevi bağlamı içinde anlaşılması gerektiğini vurguladı. Eliaçık, Yunus Emre’nin tıpkı Shakespeare veya Goethe gibi kendi medeniyet dünyası içinde değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Prof. Dr. Güler Doğan Averbek’ten Kritik Tespit

Raif Yelkenci nüshasının izini süren önemli isimlerden Prof. Dr. Güler Doğan Averbek, nüshanın 1930’lardan bu yana kayıp kabul edildiğini, ancak Berlin Devlet Kütüphanesi kayıtlarında yaptığı araştırmalar sayesinde yeniden ortaya çıkarıldığını açıkladı. Averbek, bu keşfin Türkoloji ve Yunus Emre araştırmaları açısından tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirtti.

Fuat Köprülü’nün Yunus Emre Araştırmalarındaki Öncü Rolü Hatırlatıldı

Averbek ayrıca, Türk edebiyat tarihçisi Fuat Köprülü’nün Yunus Emre’yi akademik dünyaya tanıtan ilk isimlerden biri olduğunu hatırlatarak, onun çalışmalarının Batı’da Türkoloji alanına büyük katkı sunduğunu ifade etti.

Yunus Emre’nin Tasavvufi Dünyası Berlin’de Anlatıldı

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nden Prof. Dr. Orhan Kemal Tavukçuoğlu, sunumunda Yunus Emre’nin insanı manevi bir şehir olarak tasavvur ettiğini anlattı. Tavukçuoğlu, Yunus’un düşünce dünyasında insanın hangi duyguyla yönetiliyorsa hayatının o doğrultuda şekillendiğini vurguladı.

Feridun Zaimoğlu’ndan Almanca Yunus Emre Okuması

Etkinlik kapsamında yazar Feridun Zaimoğlu, “Allah’ı Arayanlar” başlıklı Almanca okumasıyla Yunus Emre’nin evrensel manevi mesajını uluslararası katılımcılarla buluşturdu.

Yüzyıllar Öncesinden Gelen Miras Büyük İlgi Gördü

Program sonunda Berlin Devlet Kütüphanesi himayesinde korunan orijinal Yunus Emre nüshaları davetlilerin ziyaretine açıldı. Katılımcılar, Anadolu’nun yüzyıllar öncesine uzanan bu kıymetli mirasını hayranlıkla inceledi. Etkinlik, Yunus Emre ilahilerinin seslendirildiği özel konserle sona erdi.

Türk Kültürel Mirası Avrupa’da Yeniden Keşfediliyor

Berlin’de gerçekleştirilen bu anlamlı organizasyon, Yunus Emre’nin yalnızca Anadolu’nun değil, dünya kültür tarihinin de önemli bir değeri olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Kayıp sanılan nüshaların yeniden gün yüzüne çıkması, Türk kültürel mirasının uluslararası ölçekte yeniden değerlendirilmesine önemli katkı sundu.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz
0/1000 karakter
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!