Selimiye’nin 58 Yıllık Emaneti: Balkan Harbi’nden Kalan “Katil Mermi” Korunuyor

19 Haziran 2026
4 dakika okuma
0 yorum
Selimiye’nin 58 Yıllık Emaneti: Balkan Harbi’nden Kalan “Katil Mermi” Korunuyor

Selimiye’nin Yarası: Balkan Harbi’nden Günümüze Ulaşan "Katil Mermi"

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan, Mimar Sinan’ın "ustalık eserim" dediği Selimiye Camii, sadece ihtişamlı mimarisiyle değil, yakın tarihin en sancılı dönemlerine ait izleriyle de zamana meydan okuyor. Bu izlerden en çarpıcı olanı ise tam 58 yıldır büyük bir titizlikle korunuyor. Selimiye Camii’nde 23 yılı başmüezzinlik olmak üzere toplam 30 yıl boyunca görev yaptıktan sonra emekli olan Yusuf Karabıyık Çengelci, Balkan Harbi sırasında Bulgarlar tarafından camiye atılan gülle mermisinin parçasını yarım asırdan uzun süredir evinde muhafaza ediyor. Çengelci, tarih sayfalarından kopup gelen ve "Katil Mermi" adını verdiği bu metal parçasını, gelecek nesillere savaşın yıkıcı yüzünü göstermek ve bir daha aynı acıların yaşanmaması adına ibret olması amacıyla sakladığını belirtiyor.

Kubbeyi Delen Gülle: Selimiye Camii’ndeki Katliamın İzleri

Tarihi kaynaklarda ve Çengelci’nin aktarımlarında bu mermi parçasının hikayesi, Edirne’nin işgal günlerinde yaşadığı trajediyi gözler önüne seriyor. 1912 Balkan Harbi sırasında Bulgar topçuları tarafından ateşlenen güllelerden biri, Selimiye Camii’nin kubbesini delerek içeri düşüyor. O esnada cami içerisinde ibadet etmekte olan iki kadın ve henüz on yaşındaki bir kız çocuğu, kubbeden düşen bu mermiyle hayatını kaybediyor. Patlamanın etkisiyle cami zemininde iki metrekarelik bir alan tamamen tahrip oluyor. Görev yaptığı dönemin emekli baş imamı Şaban Efendi tarafından 1968 yılında kendisine kaybolmaması için emanet edilen bu parça, Yusuf Karabıyık Çengelci için sıradan bir savaş kalıntısı değil; kutsal bir mekanda can veren masumların aziz hatırasını temsil ediyor.

Yarısı Müzede Yarısı Evde: 58 Yıllık Tarihi Nöbet

Yaklaşık bir buçuk kilogram ağırlığında olan bu tarihi kalıntı aslında iki parçadan oluşuyordu. Yusuf Karabıyık Çengelci, merminin bir eşini geçmiş yıllarda Edirne’deki müzeye teslim ederek tarih meraklılarının ziyaretine açılmasını sağladı. Diğer parçayı ise 1968 yılından beri kendi evinde, adeta bir tarih nöbeti tutar gibi korumaya devam ediyor. Bu önemli hatırayı kaleme aldığı Selimiye tarihi kitaplarına resmiyle birlikte işleyen emekli başmüezzin, bugün Gazze ve Filistin’de yaşanan insanlık dramlarının bir benzerinin, bir asır önce Edirne topraklarında da yaşandığını hatırlatıyor. Savaşın hiçbir zaman kazananı olmayacağını vurgulayan Çengelci, bu mermiyi genç nesillere göstererek vatanın, bayrağın ve barış içinde bir arada yaşamanın değerini anlatmayı bir vatandaşlık görevi olarak görüyor.

Restorasyonda Korunan Tarih: Duvardaki Top Mermisi İzi

Selimiye Camii’nin yakın tarihe tanıklığı sadece bu taşınabilir mermi parçasıyla sınırlı değil. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen restorasyon çalışmalarında da bu tarihi hafızaya sadık kalındı. Savaş döneminde caminin dış duvarına isabet eden ve asırlardır varlığını koruyan top mermisi izi, restorasyon esnasında aslına sadık kalınarak olduğu gibi bırakıldı. Gelecek nesillerin Edirne’nin hangi zorluklardan geçerek bugünlere geldiğini yerinde görebilmesi amacıyla muhafaza edilen bu izler, Selimiye’nin sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda Osmanlı’nın son dönemindeki direnişin ve acının da canlı bir abidesi olduğunu kanıtlıyor.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz
0/1000 karakter
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!