Asırlık Dergâhta Yaşatılan Gelenek: Edirne'de Gönül Sofrası Kültürü Devam Ediyor
Osmanlı şehir kültürünün en güçlü miraslarından biri olan vakıf geleneği, imaretler ve gönül sofraları aracılığıyla yüzyıllar boyunca toplumsal dayanışmanın en önemli unsurlarından biri oldu. Aynı anlayışı günümüzde yaşatmayı amaçlayan Edirne Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, "Paylaşmanın Bereketi Gönül Sofrası" projesi kapsamında tarihi Gülşeni Aşık Efendi Dergâhı'nda vatandaşlarla aynı sofrada buluşmayı sürdürüyor.
Tarihi Dergâhta Paylaşmanın Bereketi
Edirne'nin manevi ve kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olan Gülşeni Aşık Efendi Dergâhı'nda gerçekleştirilen etkinlikte, cuma namazının ardından vatandaşlara pilav, ayran ve helva ikram edildi. Osmanlı döneminden günümüze uzanan "aşını paylaşma" ve "gönül kazanma" geleneğini yaşatan buluşmaya Edirne Vali Yardımcısı Güher Sinem Büyüknalçacı, kentte görev yapan kadın muhtarlar ve Edirne Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Tezcan Fidan da katıldı.
![]()
Vakıf Medeniyetinin Günümüzdeki Yansıması
Türk-İslam medeniyetinin temel taşlarından biri olan vakıf anlayışı, yalnızca ihtiyaç sahiplerine yardım etmeyi değil, aynı zamanda toplumun birlik ve beraberliğini güçlendirmeyi de amaçlıyor. Tarihi bir dergâhta kurulan gönül sofrası da bu kadim kültürün günümüzde yaşatılan örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Vatandaşlarla sohbet eden Vali Yardımcısı Güher Sinem Büyüknalçacı, katılımcıların cuma gününü tebrik ederek dayanışma ve paylaşmanın önemine vurgu yaptı.
"Altı Yıldır Her Cuma Aynı Gönül Sofrası Kuruluyor"
Etkinlikte değerlendirmelerde bulunan Vali Yardımcısı Güher Sinem Büyüknalçacı, "Paylaşmanın Bereketi Gönül Sofrası" projesinin sosyal yardımlaşma ruhunu gelecek nesillere aktaran önemli bir çalışma olduğunu belirtti. Yaklaşık altı yıldır her cuma günü aralıksız sürdürülen organizasyonun, hayırsever vatandaşların katkılarıyla hazırlandığını ifade eden Büyüknalçacı, toplanan yardımların yine vatandaşlarla paylaşıldığını söyledi. Destek veren tüm hayırseverlere ve emeği geçenlere teşekkür eden Büyüknalçacı, Edirne'nin paylaşma kültürüyle örnek olmaya devam ettiğini dile getirdi.
![]()
Tarihî Miras Geleceğe Taşınıyor
Geçmişte dergâhlar, tekkeler ve vakıflar yalnızca ibadet edilen mekânlar değil; aynı zamanda misafirlerin ağırlandığı, ihtiyaç sahiplerinin gözetildiği ve toplumsal dayanışmanın güçlendirildiği merkezlerdi. Gülşeni Aşık Efendi Dergâhı'nda kurulan gönül sofrası da bu tarihî mirası günümüz insanıyla buluşturarak kültürümüzde köklü bir yere sahip olan paylaşma ve yardımlaşma geleneğinin yaşamaya devam ettiğini gösteriyor. Hayırseverlerin destekleriyle sürdürülen projenin önümüzdeki haftalarda da her cuma günü devam edeceği belirtildi.
![]()
Yorumlar (1)
Biz bir vakıf medeniyetiyiz. Bu ruhun tekrar yaşatılması okul çağından itibaren çalışılmalı. Bizi ayakta tutan bir haslet.