Midas Tümülüsü Sanılıyordu! 3 Bin 200 Yıllık Mezarın Gerçek Sahibi Ortaya Çıktı

08 Ağustos 2026
6 dakika okuma
0 yorum
Midas Tümülüsü Sanılıyordu! 3 Bin 200 Yıllık Mezarın Gerçek Sahibi Ortaya Çıktı

Gordion’da 3 Bin 200 Yıllık Ahşap Mezar: Midas Tümülüsü Sanılan Mezarın Gerçek Sahibi Kim?

Ankara’nın Polatlı ilçesinde bulunan ve 2023 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınan Gordion Antik Kenti, Frig medeniyetinin izlerini günümüze taşıyan eşsiz arkeolojik mirasıyla dikkat çekiyor. Antik kentteki yaklaşık 90 tümülüs arasında öne çıkan ve halk arasında “Midas Tümülüsü” olarak bilinen yapı, içerisinde yaklaşık 3 bin 200 yıllık ahşap bir mezar barındırıyor.

53 metre yüksekliğinde ve yaklaşık 300 metre çapındaki devasa tümülüsün, sanılanın aksine Kral Midas’a değil, babası Gordias’a ait olduğu belirtiliyor. 1957 yılında gerçekleştirilen kazılarda ortaya çıkarılan mezar odası, Friglerin ahşap işçiliği ve metal sanatındaki ustalığına ilişkin önemli bilgiler sunuyor.

Dünyanın En Büyük Tümülüslerinden Biri

Gordion Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Kadim Koç, Gordion ve çevresinde çok sayıda tümülüs bulunduğunu belirterek, Polatlı bölgesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescillenmiş yaklaşık 130 tümülüs bulunduğunu ifade etti.

Gordion’da ise yaklaşık 90 tümülüsün bulunduğunu aktaran Koç, halk arasında Midas Tümülüsü olarak bilinen yapının dünyanın en büyük tümülüslerinden biri olduğunu söyledi. Koç, Gordion’daki tümülüslerin Frig döneminin zenginliği ve bölgenin tarihsel önemine ışık tuttuğunu belirtti.

3 Bin 200 Yıllık Ahşap Mezar Günümüze Ulaştı

Tümülüsün en dikkat çekici özelliğinin içerisinde bulunan ahşap mezar olduğunu belirten Koç, mezarın yaklaşık 6 metre 15 santimetre uzunluğunda ve 5 metre 15 santimetre genişliğinde olduğunu kaydetti.

Mezarın yapımında kullanılan ardıç ağaçlarının yaklaşık 3 bin 200 yıl geçmesine rağmen büyük ölçüde korunarak günümüze ulaşması, yapının arkeolojik önemini daha da artırıyor. Ahşap mezarın, Friglerin ileri düzeydeki ahşap işçiliğini ortaya koyan önemli örneklerden biri olduğu belirtiliyor.

Midas’ın Değil, Babası Gordias’ın Mezarı

Gordion’daki en büyük tümülüslerden biri olan yapı, uzun yıllardır halk arasında “Midas Tümülüsü” adıyla biliniyor. Ancak 1957 yılında gerçekleştirilen kazılarda mezar odasına ulaşılmasıyla birlikte yapının Kral Midas’ın babası Gordias’a ait olduğu yönünde bulgular ortaya çıktı.

Kadim Koç, Midas’ın antik dünyanın en tanınmış hükümdarlarından biri olması nedeniyle tümülüsün zaman içerisinde onun adıyla özdeşleştiğini belirterek, “Midas’ın babası için yaptığı bir tümülüs, babasının mezarı burası” şeklindeki açıklamalara rağmen halk arasında “Midas Tümülüsü” adının kullanılmaya devam ettiğini ifade etti.

Friglerin Çatal İğne Ustalığı: 99 Fibula Bulundu

Tümülüste gerçekleştirilen kazılarda ortaya çıkarılan buluntular, Friglerin yalnızca ahşap işçiliğinde değil, metal sanatında da ileri bir seviyeye ulaştığını gösteriyor. Mezardan çıkarılan 99 fibula, yani çatal iğne, Friglerin metal işçiliğindeki ustalığının önemli göstergeleri arasında yer alıyor.

Koç, fibulanın ana vatanının Gordion olduğunu belirterek, ilk çatal iğne örneklerinin burada üretildiğini ifade etti. Tümülüste bulunan çok sayıdaki fibula, Friglerin günlük yaşamı ve el sanatları hakkında da önemli bilgiler sağlıyor.

Friglerin Ahşap ve Halı Dokumacılığındaki Ustalığı

Gordion’daki arkeolojik buluntular, Friglerin dönemin gelişmiş ahşap oymacılığı ve dokumacılık tekniklerine sahip olduğunu ortaya koyuyor. Tümülüs içerisinde kullanılan ahşap yapı elemanları, Friglerin marangozluk ve ahşap işçiliğindeki becerilerini günümüze taşıyan önemli kanıtlar arasında bulunuyor.

Kazılar sırasında ahşap yapıların yanı sıra kumaş kalıntılarına da rastlanması, dönemin tekstil ve dokuma kültürüne ilişkin önemli veriler sunuyor. Ancak 1957 yılındaki kazılarda kullanılan dönemin teknikleri nedeniyle mezarın bazı bölümlerindeki ahşap ve kumaş dokuların zarar gördüğü belirtiliyor.

Mezara 82 Metrelik Tünelle Ulaşıldı

Gordion’daki tümülüs kazısının dikkat çekici ayrıntılarından biri de mezar odasına ulaşmak için açılan tünel oldu. Yaklaşık 82 metre uzunluğundaki tünelin kazılmasında Zonguldak’tan getirilen madencilerin görev aldığı aktarılıyor.

Kazı sürecine ilişkin bölgede çeşitli anlatıların da bulunduğu belirtilirken, mezar odasına açılan küçük bir bölümden yapılan ilk incelemelerde iskelet ve mezar buluntularının görüldüğüne ilişkin yerel hikâyeler günümüze kadar ulaşmış durumda.

Buluntular Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve Gordion Müzesi’nde

Gordion’daki kazılardan çıkarılan değerli eserlerin bir bölümü Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde, bir bölümü ise Gordion Müzesi’nde sergileniyor. Bu eserler, Friglerin sosyal yaşamından sanat anlayışına, metal işçiliğinden ahşap ve dokuma kültürüne kadar pek çok alanda önemli bilgiler sunuyor.

Gordion, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde

Frig medeniyetinin başkenti olarak kabul edilen Gordion Antik Kenti, sahip olduğu tümülüsler, yerleşim kalıntıları ve arkeolojik eserleriyle Anadolu’nun en önemli kültürel miras alanları arasında bulunuyor. Gordion, 2023 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil edilerek uluslararası alanda da tescillendi.

Yaklaşık 90 tümülüsün bulunduğu Gordion ve çevresi, Frig medeniyetinin siyasi, kültürel ve sanatsal gelişimine ilişkin önemli veriler sunuyor. 3 bin 200 yıllık ahşap mezarıyla dikkat çeken ve halk arasında Midas Tümülüsü olarak bilinen Gordias Tümülüsü de bu eşsiz mirasın en önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor.

Gordion Antik Kenti, tümülüsleri, müzeleri ve arkeolojik kalıntılarıyla Ankara’nın dünya mirası niteliğindeki önemli kültür duraklarından biri olarak ziyaretçilerini bekliyor.

Yorumlar (0)

Bu içerik için yorumlar kapatılmıştır.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!