Az uyumanın ve gece kalkmanın fayda ve faziletleri.
Ey aziz, Ehlullah demişlerdir ki: Saadetimizin sermayesi gecedir. Gece vakti, tenhada dostla yalnız kalmak, âşıkların dert dökmesidir. Gece, âriflerin sırdaşı (sır saklayıcısı)'dır. Gece, âşıkların derdi artar. Arifler, fikirlerini tartar, kâmiller için mutlu bir zamandır. Kalp semasına güneşin inişidir. Her gece güneş doğar. Fakat halk uyku denizine dalar gider. Her seherde, her murada erişilir. O vakit kör gibi uyumak gaflettir. Seher vakti mübarek saattir. O saatte uyanık olan mutludur. Seher vaktinde âşıklar uyumazlar, ârifler gönülden uzağa gitmezler. Seher vaktinde rahmet kapıları açıktır. O zaman uyanık olanın ruhuna zevk, kalbine ferahlık doğar.
Az uyumak, yücelik meziyetidir. Hazreti Ebu Bekir (Radıyallahu anh) her gece yatsı namazını bitirince ev halkıyla bir iki saat sohbet ettikten sonra onları yatırır, kendisi kalkıp abdestini tazeler, iki rekat nafile namaz kılar ve seccadesi üzerine oturarak huşu ile mürakabaya dalardı. Sabaha bir saat kala mübarek başını kaldırır ve bir ah çekerdi ki, o anda ağzından çıkan nurun ışığı Kâbe duvarlarını aydınlatır ve orada bulunan saman yığınları görünürdü. Sonra kalkıp 10 rekat teheccüd namazını kılar, ev halkını uyandırır ve namazının sünnetini kıldıktan sonra camiye giderlerdi.
Bir gün bir adam bir cariye almış, yatsı namazından sonra ona, yatağı ser yatalım demiş. Cariye ona Mevlân uyur mu? diye sormuş. O da Mevlâm hay ve kayyumdur (diri ve uyanık), ebediyyen uyumaz, demiş. Cariye ona, bu ebedi uyanık olan Mevlânın huzurunda uyumaktan haya etmez misin, deyince bu söz kalbine tesir etmiş ve bu adam ömrü boyunca yatağa girmemiş ve az uyumak suretiyle veliler mertebesine erişmiş. Çünkü veliliğe üç meziyetle girilir: Az yemek, az uyumak, az konuşmak.
Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri, Marifetname
![]()
Yorumlar (0)