Sivas Ulu Camii’nde 8 Asırlık Gizem Restorasyonla Ortaya Çıktı
Eğri minaresi ve yaklaşık 830 yıllık geçmişiyle Sivas’ın en önemli tarihî yapıları arasında yer alan Sivas Ulu Camii, tarihinin en kapsamlı restorasyonundan geçiriliyor. Restorasyon çalışmaları sırasında minarede bulunan onlarca yeşil renkli keramik çanak ise uzmanların incelemesiyle anlam kazandı. Çanakların, Anadolu Selçuklu mimarisinde görülen mimari süslemenin bir unsuru olarak şerefe bölümünde kullanıldığı belirlendi.
Sivas kent merkezinde bulunan Ulu Camii, Anadolu Selçuklu Devleti döneminde Kızılarslan Bin İbrahim tarafından 1196-1197 yıllarında Kul Ahi’ye yaptırıldı. Cami, 1212 yılında İzzeddin Keykavus tarafından onarıldı. Caminin dikkat çeken eğri minaresi ise 1213 yılında inşa edildi.
Tuğla örgülü ve sekizgen kaideli minare, Pisa Kulesi’ni andıran eğimi nedeniyle yapının en dikkat çekici unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Kuzeyden esen rüzgârın etkisi dikkate alınarak inşa edildiği belirtilen minarenin şakülünden yaklaşık 116 santimetre eğik olduğu ifade ediliyor. Bu özelliği nedeniyle yapı halk arasında “Eğri Minareli Camii” olarak da biliniyor.
![]()
Tarihinin en kapsamlı restorasyonu gerçekleştiriliyor
Yaklaşık 14 ay önce ibadete kapatılan Sivas Ulu Camii’nde temel güçlendirmeden yapının üst bölümündeki dönemsel eklentilerin kaldırılmasına kadar kapsamlı bir çalışma yürütülüyor. Restorasyon kapsamında caminin tavanında bulunan yaklaşık 1.100 ton ağırlığındaki betonarme eklenti kaldırılırken, yapının özgün mimari karakterine uygun ahşap lamine parkelerin döşenmesi planlanıyor.
Sivas Vakıflar Bölge Müdürü Mehmet Ali Çalışkan, restorasyonun caminin temelinden başlayarak yapının bütün eksiklik ve kusurlarının giderilmesini kapsadığını belirterek, amaçlarının hızlı bir çalışmadan ziyade eserin özgün dokusuna mümkün olduğunca sadık kalmak olduğunu ifade etti.
![]()
Eğri minare modern teknolojiyle izleniyor
Restorasyonun en dikkat çekici bölümlerinden biri de Ulu Camii’nin eğri minaresi. Şakülünden yaklaşık 116 santimetre eğik durumda bulunan minare, modern izleme teknolojileriyle sürekli takip ediliyor. Uzmanlar, mevcut eğikliğin ilerlemediğini belirtiyor.
Minarenin zaman içerisinde yıpranan ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan çini ve tuğlalarının konservasyonu sürdürülürken, geçmişte yıldırım düşmesi sonucu gövdeden kopan tuğlaların tamamlanması ve minarenin sağlamlaştırılması için de çalışmalar yürütülüyor.
Minarenin gövdesinin orta bölümünde kufi yazıyla yer alan Ahzab Suresi’nin 40. ayetinin zaman içerisinde kaybolan bölümleri de özgün yazı karakteri ve ölçülerine uygun şekilde yeniden tamamlanacak.
![]()
Minarede bulunan yeşil çanakların sırrı çözüldü
Restorasyon sırasında minarede ortaya çıkarılan onlarca yeşil renkli keramik çanak ise çalışmanın en dikkat çekici buluntularından biri oldu. İlk etapta kullanım amacı merak konusu olan çanakların, uzmanların incelemeleri sonucunda mimari süsleme amacıyla kullanıldığı değerlendirildi.
Selçuklu dönemi mimarisinde çini, sırlı tuğla, taş ve farklı renklerde tuğlaların yanı sıra keramik kapların da süsleme unsuru olarak kullanılabildiği belirtiliyor. Ulu Camii’nin minaresindeki küçük boyutlu sofra tabağı ve çorba kasesi formundaki keramik kapların, özellikle şerefe bölümünde dekoratif amaçla yerleştirildiği tespit edildi.
Uzmanlara göre Anadolu’daki mimari yapılarda süsleme amacıyla kullanılan firuze renkli unsurların aksine Sivas Ulu Camii’nde yeşil renk tercih edilmesi, yapıya özgü dikkat çekici bir ayrıntı oluşturuyor. Böylece restorasyon sırasında ortaya çıkan yeşil çanakların yalnızca sıradan seramik parçaları olmadığı, yaklaşık 830 yıllık yapının özgün mimari süslemesinin bir parçası olduğu anlaşıldı.
Restorasyonun 2028’de tamamlanması bekleniyor
Sivas Ulu Camii’ndeki restorasyon çalışmalarında hızdan ziyade yapının özgünlüğünün korunması öncelik olarak belirlenmiş durumda. Çalışmaların tamamlanmasının ardından caminin 2028 yılı içerisinde, Ramazan ayıyla birlikte yeniden ibadete açılması bekleniyor.
Yaklaşık sekiz asırlık geçmişiyle Sivas’ın tarihî siluetinin önemli unsurlarından biri olan Ulu Camii, restorasyonun tamamlanmasıyla birlikte hem ibadet mekânı hem de Selçuklu dönemi mimarisinin özgün örneklerinden biri olarak yeniden ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor.
Yorumlar (0)