Sivas’ın Altınyayla ilçesinde bulunan ve Hititlerin Anadolu’daki önemli dini ve idari merkezlerinden biri olan Sarissa Antik Kenti’nde kazı çalışmaları 2027 yılında yeniden başlayacak. Bugüne kadar ortaya çıkarılan 52 tablet, saray kalıntıları ve ikiz boğa rhyton heykeliyle dikkat çeken 3 bin 500 yıllık kent, yeni kazılarla Hitit medeniyetinin bilinmeyen yönlerine ışık tutmaya hazırlanıyor.
![]()
Hititlerin Kutsal Şehri Sarissa Yeniden Gün Yüzüne Çıkacak
Sivas’ın Altınyayla ilçesine bağlı Başören köyü sınırlarında yer alan Sarissa Antik Kenti, Anadolu’nun köklü geçmişini aydınlatan önemli arkeolojik alanlar arasında bulunuyor. MÖ 1500-1400’lü yıllarda Hititler tarafından kullanılan kent, özellikle dini törenlerin gerçekleştirildiği önemli bir merkez olarak öne çıkıyor.
1993 yılında başlatılan arkeolojik kazılar, 2005 yılına kadar devam etti. Bu süreçte ortaya çıkarılan 52 tablet, saray kalıntıları ve çeşitli arkeolojik buluntular, Sarissa’nın Hitit dünyasındaki önemini gözler önüne serdi. Kazılarda bulunan ikiz boğa rhyton heykeli ise kentin en dikkat çekici eserlerinden biri oldu.
Marburg Üniversitesi’nden Prof. Dr. Andreas Müller-Karpe başkanlığında yürütülen çalışmalarla tanınan antik kent, bugün hâlâ toprak altında sakladığı tarihî sırlarla yeni keşifleri bekliyor. Kazıların 2027 yılında yeniden başlamasıyla birlikte Sarissa’nın tarihine ilişkin yeni bulguların ortaya çıkarılması hedefleniyor.
![]()
52 Tablet, Saray Kalıntıları ve İkiz Boğa Heykeli
Sarissa’nın Hititler açısından taşıdığı önem, kazılarda ortaya çıkarılan eserlerle daha iyi anlaşılıyor. Kentte bulunan 52 tablet, dönemin dini, siyasi ve idari yaşamına ilişkin önemli bilgiler sunuyor. Saray kalıntıları da yerleşimin yalnızca dinî törenlerin yapıldığı bir merkez olmadığını, aynı zamanda idari açıdan da önemli bir konuma sahip olduğunu gösteriyor.
Sarissa kazılarında bulunan ikiz boğa rhyton heykeli, Hitit sanatının ve inanç dünyasının dikkat çekici örnekleri arasında yer alıyor. Günümüzde Sivas Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen eser, Hitit kültürünün sembolik dünyasına ışık tutuyor.
Benzer bir ikiz boğa eserinin Hattuşa’da da bulunduğunu belirten yetkililer, bu eserlerin Hitit medeniyetinin anlaşılması bakımından taşıdığı öneme dikkat çekiyor. Sarissa’dan çıkarılan buluntular, kentin dönemin diğer önemli Hitit merkezleriyle olan kültürel bağlarını da araştırmaya imkân sağlıyor.
![]()
4 Bin 600 Metrekarelik Tapınak ve Fırtına Tanrısı Kültü
Sarissa’nın en önemli özelliklerinden biri, Hititlerin dinî yaşamında üstlendiği rol. Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, antik kentte gerçekleştirdiği incelemeler sırasında, bugüne kadar yürütülen kazılar ve ortaya çıkarılan eserler hakkında İl Kültür ve Turizm Müdürü Aziz Erdoğan’dan bilgi aldı.
İncelemeler sırasında kentin tarihî önemine değinen Vali Şimşek, Sarissa’nın Samuha gibi Hititlerin önemli yerleşimlerinden biri olduğunu belirtti. Şimşek, burada ortaya çıkarılan tabletlerin ve saray kalıntılarının kentin dinî, siyasi ve idari merkez niteliğini ortaya koyduğunu ifade etti.
1993-2005 yılları arasında yürütülen kazılarda yaklaşık 4 bin 600 metrekare büyüklüğünde bir tapınak ortaya çıkarıldı. Hitit krallarının özellikle ilkbahar aylarında Hattuşa’dan Sarissa’ya gelerek dinî törenlere katıldığı, bu ziyaretlerde Fırtına Tanrısı’nın mekânını ziyaret edip çeşitli ritüeller gerçekleştirdiği belirtiliyor.
Bu bilgiler, Sarissa’nın Hititlerin inanç dünyasında sıradan bir yerleşim olmadığını, kralların da katıldığı önemli dinî törenlere ev sahipliği yapan bir merkez olduğunu gösteriyor.
![]()
3 Bin 500 Yıllık Su Mühendisliği Örneği: Suppitassu Gölü
Sarissa Antik Kenti’ni özel kılan unsurlardan biri de yaklaşık 3 bin 500 yıl öncesine uzanan su yönetimi uygulamaları. Kentte bulunan Suppitassu Gölü, Hititlerin su ihtiyacını karşılamak amacıyla oluşturduğu sistemin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Vali Yılmaz Şimşek, göletin günümüzde de görülebildiğini belirterek bölgenin tarihî su mühendisliği açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Şimşek, bölgede benzer başka göletlerin de bulunabileceğinin düşünüldüğünü ifade etti.
Antik dönemde su kaynaklarının yönetimi, şehirlerin sürdürülebilirliği ve nüfusun ihtiyaçlarının karşılanması açısından büyük önem taşıyordu. Sarissa’daki Suppitassu Gölü, Hititlerin yalnızca mimari ve dinî alanlarda değil, su kaynaklarının değerlendirilmesi konusunda da gelişmiş uygulamalara sahip olduğuna işaret ediyor.
Günümüze ulaşan bu tarihî su yapısı, Sarissa’nın yalnızca arkeolojik eserleriyle değil, dönemin mühendislik anlayışını yansıtan kalıntılarıyla da dikkat çekmesini sağlıyor.
2027’de Yeni Bir Arkeolojik Dönem Başlayacak
Sarissa Antik Kenti’nde kazı çalışmalarının 2027 yılında yeniden başlatılması planlanıyor. Sivas Valisi Yılmaz Şimşek’in açıklamasına göre yeni dönem kazılarının, İstanbul Üniversitesi’nden Metin Hoca’nın öncülüğünde yürütülmesi hedefleniyor.
Yeni çalışmalarla birlikte kentte henüz gün yüzüne çıkarılmamış yapıların ve eserlerin ortaya çıkarılması, Hititlerin dinî inanışları ile idari ve sosyal yaşamlarının daha ayrıntılı biçimde anlaşılması amaçlanıyor.
Vali Şimşek, kültürel mirasın korunarak gelecek nesillere aktarılmasının ve Sarissa’nın tanıtılarak turizme kazandırılmasının öncelikli hedefler arasında bulunduğunu belirtti. Şimşek ayrıca bugüne kadar kazılarda görev alan Prof. Dr. Andreas Müller-Karpe ve ekibi ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne teşekkür etti.
Yaklaşık 3 bin 500 yıllık geçmişiyle Anadolu’nun önemli Hitit merkezlerinden biri olan Sarissa, yeniden başlayacak kazılarla tarih meraklıları ve bilim dünyası için yeni bir keşif alanı olmaya hazırlanıyor. Toprak altındaki kalıntıların gün yüzüne çıkarılması, Hititlerin Anadolu’daki varlığını ve bu coğrafyada bıraktıkları kültürel mirası daha kapsamlı biçimde anlamaya katkı sağlayacak.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz