Kars’ın Sarıçam ormanları arasında, 129 yıldır doğaya ve ihmale karşı direnen bir mühendislik harikası can çekişiyor. Ha...
Osmanlı Hangi Sebeple Yıkılır?
Tarih: 2016-05-25 / Görüntülenme: 8972
Kanûnî Sultan Süleyman Han bir gün, Yahya Efendi hazretlerine sordu: "Osmanlı devleti böyle devam edecek mi, yoksa yıkılacak mı? Yıkılacaksa sebebi ne olacak?"
Rüşvet, dînen büyük günâhtır. Milletin felaketine sebep olan hastalıktan kurtulmak ancak İslâm ahlâkına sahip olmakla mümkündür. Çünkü ahlâklı bir Müslüman haksızlık etmediği gibi, haksızlığa da râzı olmaz. Çünkü onda Allah korkusu bulunduğu için rüşvete vasıta bile olmaktan arslandan, yılandan kaçar gibi kaçar. Bu bakımdan çocuklarımızı, gençlerimizi ahlâklı yetiştirmek, millet olarak başta gelen vazifelerimizden biridir.
Kanun gücü ile rüşveti, tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir. İnançsız kimseye, rüşvet olarak on lira da verseniz alır, işinizi görür. Fakat, inançlı kimselere milyarlar verseniz yine almaz. İslâm büyükleri, rüşvete yol açacak hediyeleri bile reddederlerdi... Meselâ, hazret-i Ömer, devlet başkanı iken, hanımı ile bir köye gider. Köylü kadınlar hâlifenin hanımına çeşitli hediyeler verirler. Eve geldikleri zaman, hazret-i Ömer, hanımına bunları nereden aldığını suâl eder. Hanımı da:
- Gittiğimiz yerde bana hediye ettiler, diye cevap verir.
Hazret-i Ömer de;
- Ben hâlife olmasaydım, sana bu hediyeler verilir miydi? Eskiden sana niçin hediye vermiyorlardı? diyerek verilen hediyeleri beytül mala (hazineye) verir.
***
Kanûni Sultan Süleyman Han bir gün, evliyânın büyüklerindan Yahya Efendi hazretlerine sordu:
- Osmanlı devleti böyle devam edecek mi, yoksa yıkılacak mı? Yıkılacaksa sebebi ne olacak?
Yahya Efendi şöyle cevap verdi:
- Zulüm haksızlık, rüşvet, adam kayırma, her tarafa yayılır; duyanlar işitenler buna mani olmaya çalışmazsa, neme gerek derse, sürüdeki koyunu, kurt değil çoban yerse, fakirlerin, muhtaçların feryadı göklere yükselirken kimse bunlara kulak vermezse, kişinin menfaati, devletin menfaatinin üstüne çıkarsa iş o zaman felaket başlar. Devlete itaat kalmaz, asayiş bozulur, devletin yıkılması, yok olması mukadder olur.
***
Sultan Vahideddin Han, yurt dışına çıkarken, yakınları;
- Efendim, gittiğimiz yerde, sıkıntıya düşebiliriz. Topkapı Sarayı'ndaki, kıymetli taşlardan, elmaslardan, mücevherlerden birkaç tanesini yanımıza alsak? Malumunuz, bunlar sizin kendi öz malınız. Dedelerinizden kalmadır, dediler.
Sultan Vahideddin Han bunlara tarihe geçen şu cevabı verdi:
- Evet bunları götürmem için kimseden izin almam gerekmez. Ancak bunlar, milletimin malıdır. Dedelerim, eğer bu milletin sultanı olmasaydı, bu hediyeler gelir miydi? Ben millet malına hainlik edemem!
YORUM YAZ
Son Eklenen Yazılar
Tokat’ın Niksar ilçesinde asırlara meydan okuyan 881 yıllık Niksar Ulu Cami, tarihi kimliğini koruyarak modern bir konfo...
UNESCO Dünya Kültürel ve Doğal Miras Listesi'nde yer alan, eşsiz peribacaları ve yeraltı şehirleriyle bilinen Kapadokya...
Tarihin tozlu sayfaları genellikle çatışmalarla anılsa da, bazen en sert çarpışmaların yaşandığı topraklar, en köklü dos...
Kastamonu’nun Daday ilçesinde, tarihin derinliklerinden gelen bir ses yankılanıyor. Aktaştekke köyü Meyre Mahallesi’nde...
Modern Türkiye’nin Doğum Sancısı: Georg Rosen’in Kaleminden Türkiye Tarihi Timaş Tarih etiketiyle okurla buluşan "Türki...
