Payitahtın üzerine gece karanlığı bir kâbus gibi çökmüş, İstanbul’un dar sokakları derin bir sükûta gömülmüştü. Ancak bu...
Gümrük Hanı’nın Son Muhafızı: Padişah Sanatını Yaşatan Adam
Tarih: 2026-01-09 / Görüntülenme: 408
Gaziantep'in tarihi Gümrük Hanı’nda, çekiç seslerinin pirinç tellere vurduğu o dar atölyede, bir zamanlar Osmanlı sultanlarının bizzat icra ettiği kadim bir sanat tüm ihtişamıyla yaşamaya devam ediyor: Sedef Kakma.
![]()
45 yıldır bu zanaata ömrünü adayan 58 yaşındaki Ökkeş Bozkurt, sadece mobilyalara değil; tarihin tozlu sayfalarından süzülüp gelen antika kılıçlara, tüfeklere ve hançerlere adeta yeniden can veriyor. Ceviz ağacının sert dokusunu sabırla işleyen Bozkurt, pirinç telleri nakış gibi dizdikten sonra, tatlı su midyelerinden elde edilen sedefleri elmas taşlarla şekillendirerek her bir esere ruh katıyor.
Bir Sultan Sanatının Modern Muhafızı
Osmanlı döneminde "padişah mesleği" olarak anılan bu sanat, Bozkurt’un ellerinde sadece bir süsleme değil, bir tarih anlatısına dönüşüyor. Sanatçı, antika ateşli silahlardan Zülfikar kılıçlarına kadar pek çok nadide parçayı; ayetler, özel isimler ve geleneksel telkari motifleriyle bezeyerek onları müzelik eserlere dönüştürüyor.
![]()
Sabırla İşlenen On Ayrı Aşama
Bir sedef kakma eserin ortaya çıkışı, modern dünyanın hızına meydan okuyan bir disiplin gerektiriyor. Bozkurt’un ifadesiyle, en küçük parça bile tam 10 kez elden geçiyor:
Çizim ve Tel İşleme: Motifler ağaca çizilir ve pirinç teller keskilerle yerleştirilir.
Oyma ve Yerleştirme: Frezelerle açılan yuvalara, elmas taşlarla yontulan sedefler tek tek gömülür.
Ateş ve Cila: Zımpara sonrası asitlenen ve pürüzlerden kurtulması için yakılan ahşap, son cilasıyla o meşhur derinliğini kazanır.
![]()
Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya Bir Miras
Bugün hem Türkiye'den hem de dünyadan büyük ilgi görmesine rağmen, sedef kakma sanatı ciddi bir tehdit altında. "Üç evlat yetiştirdim, birini bu mesleğe aşılayamadım" diyen Ökkeş Usta, devlet desteğine rağmen çırak yetişmemesinden dert yanıyor. Gümrük Hanı'nın serin duvarları arasında yankılanan bu çekiç sesleri, eğer yeni ustalar yetişmezse, tarihin sessizliğine gömülme riski taşıyor.
Sedef kakma, sadece bir zanaat değil; sabrın, estetiğin ve Osmanlı ruhunun günümüzdeki yansıması. Ökkeş Bozkurt’un aşkla sürdürdüğü bu mücadele, bir tarihin yok olmaması için verilen en zarif savaşlardan biri.
Bu zanaatın detaylarını daha yakından incelemek isterseniz, Gaziantep'teki Gümrük Hanı'nı ziyaret ederek tarihin bu ışıltılı dokunuşuna tanıklık edebilirsiniz.
Haberin videosu
BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
-
Böyle zanaatkar insanlar ne emeklerle buralara geliyorlar,ama çok çabuk kaybediyoruz maalesef çok acı😢😢😢❤️❤️❤️Manyağın biri çıkıp Süleymaniye Camii,ni yıkabilir ama tekrar kim yapabilir ?Hiç kimse bu meslekde Süleymaniye Camii gibi Kadim kıymetini bilelim..😢😢😢
Mustafa Türk
09.01.2026 19:21
-
Selamlar saygılar ❤️😢😢😢
Mustafa Türk
09.01.2026 19:22
YORUM YAZ
Son Eklenen Yazılar
Tarihin takvimi bugün hüzün ve haşmetin iç içe geçtiği bir yaprağı aralıyor: 16 Ocak 1595. Osmanlı mülkünün on ikinci su...
Osmanlı İmparatorluğu’nun yalnızca siyasi kudretinin değil, hayat standardının da zirveye ulaştığı Kanûnî Sultan Süleyma...
Annemiz tüm ekmek tayinini eşit olarak üçe böler ve biz onu günde iki kez yerdik. Yenilebilecek her şey yiyecek olarak k...
Mâlum Kıbrıs 1570 yılında feth olunur. Hani Sokullu: Siz donanmamızı yakmakla sakalımızı tıraş ettiniz ama biz Kıbrıs’ı...
Bir Şekerle Yirmi Bardak Çay: Anadolu’nun İktisat ve Kültür Mirası Kıtlama Kıtlama tekniğinin, şekerden tasarruf etmek...
