1413 yılında, Edirne’de kardeşi Çelebi Mehmed ile girdiği taht mücadelesini kaybeden Musa Çelebi hayatını kaybeder. Naaş...
11. Yüzyılda Yaşamış Yusuf Has Hacip'ten İletişim Dersleri
Tarih: 2026-01-12 / Görüntülenme: 39
Kelamın İklimi ve Dilin Muhafazası: Bir İletişim Dersi
Gönül mülkünün kapısı dildir ve o kapıdan çıkan her söz, ya bir imar ya da bir yıkım nişanesidir. Karahanlı ulu bilgesi Yusuf Has Hacib, insanoğlunun toplumsal varoluşunu kelamın dengesi üzerine inşa ederken bizlere şu ebedi düsturu miras bırakmıştır:
"..Başın selametini istiyorsan dilini tut, ağzından yakışıksız söz kaçırma. Söz bilerek söylenirse bilgi sayılır; bilgisizin sözü ise kendi başını yer. Söz söylemek faydasız değildir; ama çok sözden de fayda görmedim. Sen de sözü sırasında ve az söyle."
![]()
Kutadgu Bilig’in Kahire Müzesi’nde sergilenen nüshasından bir sayfa
Kutadgu Bilig'in, iletişimin tarihî ve edebî derinliğini şu başlıklarla mütalaa edebiliriz:
1. Sözün Ontolojik Ağırlığı (Bilgi ve Hikmet)
İletişim, yalnızca seslerin boşlukta salınımı değil, bilginin bir şahsiyetten diğerine intikalidir. Bilgece söylenen söz, karanlığı aydınlatan bir meşale hükmündedir. Ancak idrakten yoksun, fütursuzca sarf edilen her kelime, sahibinin itibarını zedeleyen birer ok gibi geri döner. Yusuf Has Hacib’in ifadesiyle, sözün "bilgi" sayılması için önce zihin süzgecinden, sonra gönül imbiğinden geçmesi elzemdir.
2. Sükûtun Estetiği ve "Az ama Öz" İlkesi
Tarih boyunca büyük hatipler, en güçlü mesajların en kısa cümlelerde gizli olduğunu bilmişlerdir. Çok söz, hakikatin özünü örten bir perdedir. İletişim dersimizin temel kaidesi şudur: Söz, gümüş ise sükût altındır; zira sükût, muhataba duyulan saygının ve kendi nefis terbiyesinin en ali göstergesidir. Fazla kelam, dikkati dağıtır; yerinde ve az kelam ise kalbe nüfuz eder.
3. Zamanın ve Zeminin Ruhu
"Sözü sırasında söylemek", iletişimin altın kuralıdır. Doğru bir sözü yanlış zamanda söylemek, şifalı bir ilacı yanlış dozda vermeye benzer. Kelam, mevsiminde açan çiçek gibi vakti geldiğinde latif, vakti geçtiğinde ise hükümsüzdür. Selametin anahtarı, ağzımızdan çıkacak olan sözün efendisi kalabilmekte saklıdır.
![]()
Kutadgu Bilig’in Kahire Müzesi’nde sergilenen nüshasından bir sayfa
Netice-i Kelam: Bin yıl evvel Balasagunlu Yusuf’un kaleme aldığı bu satırlar, bugün dijital gürültünün içinde kaybolan biz modern insanlara en büyük dersi vermektedir: Kelamını terbiye etmeyen, kaderini terbiye edemez. Başın selameti, dilin nezaketine; ruhun huzuru ise sözün asaletine bağlıdır.
YORUM YAZ
Son Eklenen Yazılar
İkinci Haçlı Seferi’nin gidişatını değiştiren ve Türklerin Anadolu üzerindeki hakimiyetini perçinleyen Kazıkbeli Savaşı,...
Kelamın İklimi ve Dilin Muhafazası: Bir İletişim Dersi Gönül mülkünün kapısı dildir ve o kapıdan çıkan her söz, ya bir...
Kronik Kitap etiketiyle raflardaki yerini alan "Filistin Cephesinde Bir Türk Askeri", tarih meraklılarını sadece tozlu a...
Bolu’nun karlı zirvelerinde, asırlık bir gelenek teknolojinin soğuk yüzüne meydan okuyor. Osmanlı döneminden bugüne uzan...
Konya’nın kadim topraklarında, her ayın ikinci pazar günü zamanın akışı yavaşlar ve geçmişin tozlu sayfaları Karatay’dak...
