Tarihin takvimi bugün hüzün ve haşmetin iç içe geçtiği bir yaprağı aralıyor: 16 Ocak 1595. Osmanlı mülkünün on ikinci su...
Sultan Üçüncü Murad ve Medeniyet Mirası
Tarih: 2026-01-16 / Görüntülenme: 108
Tarihin takvimi bugün hüzün ve haşmetin iç içe geçtiği bir yaprağı aralıyor: 16 Ocak 1595. Osmanlı mülkünün on ikinci sultanı, İslam halifelerinin yetmiş yedincisi Üçüncü Murad Han’ın beka alemine irtihal ettiği, yerine ise mahdumu Üçüncü Mehmed Han’ın taht-ı Osmani’ye cülus eylediği o mühim gün...
Gönül Ehli Bir Sultan: Üçüncü Murad Han
Üçüncü Murad Han, sadece bir fatih değil, aynı zamanda gönül ehli bir sultandı. Nakşibendi büyüklerinden Hace Ahmed Sadık Kabilî hazretlerinin feyziyle kemale ermiş; ilme, alime ve sanata gönül vermişti. Onun devrinde kılıçlar Tunus, Azerbaycan ve Tebriz’de zaferler kazanırken; akıl ve fen ise rasathanelerde astronomi araştırmaları ve logaritma hesaplarıyla meşguldü. Mescid-i Haram’ın kargir kubbelerinden Toptaşı Tımarhanesi’ne, Üsküdar’da validesi Nur Banu Sultan’ın inşa ettirdiği o muazzam Atik Valide Külliyesi’ne kadar her taşta bir ihlas mührü vardır. Bugün Ayasofya’nın gölgesinde, babası İkinci Selim Han’ın yanı başında ebedi istirahatgahında uykusundadır.
İftiralar Karşısında Hakikat ve Veli Padişahlar
Ne hazindir ki, bir dönem bazı kalemler bu pak silsileyi lekelemek istemiş; İkinci Selim Han’ın saraydaki bir kaza neticesinde vuku bulan vefatını, asılsız iftiralarla gölgelemeye çalışmışlardır. Oysa hakikat odur ki; Selim Han Halvetiyye meşayıhından Süleyman Amedi’den feyiz almış salih bir mümin, evlatları ise ilim ve irfanla yoğrulmuş birer veli mizaçlı padişahtı. Hüseyin Hilmi Işık hazretlerinin buyurduğu gibi: "Osmanlı sultanlarının hepsi velî idi..."
Vakar Sahibi Bir Halef: Üçüncü Mehmed Han
Babasının vefatı üzerine Manisa’dan gelip payitahta kadem basan Üçüncü Mehmed Han ise, edebi kaynaklarda "halim, selim ve vakur" bir sultan olarak tavsif edilir. Beş vakit namazını cemaatle kılan, Peygamber Efendimizin Sallallahu aleyhi ve sellem ve Eshab-ı Kiram’ın adı anıldığında hürmetle ayağa kalkan bu yüksek karakterli padişah, devletin emniyetini Hoca Sadeddin Efendi ve Ferhad Paşa gibi liyakatli isimlere emanet etmişti. 1603 senesinde o da emaneti teslim edip Ayasofya’nın bahçesinde, ecdadının yanındaki yerini aldı. Ruhları şâd, mekanları cennet-i ala olsun.
YORUM YAZ
Son Eklenen Yazılar
Osmanlı İmparatorluğu’nun yalnızca siyasi kudretinin değil, hayat standardının da zirveye ulaştığı Kanûnî Sultan Süleyma...
Annemiz tüm ekmek tayinini eşit olarak üçe böler ve biz onu günde iki kez yerdik. Yenilebilecek her şey yiyecek olarak k...
Mâlum Kıbrıs 1570 yılında feth olunur. Hani Sokullu: Siz donanmamızı yakmakla sakalımızı tıraş ettiniz ama biz Kıbrıs’ı...
Bir Şekerle Yirmi Bardak Çay: Anadolu’nun İktisat ve Kültür Mirası Kıtlama Kıtlama tekniğinin, şekerden tasarruf etmek...
İslam dünyasında iki belde var ki şerif diye anılır. Biri Kudüs-ü şerif, diğeri Şam-ı şerif. Peki onları kıymetli yapan...
