Orduyu Bölen Büyük Rekabet: Mektepli mi, Alaylı mı? Teorinin efendileri ile pratiğin ustaları karşı karşıya! Osmanlı’nı...
Dün Antep, Bugün Gazze: Camiler ve Hastaneler Neden Hedefteydi?
Tarih: 2026-01-19 / Görüntülenme: 412
Gaziantep’in dar sokaklarında, tarihin en şanlı direnişlerinden biri olan Antep Savunması’nın izleri hâlâ ilk günkü gibi taze. Şehrin kurtuluşunun 104. yılında, Boyacı Camii’nin hemen karşısındaki bir evin duvarında asılı duran o nesne, görenleri hem hayrete düşürüyor hem de hüzünlendiriyor: Patlamamış bir Fransız top mermisi.
![]()
Camiler ve Hastaneler Hedefteydi
İşgalci Fransız kuvvetleri, Antep halkının iradesini kırmak için sadece cepheyi değil, halkın sığındığı kutsal mekanları ve şifa merkezlerini de hedef aldı. 104 yıl önce başlayan bu amansız kuşatmada, işgalcilerin ilk hedefi II. Abdülhamid Han tarafından yaptırılan Hamidiye Guraba Hastanesi oldu. Hastanenin yıkılmasının ardından yaralıların tedavi edildiği Şeyh Fetullah Camii de içinde siviller olmasına rağmen defalarca bombalandı.
![]()
26 Tarihi Camide "Barbarlığın" İzi Var
Gaziantep’te sadece cephede savaşılmadı; şehrin maneviyatı da ateş altına alındı. Gazikültür A.Ş. Genel Müdürü Prof. Dr. Halil İbrahim Yakar’ın belirttiği üzere, bugün şehirdeki 26 tarihi camide Fransız bombardımanının mermi ve şarapnel izlerini görmek mümkün. Kozanlı, Hacı Nasır, Ömeriye ve Çınarlı gibi onlarca cami, o dönemin acımasız tanıkları olarak ayakta duruyor.
Duvarda Asılı Kalan 15,5’luk İbret Vesikası
23 Nisan 1920’de, Ankara’da Meclis dualarla açılırken, Antep semalarından ölüm yağıyordu. O gün Boyacı Camii cemaatini hedef alan 15,5’luk dev bir Fransız top mermisi, caminin karşısındaki bir evin duvarına saplandı ancak patlamadı.
"Aynen bugün Gazze'de olduğu gibi..."
Prof. Dr. Yakar, 105 yıl önce Antep'te yaşananların bugün Gazze'de yaşananlarla benzerliğine dikkat çekiyor: "Maneviyat tanımadılar, Kızılay bayrağı asılı hastaneleri ve camileri bombalayarak halkın moralini bozmaya çalıştılar."
![]()
Bir Direnişin Hafızası
Bugün o evin duvarında bir süs gibi duran ancak aslında sömürgeci bir zihniyetin vahşetini simgeleyen bu mermi, 104 yıldır yerinden kıpırdamadı. Antep halkının "İman ruhuyla" yazdığı bu destan, duvardaki o paslı demir parçasında ve minarelerdeki mermi izlerinde yaşamaya devam ediyor.
Sizce bir şehrin hafızası, o şehrin duvarlarındaki bu izlerde mi saklıdır? Yorumlarda düşüncelerinizi paylaşın.
Haberin Videosu
YORUM YAZ
Son Eklenen Yazılar
İstanbul’un tarihî surlarının gölgesinde, Topkapı’nın kalbinde yer alan ve XVI. yüzyıl Osmanlı mimarisinin en asil nişan...
Maziden Atiye Ahlat: Gençler Tarihin İzinde Geleceğe Yürüyor Ankara ve Diyarbakır’dan gelen öğrenciler, medeniyetimizin...
Gaziantep’in dar sokaklarında, tarihin en şanlı direnişlerinden biri olan Antep Savunması’nın izleri hâlâ ilk günkü gibi...
Trabzon’un "Kent Balkonu" Hukuk Çıkmazında Karadeniz'e hakim konumu, yüzyıllara uzanan tarihi ve kentin belleğindeki ye...
Samsun’un Çarşamba ilçesinde, Turgutlu Mahallesi Mezarlığı’nın sessizliğinde yükselen iki asırlık bir feryat var. Yaklaş...
