Youtube Video

Dün Antep, Bugün Gazze: Camiler ve Hastaneler Neden Hedefteydi?

Dün Antep, Bugün Gazze: Camiler ve Hastaneler Neden Hedefteydi?

Tarih: 2026-01-19 / Görüntülenme: 412

Gaziantep’in dar sokaklarında, tarihin en şanlı direnişlerinden biri olan Antep Savunması’nın izleri hâlâ ilk günkü gibi taze. Şehrin kurtuluşunun 104. yılında, Boyacı Camii’nin hemen karşısındaki bir evin duvarında asılı duran o nesne, görenleri hem hayrete düşürüyor hem de hüzünlendiriyor: Patlamamış bir Fransız top mermisi.

Camiler ve Hastaneler Hedefteydi

İşgalci Fransız kuvvetleri, Antep halkının iradesini kırmak için sadece cepheyi değil, halkın sığındığı kutsal mekanları ve şifa merkezlerini de hedef aldı. 104 yıl önce başlayan bu amansız kuşatmada, işgalcilerin ilk hedefi II. Abdülhamid Han tarafından yaptırılan Hamidiye Guraba Hastanesi oldu. Hastanenin yıkılmasının ardından yaralıların tedavi edildiği Şeyh Fetullah Camii de içinde siviller olmasına rağmen defalarca bombalandı.

26 Tarihi Camide "Barbarlığın" İzi Var

Gaziantep’te sadece cephede savaşılmadı; şehrin maneviyatı da ateş altına alındı. Gazikültür A.Ş. Genel Müdürü Prof. Dr. Halil İbrahim Yakar’ın belirttiği üzere, bugün şehirdeki 26 tarihi camide Fransız bombardımanının mermi ve şarapnel izlerini görmek mümkün. Kozanlı, Hacı Nasır, Ömeriye ve Çınarlı gibi onlarca cami, o dönemin acımasız tanıkları olarak ayakta duruyor.

Duvarda Asılı Kalan 15,5’luk İbret Vesikası

23 Nisan 1920’de, Ankara’da Meclis dualarla açılırken, Antep semalarından ölüm yağıyordu. O gün Boyacı Camii cemaatini hedef alan 15,5’luk dev bir Fransız top mermisi, caminin karşısındaki bir evin duvarına saplandı ancak patlamadı.

"Aynen bugün Gazze'de olduğu gibi..."

Prof. Dr. Yakar, 105 yıl önce Antep'te yaşananların bugün Gazze'de yaşananlarla benzerliğine dikkat çekiyor: "Maneviyat tanımadılar, Kızılay bayrağı asılı hastaneleri ve camileri bombalayarak halkın moralini bozmaya çalıştılar."

Bir Direnişin Hafızası

Bugün o evin duvarında bir süs gibi duran ancak aslında sömürgeci bir zihniyetin vahşetini simgeleyen bu mermi, 104 yıldır yerinden kıpırdamadı. Antep halkının "İman ruhuyla" yazdığı bu destan, duvardaki o paslı demir parçasında ve minarelerdeki mermi izlerinde yaşamaya devam ediyor.

Sizce bir şehrin hafızası, o şehrin duvarlarındaki bu izlerde mi saklıdır? Yorumlarda düşüncelerinizi paylaşın.

Haberin Videosu

YORUM YAZ



Güvenlik Kodu Yenile

Son Eklenen Yazılar