YARIN - TEŞRÎK TEKBİRLERİ BAŞLIYOR
Arefe Günü sabah namazından, Kurban Bayramı'nın dördüncü günü ikindi naması sonuna kadar 23 vakitte, erkek ve kadın herkesin farz namazlardan sonra, selâm verir vermez; Tekbîr-i teşrîki okuması vaciptir.
Tekbîr-i teşrîk şöyledir: "Allahü ekber, Allahü ekber. Lâ ilâhe illallah. Vallahü ekber, Allahü ekber ve lillahil-hamd." Beş vakit farz namazlardan başka; Bayram namazından ve Bayrama denk gelen Cuma namazından sonra da okunur. Câmiden çıktıktan sonra veya konuştuktan sonra okumak lâzım değildir.
YARIN - AREFE GÜNÜ VE GECESİ
Arefe Günü, Kurban Bayramı'nın birinci gününden önceki gündür. Arefe Gecesi ise; Arefe Günü ile Kurban Bayramı'nın birinci günü arasındaki gecedir.
Her mübârek geceye olduğu gibi, bu geceye de saygı göstermelidir. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
"Arefe Günü oruç tutanların, iki senelik günahları affolur. Biri geçmiş senenin, diğeri gelecek senenin günâhıdır."
"Arefe Günü'ne hürmet ediniz! Çünkü Arefe, Allahü teâlânın kıymet verdiği gündür."
"Arefe Günü 1000 İhlas okuyanın bütün günahları affolur ve duâsı kabul olur."
"Arefe gecesi ibâdet edenler, Cehennemden azat olur."
GÜNÜN TARİHİ - NECİP FAZIL KISAKÜREK
1904'te İstanbul'da doğdu. Bahriye Mektebine girdi. İlk şiirlerini burada yazmaya başladı. 1935'e kadar daha ziyâde ferdî, beşerî duyguları, kendi iç sıkıntılarını, buhranlarını dile getirdi. Büyük âlim Seyyid Abdülhakîm Arvasî'yi tanıması şahsiyetine, fikrine, dünya görüşüne tesir yaptı. Âdeta her şeyiyle yeniden doğdu.
Bu devreden sonra yazar, kendi tabiriyile Fildişi Kulesinden indi, memleketi, insanlarına karşı sorumluluk duyan Müslüman bir sanatkar ve münever hüviyet kazandı. Kalemiyle, inandığı doğru, güzel, iyi bildiği değerleri yaymak, savunmak, tanıtmak için çalıştı. Bu maksatla, şâirliğinin yanı sıra, edebiyatın hemen her dalında kalem oynatarak, yüzden fazla eser verdi. 1980'de "Sultân-üş-şuarâ" "Şairler Sultanı" ilân edildi. 25.05.1983'de, mücadelelerle dolu hayatı sona erdi.
Yorumlar (0)