Çanakkale’de Görünmeyen Savaş: Elektronik Harbin İlk Örneği

24 Nisan 2026
3 dakika okuma
7 yorum
Çanakkale’de Görünmeyen Savaş: Elektronik Harbin İlk Örneği

Dijital Çağın Görünmeyen Kahramanı: Çanakkale’de İlk "Jamming" Vakası

Bugün "elektronik harp" dediğimizde aklımıza siber ordular, karmaşık yazılımlar ve uydular geliyor. Ancak bu teknolojinin kökenlerinin, bundan 111 yıl önce, Tarihi Gelibolu Yarımadası’nın siperlerinde, ilkel ama dahiyane bir yöntemle atıldığını biliyor muydunuz?

Modern Harp Tarihinin Bilinmeyen İlki: Goncasuyu

Çanakkale Savaşları, sadece süngülerin ve top seslerinin değil, zekanın da savaştığı bir arenaydı. İtilaf Devletleri, donanmalarının atış gücünü artırmak için o dönemin "yüksek teknolojisini" kullanıyor; uçaklar havadan gözlem yapıyor, gemilere telsizle koordinat bildiriyordu. Ancak karşılarında, bu teknolojik üstünlüğü kıracak bir isim vardı: Telsiz Zabiti Tevfik Bey. Goncasuyu Telsiz İstasyonu’nda görevli olan Tevfik Bey ve ekibi, tarihe geçecek bir stratejiye imza attılar.

"Bozuk Fransızca" ile Gelen Şok

İngilizlerin devasa zırhlısı HMS Queen Elizabeth’in kaptanının hatıratına yansıyan o anlar, aslında bir dönüm noktasıydı. İngilizler, uçakları yere inmiş olmasına rağmen hala telsizlerinden "bozuk bir Fransızca" ile yanlış yönlendirmeler aldıklarını fark ettiklerinde büyük bir şaşkınlık yaşadılar. Türk tarafı, düşmanın telsiz frekansına sızmış, üzerine "gürültü" bindirerek (jamming) haberleşmeyi tamamen felç etmişti. Kaptan, yıllar sonra bu durumu Selahattin Adil Bey’e şu sözlerle itiraf edecekti:

"Biz boğaza girdiğimizde, gemilerimizle karaya isabetli atışlar yapıyorduk. Ancak bir süre sonra fark ettik ki; uçağımız yere inmiş olmasına rağmen, bozuk bir Fransızcayla hala bize yer yön tayini yapılıyordu. Anladık ki Türkler telsizimize girmiş ve haberleşmemizi karıştırmışlardı."

Neden Önemli?

Doç. Dr. Barış Borlat’ın da vurguladığı gibi, Çanakkale’de uygulanan bu yöntem, dünya harp tarihinde elektronik harbin (jamming) bilinen ilk örneklerinden biridir. O günün şartlarında; sahte siperler, yanıltıcı bataryalar ve Goncasuyu’ndan yükselen o frekans bozucu sinyaller, sadece birer savunma taktiği değil, düşmanın teknolojik üstünlüğünü kendi silahıyla vurma sanatının bir göstergesiydi. Tarihi Gelibolu Yarımadası, sadece şehitlerimizin kanıyla değil, aynı zamanda o dönem için devrim niteliğinde olan bu askeri deha ile de şekillendi. Bu olay, tarihin derinliklerinde saklı kalmış bir "yazılım savaşı"nın, teknoloji henüz emekleme aşamasındayken bile Türk askerinin stratejik zekasıyla nasıl birleştiğini kanıtlıyor.

Yorumlar (7)

Yorum Yaz
0/1000 karakter
Y
Yalçın Açıkgöz 27 Nisan 2026 09:09

Şehitlerimizi minnetle anıyoruz.rabbim cennetiyle ödüllendirsin inşallah.

İ
İsmail Daimi Arı 26 Nisan 2026 13:48

Ruhları şad olsun. 253 bin şehidin kendini feda ettiği boğaz bir imza ile yok edilmiştir. Düşman elini kolunu sallayarak İstanbul'a girmiştir. İnsanı kahreden de bu.

N
Nihat Doğan 26 Nisan 2026 13:24

Keşke şu anki toplum yapımızda o dönemki fedakarlıkları yapan insanlar gibi olsa ama bakıyorum amirinden memuruna pisliğe batmış hırsızı namussuzu savunan bir toplum olmaya doğru gidiyoruz yonetenler ister seçilmiş ister atanmış olsun ahlaklı adaletli olmazsa sonumuz kötüye gider Allah sonumuzu hayır etsin. Allah'ım geçmişten bu güne Türk milletinin ve İslam'ın hayrına hizmet eden tüm insanlardan razı olsun hepsine rahmet eylesin

@
@ibrahimbuyukbas 26 Nisan 2026 10:44

Türk devlet aklının eseri idi...
Boğazı zorla geçemeyen İngizin dört yıl sonra İstanbul da Jhon Türkler İngiliz Büyükelçinin arabasına at oldular

O
Osmanlı torunu 26 Nisan 2026 10:27

Akarcalı , Çanakkale içerek kendimden geçenlerin değil ALLAH ALLAH diyerek serden geçenlerin destanı

B
Bulenr akarcalı 25 Nisan 2026 15:36

Bizim hacı hoca geçinen bir takım zata göre bu işleri mollalar yapmış

E
Etem Sevik 25 Nisan 2026 15:12

Dijital Çağın Görünmeyen Kahramanı: Çanakkale’de İlk "Jamming" Vakasını okudum, ziyadesiyle bilgilendim. Teşekkürler.