Kurtuluş Savaşı'nın Gizli Kahramanı: Türkiye'deki Tek Piyade Kayığı İnebolu'da!

16 Ağustos 2026
2 dakika okuma
0 yorum
Kurtuluş Savaşı'nın Gizli Kahramanı: Türkiye'deki Tek Piyade Kayığı İnebolu'da!

Karadeniz’in hırçın dalgaları İnebolu kıyılarını döverken, ufukta beliren gemiler sıradan bir yük değil, bir milletin varlık mücadelesini taşıyordu. İstanbul’dan ve Rusya’dan gelen cephane yüklü gemiler limana yanaşamadığında, İstiklal Yolu’nun ilk ve en tehlikeli durağında İnebolulu denizciler sahneye çıkıyordu.

Hava açık ve deniz sakin olduğunda mühimmatlar heybetli denk kayıklarıyla karaya çekilirdi. Ancak Karadeniz’in ne zaman gazaba geleceği belli olmazdı. Fırtınanın denizi kudurttuğu, dev dalgaların denk kayıklarını devirecek kadar sertleştiği çetin günlerde ise köpüren suların arasından sıyrılan bambaşka bir güç vardı: Piyade kayıkları...

Piyade Loncası’nın gözü pek denizcileri, bu küçük ama son derece kıvrak teknelerle dalgalara meydan okur, gemilerdeki mermileri ve sandıkları karaya ulaştırmak için canlarını ortaya koyardı. Islanan mermiyi kucağında kurutmaya çalışan anaların, o cephaneyi kağnılarla Ankara’ya taşıyan kahramanların ilk dayanağı, bu küçük ahşap teknelerdi.

Savaşın ardından geçen bir asırlık zamanda, Kurtuluş Savaşı’nın bu sessiz kahramanları birer birer yok olup tarihin tozlu sayfalarına karıştı. İnebolu’ya kazandırdıkları ikinci İstiklal Madalyası’nın gururu hafızalarda tazeliğini korurken, bu şanlı mirası geleceğe taşımak yine bir İnebolulu ustanın el emeğine nasip oldu. Usta Mehmet Aksoy’un altı ay boyunca her bir tahtasını ilmek ilmek işlediği o piyade kayığı, tıpkı 100 yıl önce fırtınaya göğüs geren asılları gibi yeniden can buldu.

Bugün İnebolu Adliyesi’nin bahçesinde sergilenen ve Türkiye’deki tek örneği olan bu zarif tekne; yalnızca ahşap ve çividen ibaret bir yapı değil, Karadeniz’in köpüklü sularında yazılan bir kahramanlık destanının yaşayan en canlı şahididir.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz
0/1000 karakter
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!