Hiroşima Sonrası
Fuchs, 19 Eylül 1945'te Santa Fe'de Harry Gold'u tekrar gördüğünde, dünya artık eski dünya değildi. Bir ay önce, Japonya'nın Hiroşima ve Nagazaki şehirleri haritadan silinmiş, Japon imparatoru teslim olmuş, savaş bitmişti. Nazizm ve faşizm kesin olarak yenilmişti. Gelgelelim "Soğuk Savaş" başlıyordu. Manhattan Projesi'nin sorumluları da dahil olmak üzere herkesin kafasında bir şüphe oluşmuştu: Artık uranyum-235 veya plütonyum reaktörlerinin endüstriyel üretimine devam etmenin, Sovyetler Birliği'ne baskı uygulamak dışında ne anlamı vardı?
Proje üzerinde çalışan bilim insanları, araştırmalarının sonuçlarından dehşete kapıldılar: tahminlere göre 110.000 ila 250.000 kişi ölecekti. Klaus Fuchs da hem etkilenmiş hem de kaygıya kapılmıştı. Dehşetin bu hızlı tır-manışı karşısında sarsılan Niels Bohr ve Leo Szilard gibi, o da atom bombasının kullanılmasını engellemenin en iyi yolunun, SSCB'nin de ABD'yi bu bombayla tehdit edebilmesi olduğunu düşünüyordu. Diplomatlar buna daha sonra "dehşet dengesi" adını vereceklerdi. Fuchs, Ekim ayında, nükleer silahların kullanımıyla ilgili nihai raporun hazırlanmasına ve hidrojen bombasının geliştirilmesine ilişkin stratejik toplantılara katıldı.
Ancak, Fuchs bu son derece hassas sırlarla hiçbir şey yapamadı. NKVD'den artık hiç haber gelmiyordu. "Raymond" sırra kadem basmıştı.
Eylül 1945'te, Ottawa'da görevli GRU ajanı İgor Guzenko'nun büyük yankı uyandıran ilticası, Sovyet istihbarat servislerini tüm faaliyetlerini aniden durdurmaya mecbur bırakmıştı. Nazizmi yenilgiye uğratan iki büyük güç arasındaki gerginliğin tırmandığı bir ortamda, FBI'ın artık tüm imkân-larını seferber ederek komünist blok ajanlarının peşine düştüğü kolayca anlaşılıyordu. Moskova'da ise temkinli davranılıyordu: Klaus Fuchs gibi değerli muhbirlerin deşifre olmalarının zamanı değildi!
14 Haziran 1946'da Fuchs, Los Alamos'tan ayrıldı. Amerikalıların, nükleer silahın tekelini ellerinde tutmak için Birleşik Krallık'la yaptıkları stratejik anlaşmayı bozacaklarını biliyordu. Nitekim 1 Ağustos'ta Kongre, Amerikalıların herhangi bir ülkeyle nükleer işbirliği yapmasını yasakla-yan McMahon Yasası'nı kabul etti. İngiliz bilim adamlarına Amerika'nın kapıları artık kapanmıştı. Bunun üzerine Fuchs, Avrupa'ya gitti: Oxford yakınlarındaki Harwell'in teorik fizik bölümünde çalışacaktı. Başbakan Clement Attlee tarafından, yalnızca Birleşik Krallık'ın yararına atom silahları üretmek üzere kurulan çok gizli komite burada çalışıyordu...
New Mexico'ya kıyasla hareket özgürlüğünün çok daha geniş olduğu İngiltere'de Fuchs, eski bir Alman arkadaşı Johanna Klopstech'le -KGB için "Martha- yeniden temasa geçti; Klopstech ise Sovyet yoldaşlarla irti-batı yeniden kurdu. Merkez ona yeni bir kod adı ("Charles") verdi ve yeni bir irtibat subayı gönderdi. 27 Eylül 1947 saat 20:00'de Londra'daki Nags Head adlı bir barda bir buluşma ayarlandı. Orada, Fuchs'un atom (A) ve hidrojen (H) bombalarının geliştirilmesi konusunda en kapsamlı bilgiye sahip kişi olduğunu bilen "Eugène" adlı bir adam onu bekliyordu.
Bernard Lecomte, KGB Tarihi, s.110, Kronik Kitap, 2026 İstanbul
Yorumlar (0)