İzmir’in binlerce yıllık tarihine ışık tutan Smyrna Agorası’ndaki arkeolojik kazılarda önemli keşifler ortaya çıkarılıyor. Roma döneminden günümüze ulaşan antik su kanalının yaklaşık 2 bin yıldır akmaya devam ettiği belirlenirken, kazı ekibi kanalın kaynağını tespit etmek amacıyla şimdiye kadar yaklaşık 150 metrelik bölümünü takip etti.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi adına yürütülen kazıların ana sponsorluğunu İzmir Büyükşehir Belediyesi üstleniyor. Büyükşehir Belediyesi, Smyrna Agorası ve Antik Smyrna Tiyatrosu kazılarına 2025-2027 döneminde toplam 34,5 milyon lira destek sağlıyor.
![]()
2 bin yıllık su kanalı hala akıyor
Smyrna’nın Roma dönemindeki su ihtiyacının pınarlardan gelen kanallar aracılığıyla karşılandığını belirten Kazı Başkanı ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Türk-İslam Arkeolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Akın Ersoy, sistemin bir bölümünün günümüzde de çalıştığını ifade etti.
Ersoy, yaklaşık 2 bin yıldır akan bir sudan söz ettiklerini belirterek kanalın kaynağının henüz kesin olarak tespit edilemediğini söyledi. Suyun, Agora’nın güneyinde yer alan Namazgah Hamamı ve Kurşunlu Cami çevresindeki olası bir pınarla bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor.
Kanalın yaklaşık 150 metrelik bölümünün takip edildiğini belirten Ersoy, çalışmaların su sisteminin geçmişte nasıl işletildiğinin anlaşılması açısından önem taşıdığını vurguladı.
![]()
Toprağın altından üç yeni mekan çıktı
2026 yılı kazılarında yalnızca antik su sistemiyle ilgili değil, Smyrna Agorası’nın mimari ve sosyal geçmişine ilişkin de önemli buluntulara ulaşıldı. Geçen yıl ortaya çıkarılan mozaik tabanın devamında üç yeni mekan tespit edildi.
Bu mekanlardan ikisinin tabanının mozaik, diğerinin ise mermer döşemeden oluştuğu belirlendi. Kazılar sırasında ayrıca Agora ve Smyrna Tiyatrosu çevresinde daha önce karşılaşılmayan duvar resimleri ortaya çıkarıldı.
Yeni mekanların Efes’teki Yamaç Evleri ile benzer özellikler taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Akın Ersoy, yapıların kamusal bir işleve sahip olabileceğini değerlendirdi. Duvar resimlerinin ise Smyrna Agorası ve tiyatro çevresinde ilk kez tespit edildiği belirtildi.
![]()
Smyrna’nın Geç Antik Çağ dönüşümüne ışık tutuyor
Yeni keşfedilen mekanların milattan sonra 5. ve 6. yüzyıllara, yani Geç Antik Çağ’a tarihlendiği bildirildi. Roma İmparatorluğu’nun 395 yılında ikiye ayrılması ve Hristiyanlığın yayılmasıyla birlikte kentlerin mimari ve sosyal yapısında önemli değişimler yaşandı.
Agora’daki yeni buluntuların, Smyrna’nın bu dönüşüm sürecini anlamak açısından önemli veriler sunduğu ifade edildi. Kazı ekibi, mozaikli mekanların devamını araştırdıktan sonra daha önce tespit edilen Hamam-Gymnasion yapısında çalışmalara devam edecek.
Bu bölümde Osmanlı dönemine ait katmanların altında kalan Gymnasion yapısının mekansal organizasyonu ayrıntılı şekilde incelenecek.
Agora’dan Kemeraltı’na uzanan 2 bin yıllık hafıza
Prof. Dr. Akın Ersoy, günümüzde İzmir’in en önemli tarihi ve ticari merkezlerinden biri olan Kemeraltı’nın sosyal, kültürel ve ticari kimliğinin köklerinin Smyrna Agorası’na kadar uzandığını belirtti.
Antik Smyrna Limanı’nın zaman içerisinde dolmasıyla birlikte ticari ve sosyal hayatın Kemeraltı yönüne kaydığını ifade eden Ersoy, Agora’da oluşan kentsel hafızanın zaman içerisinde Kemeraltı’na taşındığını söyledi.
Böylece Smyrna Agorası’nda yaklaşık 2 bin yıl önce şekillenen sosyal, kültürel ve ticari yaşamın izlerinin günümüzde dünyanın en büyük açık hava alışveriş merkezlerinden biri olarak nitelendirilen Kemeraltı’nda yaşamaya devam ettiği değerlendiriliyor.
20 bin kişilik Smyrna Tiyatrosu yeniden kent yaşamına hazırlanıyor
Kazı çalışmalarının bir diğer önemli hedefini ise Kadifekale eteklerinde bulunan Antik Smyrna Tiyatrosu oluşturuyor. Yaklaşık 20 bin kişi kapasiteli tiyatronun oturma sıralarının önemli bir bölümü günümüze kadar ulaşmış durumda.
Kazı Başkanı Prof. Dr. Akın Ersoy, Smyrna Tiyatrosu’nun yeniden İzmir’in kültür ve sosyal yaşamına kazandırılmasının hedeflendiğini belirterek tiyatronun gelecekte kent için önemli bir sosyo-kültürel mekan haline geleceğini ifade etti.
Arkeolojik miras için koruma çalışmaları da sürüyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kazılara verdiği desteğin çalışmaların hızını ve kapasitesini artırdığı belirtildi. Sağlanan kaynak sayesinde daha fazla uzman ve çalışma grubuyla araştırma yapılabildiği, bunun da arkeolojik mirasın ortaya çıkarılma sürecini hızlandırdığı ifade edildi.
Kazı alanında keşfedilen eserlerin korunmasına yönelik konservasyon çalışmaları da devam ediyor. Özellikle ziyaret güzergahında bulunan grafitilere ait sıvaların korunması için çalışmalar yürütülürken, Grafiti Salonu’nun bir bölümü belirli saatlerde ziyaretçilere açılıyor.
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Turizm Rehberliği Bölümü öğrencileri de staj kapsamında kazı alanını ziyaret edenlere Türkçe ve İngilizce rehberlik hizmeti sunuyor.
Smyrna’nın binlerce yıllık geçmişi gün yüzüne çıkıyor
Smyrna Agorası’nda devam eden kazılar, yalnızca antik kentin mimari kalıntılarını değil, İzmir’in yüzyıllar boyunca geçirdiği sosyal, kültürel ve ekonomik dönüşümü de ortaya koyuyor. Yaklaşık 2 bin yıldır akmaya devam eden su kanalı, yeni mekanlar ve duvar resimleriyle birlikte Smyrna’nın geçmişten günümüze uzanan kent hafızasının yeni parçaları gün ışığına çıkarılıyor.
Yorumlar (0)