Sarayların Tarihi Dokumaları Uzman Ellerde: 16. Yüzyıl Seccadeleri Yeniden Sergilenecek

07 Eylül 2026
6 dakika okuma
0 yorum
Sarayların Tarihi Dokumaları Uzman Ellerde: 16. Yüzyıl Seccadeleri Yeniden Sergilenecek

Milli Saraylar Başkanlığı bünyesinde koruma ve restorasyon çalışmaları sürdürülen, 16. yüzyıldan günümüze ulaşan tarihi seccade ve saray halıları, uzmanların titiz çalışmalarıyla yeniden sergilenmeye hazırlanıyor.

Milli Saraylar Başkanlığına bağlı Yıldız Şale Köşkü yerleşkesindeki Halı Restorasyon Atölyesi'nde yürütülen çalışmalar kapsamında, tarihi seccade ve halılar uzman ekipler tarafından aslına uygun şekilde restore ediliyor. Konservasyonu tamamlanan 6 seccade, özel panolara sabitlenerek sergilenmeye hazır hale getirildi.

Eserler arasında 16. yüzyıl Safevi dönemine ait 3 seccade de bulunuyor. Zengin hat programları, yün ve klaptan malzeme kullanımı ve bordürlerinde yer alan ayetlerle dikkat çeken seccadelerin, Safevi coğrafyasında üretilerek Osmanlı sarayına hediye edildiği değerlendiriliyor.

Bergama üretimi seccade dikkat çekiyor

Eserler arasında 16. yüzyıl Bergama üretimi, Türk düğümüyle yünden dokunmuş "anahtar delikli" seccade de yer alıyor. Rönesans dönemi Avrupa resimlerinde dekoratif unsur olarak da görülen bu motif, tarihi seccadenin öne çıkan özellikleri arasında bulunuyor.

Saray seccadelerin bordür ve mihrap bölümlerinde Neml, En'am, Bakara, Nur, İhlas, Enbiya, Hud, A'raf, Haşr, Tevbe, İbrahim ve Kafirun surelerinden ayetlerin yanı sıra Esmaü'l-Hüsna da yer alıyor.

Dolmabahçe, Beylerbeyi ve Yıldız saraylarının halıları da restore ediliyor

Atölyede seccadelerin yanı sıra Dolmabahçe, Beylerbeyi ve Yıldız saraylarının koleksiyonlarında bulunan tarihi halıların restorasyon çalışmaları da devam ediyor.

Çalışmaları sürdürülen eserler arasında Yıldız Sarayı Şale Köşkü'nün 8 numaralı odasına ait Hereke halısı, Dolmabahçe Sarayı Harem Dairesi'nde kullanılan Gördes halısı, Beylerbeyi ve Dolmabahçe saraylarına ait şal desenli halılar ile 1901 tarihli, Feshane-i Fabrika-yı Hümayun imzalı ipek halı bulunuyor.

Tarihi dokumalar titizlikle yeniden hayat buluyor

Restorasyon sürecinde tarihi dokumalar öncelikle ayrıntılı şekilde belgeleniyor. Ardından yıpranan atkı ve çözgü telleri tamamlanıyor, eksik ilmekler ise eserin özgün yapısına uygun şekilde ele alınıyor. Saçakların yerleştirilmesinin ardından tesviye ve ütü işlemleri uygulanarak eserler sergilemeye hazır hale getiriliyor.

2007 yılından bu yana faaliyet gösteren Halı Restorasyon Atölyesi'nde görev yapan 8 halı onarım ustası, saray koleksiyonlarındaki tarihi dokumaların gelecek nesillere aktarılması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Atölyedeki mevcut çalışmaların yaklaşık 5 ay sürmesi bekleniyor.

"Tarihi eser olan el dokuması halıların restorasyon çalışmalarını yapıyoruz"

Milli Saraylar bünyesinde halı restorasyon atölyesinde Halı Onarım Ustası olarak görev yapan Sadi Öztürk, tarihi eser niteliğindeki el dokuması halıların restorasyon çalışmalarını yaptıklarını belirtti.

Öztürk, "Milli Saraylar bünyesindeki Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı, Beylerbeyi Sarayı, Yıldız Sarayı, Yıldız Şale Köşkü ve diğer kasr ve köşklerdeki tarihi eser olan el dokuması halıların restorasyon çalışmalarını yapıyoruz. Şu an atölyemizde 6 tane Topkapı Sarayı'na ait olan eser var. Bu 6 eserin konservasyon çalışmaları tamamlandı. Daha sonra panoya dikilerek Topkapı Sarayı'ndaki ait oldukları, müzeciliğin belirlemiş olduğu yerde sergilenecekler" dedi.

Bu 6 eserden 3'ünün Safevi topraklarında dokunarak saraya hediye edildiğini ve 16. yüzyıla ait olduğunu aktaran Öztürk, eserlerin üzerinde Bakara, Nur ve İhlas surelerinden ayetlerin bulunduğunu söyledi. Öztürk, bazı eserlerde Ali isminin ve Şii şehadetinin de yer aldığını belirtti. Diğer 3 eserin ise Osmanlı dönemine ait olduğunu, bunlardan birinin 16. yüzyıl Bergama eseri, ikisinin ise 19. yüzyıla ait eserler olduğunu ifade etti.

Esere uygun iplikler tespit edilerek özgün dokusu korunuyor

Öztürk, restorasyon çalışmalarında her esere uygun ipliklerin ve renklerin titizlikle belirlendiğini belirterek, Yıldız Sarayı'nda sergilenecek 2 ipek halının da çalışma kapsamında bulunduğunu söyledi.

Bu halılardan birinin Feshane Fabrikası'nda, diğerinin ise Hereke Halı Fabrikası'nda dokunduğunu belirten Öztürk, eserlerin 19. yüzyıla ait olduğunu ve bunlardan birinin 1318 tarihli, yani 1901 yılına denk gelen eser olduğunu aktardı.

Dolmabahçe Sarayı, Beylerbeyi Sarayı ve Şale Köşkü'ne ait, ölçüleri oldukça büyük olan 19. yüzyıl eserlerinde ise konservasyondan ziyade restorasyon çalışması yürütüldüğünü ifade eden Öztürk, "Restorasyon çalışmasında da eserin kendi uygun ipliklerini tespit ediyoruz; önce bir tespit çalışması yapıyoruz, kendine uygun iplikler, dokusuna uygun iplikler tespit ediliyor. Yine kendine ait renkleri kazanda kaynatılarak boyanıyor. Daha sonra kendi atkısı, çözgüsü, ilmekleri atılarak kendi dokusuna, kendi rengine, yapısına göre tamamlaması yapılıyor" dedi.

Tesviye işleminin ardından eserlerin ait oldukları saraylara ve odalara yerleştirilerek yeniden sergilendiğini belirten Öztürk, çalışmaların temel amacının tarihi eserlerin özgün yapısını ve dokusunu koruyarak gelecek nesillere aktarılmasını sağlamak olduğunu kaydetti.

"1-1,5 yılı bulan eserlerimiz oluyor"

Konservasyon ve restorasyon süreçlerinin birbirinden farklı olduğunu belirten Öztürk, konservasyon çalışmalarının esere mukavemet kazandırma ve koruma amacı taşıdığı için daha kısa sürede tamamlandığını söyledi.

Öztürk, "Konservasyon süreçlerimiz tamamlama çalışması olmadığı için birebir eseri mukavemet etme, koruma amaçlı olduğu için daha kısa sürede tamamlanıyor. Bu 2 ila 4 ay arası sürebiliyor. Ama restorasyon sürecimiz çok daha uzun bir süreç oluyor, tamamlama süreci de olduğu için. 1-1,5 yılı bulan eserlerimiz oluyor" ifadelerini kullandı.

Topkapı Sarayı'ndaki eserlerin daha eski dönemlere ait olduğunu, Yıldız Sarayı, Beylerbeyi Sarayı ve Şale Köşkü'ndeki eserlerin ise ağırlıklı olarak 19. yüzyıla ait bulunduğunu belirten Öztürk, her eserin özgün yapısının korunması için titiz bir çalışma yürüttüklerini vurguladı.

Öztürk, "Biz burada eserlerin birebir restorasyon çalışmasını yapıp, tamamlamasını yapıp tekrar kendi orijinal yapısına, dokusunu korumak istiyoruz. Muhafaza etmek için elimizden gelen çalışmayı yapıyoruz ve ait oldukları yere gönderip orada sergilenmeye devam ediyor" dedi.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz
0/1000 karakter
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!