Erzurum’da görenleri şaşırtan tarihi cami: Minaresi neden camiden ayrı?
Erzurum’un asırlık yapıları arasında yer alan Murat Paşa Camii, mimari özelliğiyle diğer Osmanlı camilerinden ayrılıyor. 1572 yılında Beylerbeyi Murat Paşa tarafından yaptırılan caminin bahçesinde yükselen ve ana yapıya bitişik olmayan minaresi, ziyaretçilerin dikkatini çekiyor. Ancak bu sıra dışı görüntünün arkasında, camiden çok daha eskiye uzanan bir hikâye bulunuyor.
İlk bakışta Murat Paşa Camii’ne sonradan eklenmiş gibi görünen minare, aslında camiden önce bölgede bulunan bir yapının mirası. Tarihi kaynaklara ve camide görev yapanların aktardığı bilgilere göre minare, daha önce bölgede bulunan Ahmediye Camii ve Ahmediye Medresesi’ne aitti. Ahmediye Camii yıkılıp yerine Murat Paşa Camii inşa edilince mevcut minare korunarak kullanılmaya devam edildi.
![]()
1572’de inşa edildi, minaresi camiden daha eski
Osmanlı döneminde Beylerbeyi Murat Paşa tarafından yaptırılan Murat Paşa Camii, 12 Aralık 1572 tarihinde ibadete açıldı. Yaklaşık 520 metrekarelik kapalı alana sahip olan cami, günümüzde yaklaşık 300 kişilik kapasitesiyle ibadet hizmetini sürdürüyor.
Caminin en dikkat çekici unsuru ise yapının hemen yanında değil, bahçesinde bağımsız olarak yükselen minaresi. Sekizgen kaide üzerine oturan ve düzgün kesme taştan inşa edilen silindirik gövdeli minare, tek şerefeli ve yaklaşık 25 metre yüksekliğinde.
Minarenin bir başka dikkat çekici özelliği ise içerisine dışarıdan açılan kapıdan girilebilmesi. Buradan merdivenlerle şerefeye ulaşılırken, yapının bağımsız konumu Erzurum’a gelen ziyaretçilerin de ilgisini çekiyor.
![]()
Eski minare yıkıldı, temelleri üzerine yeniden yapıldı
Bugün görülen minare, aslında ilk minarenin kendisi değil. Eski minarenin 1920’li yıllarda yıkılmasının ardından, tarihi yapının temelleri korunarak 1956-1957 yıllarında aslına uygun şekilde yeniden inşa edildi.
Böylece yüzyıllar önce bölgede bulunan bir cami ve medreseye ait minarenin hatırası, Murat Paşa Camii’nin yanında yaşamaya devam etti. Caminin ana yapısından bağımsız şekilde yükselen minarenin sırrı da burada yatıyor.
![]()
“Minare camiden önce vardı”
Yaklaşık 12 yıldır Murat Paşa Camii’nde müezzin olarak görev yapan Fatih Şekerci, ziyaretçilerin minareyle ilgili en çok “Neden camiden ayrı?” sorusunu yönelttiğini belirtiyor.
Şekerci, minarenin Murat Paşa Camii için sonradan ayrı olarak yapılmadığını, bölgede daha önceden var olan Ahmediye Camii ve Ahmediye Medresesi’ne ait olduğunu ifade ediyor. Ahmediye Camii’nin II. Selim döneminde yıkılarak yerine Murat Paşa Camii’nin inşa edildiğini aktaran Şekerci, mevcut minare bulunduğu için yeni camiye ayrıca bir minare yapılmadığını söylüyor.
Şekerci, “Murat Paşa Camii yapıldıktan sonra minare var olduğu için tekrar Murat Paşa’ya bir minare yapılmıyor. O minare de Ahmediye Medresesi ve Ahmediye Camii’ne ait minare. Daha sonra yıkılıyor ve bu minare o minarenin temelleri üzerine yapılıyor” sözleriyle yapının hikâyesini anlatıyor.
![]()
Minareyle ilgili yüzyıllardır anlatılan Hızır Aleyhisselam rivayeti
Murat Paşa Camii’nin ayrı duran minaresiyle ilgili halk arasında anlatılan bir başka hikâye ise yüzyıllardır dilden dile aktarılıyor.
Rivayete göre Murat Paşa, yeni camiyi yaptırdığı sırada daha önce bölgede bulunan Ahmediye Camii’nin minaresini yıkmayacağına dair rüyasında söz verir. Ancak daha sonra verdiği sözü unutur. Rivayete göre bir gün karşısına Hızır Aleyhisselam çıkar ve kendisine verdiği sözü hatırlatır.
Bunun üzerine eski minarenin korunmasına karar verilir ve Murat Paşa Camii’ne ayrıca bir minare yaptırılmaz. Halk arasındaki inanışa göre Hızır Aleyhisselam’ın da her gün beş vakit namazdan birini Murat Paşa Camii’nde kıldığı anlatılır.
Erzurum’un sessiz tanığı: Bir minare, iki farklı dönem
Bugün Murat Paşa Camii’nin bahçesine girenleri karşılayan bağımsız minare, aslında tek başına bir mimari ayrıntıdan çok daha fazlasını anlatıyor. Bir yanda 16. yüzyılda inşa edilen Murat Paşa Camii, diğer yanda ondan önceki dönemin izlerini taşıyan bir minare bulunuyor.
Caminin yanında bulunan Ane Hatun Türbesi de bölgenin dikkat çeken ancak fazla bilinmeyen tarihi yapıları arasında yer alıyor. Ağaçlık alan içerisinde ve caminin çevresinde kalan türbe, Murat Paşa Camii çevresindeki tarihi dokunun önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor.
Erzurum’da yüzyıllardır ayakta duran Murat Paşa Camii ve bağımsız minaresi, şehrin farklı dönemlerini aynı avluda buluşturuyor. Bugün ziyaretçilerin “Neden minaresi camiden ayrı?” sorusuyla baktığı bu yapı, aslında geçmişten günümüze uzanan mimari bir devamlılığın dikkat çekici örneklerinden birini oluşturuyor.
Yorumlar (0)