Selçuklu’dan Osmanlı’ya devrolan kültürel mirasın en zarif halkası olan Mevlevilik, Osmanlı Devleti'nin yönetim anlayışı...
Sina Çölü Nasıl Geçildi ? Mısır'ın Fethindeki Güzellikler
Tarih: 2013-08-16 / Görüntülenme: 31975
Çölde keşifle görevlendirilen Vezir Hüsam Paşa yanına aldığı 7 çöl adamıyla birlikte bir müddet sonra geri döndü. Paşa, bu kızgın çöl deryasını geçmenin imkânsız olduğunu söyleyince Koca Yavuz’un şahdamarı kabarmaya başladı. Bunu ancak Hasan Can fark etti. Terden sırılsıklam olan alnını silmeyen Koca Cihangir Hasan Can’a doğru bakarken şu emri duyuldu:
-Azlettim Hüsam Paşayı!.. Heyecan son haddindeydi
Emir derhal yerine getirildi. Ordudaki heyecan son haddine varmıştı. Eğer Osmanlı Sultanı bir an tereddüt gösterseydi, Hüsam Paşa gibi düşünenlere engel olunamazdı.
Mücahid Serdar, atının üzengileri üzerinde doğruldu ve son defa hitab etti: -Ey Cennet yolcuları!.. Ey Can kardeşlerim!.. Bilirsiniz ki Müslümanlar, muharebe meydanında ve bütün ömürlerince yalnız ve yalnız Allah’tan korkarlar... Önüne çıkan hiçbir engel O’nu Allah yolunda cihaddan alıkoyamaz. Sizler Cenab-ı Hakk’ın emirlerine uydukça O’nun yardımıyla bu çölü geçmek de sizlere nasib olur İnşaallah...
Sonra Mübarek Osmanlı ordusu, düğüne gider gibi alevli Sina Çölüne daldı... Neredeyse çölün ortasına varmışlardı.
![]()
Padişah yaya yürüyordu!
Yavuz Sultan Selim Han hazretleri, birdenbire atından yere indi... Onu gören başta Veziriazam Sinan Paşa olmak üzere, Anadolu ve Rumeli Beylerbeyi de atlarından indiler. Rütbe rütbe bütün kumandanlar, sipahiler, süvariler de yaya yürümeye başladılar... Koca Osmanlı ordusu piyade bir ordu haline dönüvermişti. Üstelik Padişah, çok saygılı bir şekilde ve önüne bakarak yürüyordu... Bütün vezirler kumandanlar, askerler, merak içinde kalmışlardı. Her zamanki gibi Hasan Can’a müracaat ettiler. O da ne olduğunu anlayamamıştı. Fakat öğrenmek için gene ondan başkası cesaret edemezdi. Hünkar’a iyice yaklaştı ve:
-Hayırdır İnşaallah Sultanım! Bütün ordu “Devletlû Padişahımız acep niçin yaya yürürler?” diye merak ederler. Koca Sultan, sanki öbür dünyayı seyrediyorcasına fısıldadı: -İki cihan Sultanı Peygamber Efendimiz, önümüzde yaya yürürlerken, biz nasıl at üstünde olabiliriz Hasan Can!..
... Ve Mısır fethedildi
Bu cevap karşısında herkes gözyaşı dökerken, 100 yıldır yağmur yüzü görmeyen Sina Çölüne, bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu. Tıpkı 9 asır önce, Bedir Gazasında olduğu gibi. Kaygan kumlar pekişti, yürümek kolaylaştı. Gaziler ve mücahidler serinleyip, suya kandılar... Allahü teâlânın rahmeti ve Peygamber Efendimizin himmetiyle kanatlanan mübarek Osmanlı ordusu da, şeref dolu tarihine yeni bir zafer daha ekledi; Mısır fethedildi...
YORUM YAZ
Son Eklenen Yazılar
Tarih Kokan Ramazan Sofralarının "Çiçek" Geleneği: Kurutulmuş Bamya Tezgahta Osmanlı mutfağından günümüze miras kalan v...
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, Balkanlar’dan Anadolu’ya uzanan bir gastronomi mirası, dördüncü kuşak temsilcisi Cihan Bozacıl...
Çanakkale Cephesi, sadece göğüs göğüse çarpışmaların değil, savaş hukukunu ve insanlık onurunu zorlayan stratejilerin de...
Orta Çağ İslam Dünyası'nın en büyük cerrahı olarak kabul edilen Endülüslü tabib El-Zehravi (ö. 1013), tıp dünyasına bıra...
Burhaniye’nin Havada Duran Tarihi: 283 Yıllık Hanay Camii Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde, Taylı Caddesi üzerinde yürü...
