Kars’ın Sarıçam ormanları arasında, 129 yıldır doğaya ve ihmale karşı direnen bir mühendislik harikası can çekişiyor. Ha...
Bir İhtiyarın Oyuncağı Oldum
Tarih: 2015-05-28 / Görüntülenme: 16419
Meşhur Fransız Generali Napolyon Bonapart, İmparator olmadan önce [Başkomutanolarak] 1798 Temmuzunda İngiltere’nin Hindistan ile olan hayati bağına darbe vurmak üzere Mısır’a çıkarma yapar...
Mısır ve Filistin’ikolaylıkla zapt eder... Bu arada Osmanlı Devletinin Mısır’a sevk edilmek üzere, karadan Suriye’ye, denizden Rodos’a sefere hazırlanması üzerine, Suriye Seferine çıkar. Akka Kalesi önlerine gelir. Bu kalenin bir-iki gün içinde düşeceğini hayal eden kibirli ve hırslı general, Cezzar Ahmed Paşa’ya şu mektubu yazar:
"İşte kalenin duvarları önüne geldim. Bir ihtiyarın geri kalmış birkaç günlük ömrünü almak bana bir şey kazandırmaz. Seninle savaşmak istemiyorum. Benimle dost ol ve kaleyi teslim et!.."
Cezzar Ahmed Paşa, bu mektuba şu cevabı verir:
"Allah’a hamd olsun gücümüz yetiyor, elimiz silah tutuyor. Geri kalmış birkaç günlük ömrümüzü de cenklerde geçiririz!"
Napolyon, Paşa’nın bu cevabından sonra kaleyi muhasaraya alır. Ancak, Akka muhasarası tam 64 gün devam eder. Her gün biraz daha artan baskı hiçbir netice vermez, Fransızların her hücumu püskürtülür ve ağır kayıplar verdirilir. "Yenilmez" unvanı taşıyan General, şaşırıp kalmıştır...
Yüksek rütbeli bir subayını kaleye gönderir ve direnmenin netice vermeyeceğini, şehir teslim edilirse Paşa’nın ordusu ve ağırlıklarıyla beraber istediği yere gitmesine -güya- müsaade edeceğini bildirir. Ama Cezzar Ahmed Paşa’dan aldığı cevap manidardır:
"Devlet bizi bu kaleyi teslim etmek için vezir yapmadı. Ben Cezzar Ahmed Paşa, şehidlik mertebesine ulaşmadan bir karış toprak vermem!.."
Paşanın bu cevabı Napolyon’u çileden çıkarır. Yaptığı yeni planlarla topçular gece gündüz Akka Kalesi'ni döver. Ne var ki açılan gediklerden şehre girebilenler Osmanlı süngüsü ile yok edilirler.
Beklemediği bu hezimetle "Kader beni bir ihtiyarın oyuncağı yaptı" diye avaz avaz haykıran Napolyon, ordusunun yarısını kaybeder ve nihayet 21 Mayıs 1799’da çekilmeye karar verir ve ağırlıklarını kumlara gömüp, Kahire’ye geri döner. Orada da işleri umduğu gibi gitmeyen Napolyon iki gemiylegizlice Mısır’dan kaçarken, ordusunu orada bırakmış bir Başkomutan olarak hayatının en büyük dersini Osmanlıdan almıştır...
Tarih,Napolyon’un şu sözünü kaydeder: "Akka’da durdurulmasaydım, bütün Doğu’yu ele geçirecektim!"
BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
-
Osmanlı her yönüyle muhteşem
merve
28.05.2015 21:08
-
Osmanlı her yönüyle mükemmel
merve
29.05.2015 11:03
YORUM YAZ
Son Eklenen Yazılar
Tokat’ın Niksar ilçesinde asırlara meydan okuyan 881 yıllık Niksar Ulu Cami, tarihi kimliğini koruyarak modern bir konfo...
UNESCO Dünya Kültürel ve Doğal Miras Listesi'nde yer alan, eşsiz peribacaları ve yeraltı şehirleriyle bilinen Kapadokya...
Tarihin tozlu sayfaları genellikle çatışmalarla anılsa da, bazen en sert çarpışmaların yaşandığı topraklar, en köklü dos...
Kastamonu’nun Daday ilçesinde, tarihin derinliklerinden gelen bir ses yankılanıyor. Aktaştekke köyü Meyre Mahallesi’nde...
Modern Türkiye’nin Doğum Sancısı: Georg Rosen’in Kaleminden Türkiye Tarihi Timaş Tarih etiketiyle okurla buluşan "Türki...
