İslam dünyasında iki belde var ki şerif diye anılır. Biri Kudüs-ü şerif, diğeri Şam-ı şerif. Peki onları kıymetli yapan...
Refah'ı Kim Batırdı?
Tarih: 2018-02-04 / Görüntülenme: 4530
23 Haziran 1941’de 202 personel taşıyan Refah Şilebi kimliği belirlenemeyen bir denizaltı torpili ile batırıldı. II. Dünya Savaşı yıllarıydı ve Türkiye hiçbir devleti suçlayacak durumda değildi.
1941 yılının ilk ayları Türkiye için tan bir korku ve belirsizlikle doluydu. II. Dünya Savaşı bütün hızıyla sürüyordu ve Almanya’nın liderliğindeki Mihver Devletler bütün balkanları işgal etmişlerdi. Bulgaristan’da bulunan Alman ordularının bir kısmı Türkiye sınırına kaydırılmıştı. Ancak Almanlar, Türkiye’yi tehdit etmek bir yana, 18 Haziran 1941’de saldırmazlık antlaşması imzaladılar; dört gün sonra da Sovyetlere saldırıya geçtiler. Türkiye yanı başındaki savaşa seyirci kalabilecek miydi?
İngiltere ise başka hesaplar peşindeydi. Almanya’nın Sovyet Rusya’ya saldırması Türkiye’yi kendi safına çekmek için iyi bir fırsat olabilirdi. Çünkü Türkiye sadece askeri değil ticari ilişkiler bakımından da Almanya için değerli bir ülkeydi. Çelik üretiminde kullanılan krom madeninin büyük bölümünü Türkiye’den sağlamaktaydı. Türkiye’nin rolünü değiştirmek Almanya’ya büyük zarar verirdi. İngiltere Türkiye’yi kendi saflarına nasıl çekebilirdi?
Çok geçmeden bunun yolu bulundu. Türkiye 1930 yılında İngiltere’ye 4 denizaltı, 4 muhrip, 12 çıkarma gemisi ve 12 uçak filosu sipariş etmiş ancak bunların teslimatı henüz yapılmamıştı.
İngiltere bunların teslimini yaparak Türkiye ile ittifak kurduğu imajını oluşturabilirdi. Fırsatı kaçırmadan durumu Türkiye’ye bildirip gemileri teslim alacak personelin 25 Haziran gününe kadar Mısır’ın Port Said Limanı’na gönderilmesini istedi. Bunlar, buradan İngiliz gemisi ile İngiltere’ye ulaştırılacaklardı.
Türk-Alman Saldırmazlık Antlaşması’nın imzalandığı günlerde böyle bir teklifin gelmesi Türk hükümeti’ni başka bir kaygının içine sürükledi. İngiltere’nin ne yapmak istediği çok belliydi.
Peki bu alış verişe Almanya’nın tepkisi ne olacaktı?
Türkiye yapacağı her hamlenin yanlış anlaşılacağından emindi. Ama askeri ihtiyaçların doruğa çıktığı bir dönemde gemileri teslim almamazlık edemezdi. Gizlice personel hazırlığına girişildi. 82 deniz subay ve astsubayı, 68 deniz eri hazırlanarak Mersin Limanı’na gönderildi. Ayrıca İngiltere’de Pilotluk eğitimi almaları için 1 subay ve 20 hava harp okulu öğrencisi kafileye dahil edildi. Bunları askeri gemilerle Mısır’a göndermek güvenli değildi. Şimdi sıra sivil bir gemi bulmaya gelmişti.
Savunma ve Ulaştırma Bakanlıklarının gizlice yaptıkları girişimler sonucu Barzelay-Benjamin şirketinden Refah adlı bir yük şilebi kiralandı. Güya Mısır’dan bazı askeri malzemelerin nakliyatı yaptırılacaktı. Ancak bir tehlike vardı. Akdeniz’de kimliği belirsiz çok sayıda denizaltı dolaşıyordu. Sivil gemilere bile saldırılar yapılıyordu. Refah Vapuru’nun tarafsız ülke Türkiye’ye ait olduğunu göstermek amacıyla güvertesine havadan görülecek şekilde büyük bir Türk bayrağı resmedildi.
Refah şilebi, 23 Haziran 1941’de akşama doğru Mersin Limanı’ndan Mısır’a gitmek üzere ayrıldı. Gemide 28 sivil mürettebat ve 172 asker bulunuyordu. En ilginç yolcu ise Mersin’de kafileye katılan bir İngiliz subaydı. Bu subay geminin rotasını belirlemekle görevlendirilmişti.
O gece saat yirmi üç sularında Kıbrıs’a on mil mesafede gemi ağır bir patlama ile sarsıldı. Kimliği bilinmeyen bir denizaltı tarafından torpillenmiş, ortadan ikiye ayrılmış ve yavaş yavaş batmaya başlamıştı. Telsizler tahrip olduğundan yardım çağrısı yapılamıyordu. Gün ışıdığında felaket ortaya çıktı. Kendi imkanlarıyla sadece 50 kişi kurtulabilmiş, 25’i sivil mürettebat, 152 kişi şehit olmuştu.

Olay Türk basınına dört gün sonra yansıdı. Türk Hükümeti hemen bir soruşturma başlattıysa da hiçbir devleti suçlayamadı. Almanlar, İtalyanlar,İngilizlerve Fransızlar gemiyi batıranların kendileri olmadığını açıkladılar.
Ancak Fransızlar ve İtalyanların üzerindeki şüphe gölgesi hiçbir zaman kalkmadı. Hükümet ise soruşturmayı sessiz sedasız rafa kaldırdı.
Büyük Olayların Kısa Tarihi - Yeditepe Yayınları
.png)
BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
-
İlk kez duydum teşekkürler
Selamettin Tüker
04.02.2018 00:00
-
Dedemiz Mehmet Albayrak bu gemide şehid oldu ta ki 1970 li yıllarda şehid maaşı bağlandı. Trabzon of doğumlu Dereyurt idonoz köyünden. Kazım Karabekir paşa bu işi çok takip etti İsmet İnönü bir şekilde engelledi takibatı ordu içinde Karabekir paşa ya yakın olan kurmay subaylar bu gemiye bindirilmiş. Allah rahmet eylesin.
Yasin kuş
01.01.2026 07:12
YORUM YAZ
Son Eklenen Yazılar
Bilal-i Habeşi Hazretleri (radiyallahü anh), Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) vefatından sonra, ayrıl...
Osmanlı hat sanatının zirve ismi, sülüs ve nesih hatlarının "yegane üslup sahibi" kabul edilen Mehmed Şevki Efendi’nin 1...
Cihan devletinin askeri dehası, sadece fetihler ve zaferlerle değil; bu zaferleri kazanan bileklerin ayrılmaz bir parças...
Bilgelik Evi: Beytülhikme Çekirdeğini Abbasi halifesi Mansur döneminde Bağdat'taki sarayda bulunan kütüphaneden alan Be...
Osmanlı başkentine Polonya'nın taksimi haberi ulaşmıştı, ama devlet, başkente henüz gelen yeni Polonya elçisini, Frantis...
